OMÜ ve TUA ortak AR-GE çalışması yapacak - Karabük Haber Postası
omu ve tua ortak ar ge calismasi yapacak EZad77kL jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
09 Ağustos, 2024 12:22 tarihinde yayınlandı
0
0

OMÜ ve TUA ortak AR-GE çalışması yapacak

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) ile Türkiye Uzay Ajansı (TUA) arasında ülke ve bölgesel kalkınmaya destek sağlayacak iş birliği anlaşması imzalandı. İmzalanan protokol ile OMÜ’nün sahip olduğu bilgi birikiminin TUA’ya yeni teknoloji ve süreç geliştirme aşamalarında katkı sağlayarak kalite ve verimlilik artırıcı sonuçların alınması ve ortak AR-GE çalışmalarının gerçekleştirilmesi hedefleniyor.

İmzalanan anlaşma ile Milli Uzay Programı çerçevesinde tarafların sahip olduğu altyapı ve uzmanlık bilgisi kullanılarak havacılık ve uzay teknolojileri konularında iş birliği amaçlanıyor. TUA’da gerçekleşen törende protokol metnine OMÜ Rektörü Prof. Dr. Yavuz Ünal ile Türkiye Uzay Ajansı Başkanı Yusuf Kıraç imza attı.

OMÜ ile TUA arasındaki diyalog ve güven ortamını oluşturacak iş birliğiyle OMÜ’nün sahip olduğu bilgi birikiminin TUA’ya yeni teknoloji ve süreç geliştirme aşamalarında katkı sağlayarak kalite ve verimlilik artırıcı sonuçların alınması ve ortak AR-GE çalışmalarının gerçekleştirilmesi hedefleniyor. Taraflar, AR-GE çalışmaları kapsamında OMÜ ve TUA tarafından yeni bir ürün üretilmesi, mevcut bir ürünün geliştirilmesi, iyileştirilmesi, ürün kalitesi veya standardının yükseltilmesi veya maliyet düşürücü nitelikte yeni tekniklerin, yeni üretim teknolojilerinin geliştirilmesi konularında ortak çalışmalar yapacak.

Anlaşma ile OMÜ ve TUA, AR-GE kültürünün yaygınlaştırılmasına katkı sağlayacak organizasyonlar ve etkinlikler düzenlenmesi konusunda iş birliği yapacaklar. Ayrıca OMÜ ve TUA, Türkiye’nin AR-GE gücünün artırılması amacıyla verilen ulusal ve uluslararası desteklerden faydalanılması ve üniversite-sanayi iş birliği içeren AR-GE çalışmaları için iş birliği içerisinde olacaklar.

Rektör Ünal: “OMÜ ve TUA arasındaki bu iş birliği bir başlangıç olacak”

İmza töreninde konuşan OMÜ Rektörü Prof. Dr. Yavuz Ünal, “OMÜ ve TUA arasındaki bu iş birliği bir başlangıç olacak. Bundan sonra hem ülkemizin hem de insanlığın yararına çok daha nitelikli çalışmalara zemin oluşturacak. Bu anlamda iş birliğini ve projeyi üniversite olarak gerçekten çok önemsiyoruz. Hem vizyon katması hem de mevcut insan kaynağının nitelikli çalışmalara yönlendirilmesi açısından iş birlikleri son derece önemli. TUA ise Türkiye’nin göz bebeği. Gelecekte kendisinden çok daha sık bahsedeceğimiz çalışmaları olacak. Emeği geçen bütün arkadaşlarıma teşekkür ediyorum” dedi.

TUA Başkanı Kıraç: “Birçok yerel ve uluslararası projelere başlangıç olacak”

Türkiye Uzay Ajansı Başkanı Yusuf Kıraç ise, “Ondokuz Mayıs Üniversitesi ve Türkiye Uzay Ajansı arasındaki bu protokol anlaşması, önümüzdeki birçok yerel ve uluslararası projelere başlangıç olacak. Bundan dolayı üniversitemize ve Rektörü Prof. Dr. Yavuz Ünal’a teşekkür ederim” diye konuştu.

Protokol töreni, hatıra fotoğrafı çekilmesiyle sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay