Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
08 Mart, 2022 07:05 tarihinde yayınlandı
0

ÖMRÜNÜ KIZINA ADAYAN BİR MELEK

Günnur Şahin, yıllardır 28 yaşındaki Serebral Palsi Hastası kızına bebekler gibi bakıyor. Bir kadın ve bir anne olarak kızına kendini adayan Günnur Şahin, “O benim nefesim, nefes alma sebebim” derken, tek isteği ise insanların empati yaparak çevresindekilere yaklaşması, Kızının değil meraklı bakışların ve soruların kendisini çok üzdüğünü kaydeden Şahin, “Beni kızım değil çevremdeki insanların meraklı bakışları bitmeyen meraklı soruları üzüyor. Lütfen empati yapsınlar. Kızım bana Allah’ın verdiği en büyük lütuf” dedi

(HABER NİMET ÖZGÜN) Bugün Dünya Kadınlar Günü. Bu özel günde özel bir kadın ve anneyi manşetlerimize taşırken, bizde çok duygulandık bir o kadarda bu yüreği güzel anneden, kadından çok şey öğrendik.

Günnur Şahin 48 yaşında ve 28 yıldır tamamen yatağa bağımlı olan kızı Münevver Gizem Şahin’e büyük özveri ile aşkla bakıyor. Kızım benim nefesin diyen Şahin “Kızım benim nefesim, nefes alma sebebim. Ona bakmaktan asla yorulmuyorum. Asla üzülmüyorum. O olmazsa ben nefes alamam. O bana Allah’ın en büyük lütfu. Cennet kokum kızım benim.” dedi

Doğuştan Serebral Palsi Hastası olan kızından başka iki tane daha ikiz çocukları bulunan Günnur Şahin, ” Kızım doğuştan Serebral Palsi Hastası. Doktorların dediği doğmadan beyinde hücre ölümü olmuş. Kızıma bebekler gibi bakıyorum. Allaha hep dua ettim, kızım bana anne diyebilsin, onu duyayım diye. 11 yaşında kızım anne dedi. O anı size anlatamam. Dünyanın en büyük hediyesiydi kızımın bana anne demesi. Şimdi kan sorunumuz var. Demir depoları sık sık boşaldığı için doktorun öngördüğü zamanlarda seruma ilaç katılarak takviye yapılıyor. Evde sağlık hizmeti alıyoruz. Ama kan takviyesi olacağı zaman hastaneye gidip geliyoruz. Sağ olsunlar ambulans getirip götürürken, ambulans görevlileri bize çok yardımcı oluyorlar. Eşim serbest çalışıyor. Kızımdan başka sağlıklı ikizlerim oldu. Onlar 16 yaşındalar Lise 2’ye gidiyorlar. Çocuklarımda ablalarını çok  seviyorlar ve çok ilgileniyorlar. Sürekli kızımla vakit geçiriyorum. Az bir ihtiyaçlar için dışarı çıksam bedenim dışarıda ama ruhum evde kalıyor. Zaten sadece ihtiyaçlarımızı almak için dışarı çıkıyorum, oda diğer çocuklarım okuldan geldikten sonra. Kızımın gözünün içine bakıyorum. Onun gözleri ile çok şey anlattığını görüyorum. Bazen çok çaresiz kalıyorum. Acaba bir yeri mi ağrıyor, bir sıkıntısı mı var diye. Kızım o kadar hassas ki, o kırılır diye çok korkuyorum. O kırılırsa ben kırılırım” dedi

MERAKLI BAKIŞLAR VE SORULAR BİZİ ÜZÜYOR

Kızını zaman zaman hastaneye götürmek zorunda kaldığını ifade eden Anne Şahin, “Hastanede bile bizi görüp oturan kişiler hemen ayağa kalkıp bize yaklaşıp bitmez tükenmez sorular soruyorlar. Niye böyle oldu, düştü kaza mı? diye. Bunlar bizi üzüyor, yoruyor lütfen empati yapsınlar. Kızımı yazın parka götürüyorum, evimizin bahçesinde hamağa yatırıyorum. Parka gittiğimiz zamanlar hep meraklı bakışlar sorulara mağruz kalıyorum. Her şey Allah’tan.” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
bakan gurlek aciklamisti 20 yillik faili mechul olayi zanlilari adliyede EGUsR1dC
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
05 Haziran, 2026 08:07 tarihinde yayınlandı
0 0

Bakan Gürlek açıklamıştı: 20 yıllık faili meçhul olayı zanlıları adliyede

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, 2006 yılından bu yana faili meçhul kalan bir kadın cesedinin kimliğinin tespit edildiğini ve olayla ilgili 3 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini açıklamasının ardından, Samsun’un Bafra ilçesinde 20 yıllık cinayet dosyası kapsamında gözaltına alınan şüpheliler adliyeye sevk edildi.

Samsun’un Bafra ilçesinde 14 Mart 2006 tarihinde Ozan Çayı’nda bulunan ve uzun yıllar kimliği tespit edilemeyen kadın cesedine ilişkin faili meçhul cinayet dosyasında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Bafra Cumhuriyet Başsavcılığı, 4 Mayıs 2026 tarihinde Samsun İl Jandarma Komutanlığı’na gönderdiği yazıda, JASAT personelinden özel bir ekip kurulmasını istedi. Yazıda, Ozan Çayı’nda bulunan cesedin 25 yaşlarında bir kadına ait olduğunun değerlendirildiği, ölümün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı meydana geldiği ve dosyada bugüne kadar herhangi bir gelişme kaydedilemediği belirtildi.

Yalova’da 2004 yılından bu yana kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı

Soruşturmanın yeniden derinleştirilmesiyle birlikte JASAT ekipleri, 2005-2006 yılları arasında kayıp ihbarı verilen kadınlara ilişkin daraltılmış çalışma yaptı. Yapılan analizlerde, cesedin Yalova’da 2004 yılında kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği değerlendirildi.

Bu kapsamda Gülcan Yazıcı’nın kızı Sultan Orta’dan DNA örneği alındı. Bafra Sulh Ceza Hakimliği’nin kararıyla buluntu cesetten elde edilen DNA profili ile kızından alınan biyolojik örnekler karşılaştırıldı. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda, kimliği meçhul cesedin DNA profili ile SO kodlu kişinin DNA profili karşılaştırıldı. Raporda, kimliği meçhul şahsın yüzde 99,99 ihtimalle SO kodlu kişinin biyolojik annesi olabileceği tespit edildi. Böylece 2006 yılında Ozan Çayı’nda bulunan kadın cesedinin, kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği yönündeki değerlendirme DNA raporuyla güçlendi.

17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya gelmiş

Dosyada yer alan araştırma ve analiz tutanağına göre, Gülcan Yazıcı’nın 17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya geldiği, çocukları Sultan ve Selim’i ziyaret ettiği, bir süre sonra köyden ayrıldığı, kızına bir telefon numarası verdiği ve daha sonra kendisinden bir daha haber alınamadığı belirtildi.

JASAT ekiplerinin yaptığı çalışmada, Ozan Mahallesi ile Boğazkaya ve Darboğaz Mahallelerinin birbirine yakın olduğu, Gülcan Yazıcı’nın son görüldüğü yer ile cesedin bulunduğu bölge arasında bağlantı kurulduğu ifade edildi.

Soruşturma kapsamında, dosyada adı geçen N.Y., B.A. ve O.O. isimli şahısların “olası şüpheli” olarak değerlendirildiği, bu kişilerin ikametlerinde arama yapılması ve eş zamanlı olarak gözaltına alınmaları için işlem başlatıldığı öğrenildi.

Zanlılar Bafra Adliyesi’nde

Savcılığın talimatı doğrultusunda, şüphelilerin adreslerinde 2 Haziran günü saat 07.00 ile 12.00 arasında yapılan aramalar sonucunda 3 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan şahıslar, geniş güvenlik önlemleri altında Bafra Adliyesi’ne sevk edildi.

Yaklaşık 20 yıldır faili meçhul olarak kalan cinayet dosyasında, DNA raporları ve JASAT ekiplerinin yürüttüğü çalışmalarla önemli delillere ulaşıldığı belirtilirken, soruşturmanın çok yönlü olarak sürdürüldüğü öğrenildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin