Reklam
Reklam

Okullarda Yeni Dönem: Kıyafet Yönetmeliği Değişti

6752b6e0a74f5
Ramazan Öztürk Avatarı
Ramazan Öztürk tarafından
06 Aralık, 2024 11:33 tarihinde yayınlandı
0

Milli Eğitim Bakanlığı, öğrencilerin kılık ve kıyafetlerine ilişkin önemli değişiklikler içeren yeni yönetmeliği Resmi Gazete’de yayımladı. İlkokul, ortaokul ve liselerdeki kıyafet uygulamalarını yeniden düzenleyen bu değişiklik, okullarda sade ve ekonomik bir kıyafet anlayışını esas alıyor.

KIYAFETLER OKUL MÜDÜRLÜKLERİNCE BELİRLENECEK
Yeni düzenlemeye göre, okul kıyafetleri artık okul-aile birliği yönetim kurulunun ve öğretmenler kurulunun görüşleri alınarak okul müdürlükleri tarafından belirlenecek. Kıyafet tasarımlarında özel işaret, baskı ve desen gibi detaylar bulunmayacak. Belirlenen kıyafet görselleri okulun internet sitesinde yayımlanacak ve dört eğitim-öğretim yılı geçmeden değiştirilemeyecek. Ara sınıflardaki öğrenciler ise kıyafet değişikliklerinden etkilenmeyecek, mevcut kıyafetlerini kullanmaya devam edecek.

EKONOMİK VE SADE KIYAFET ESAS ALINACAK
1739 sayılı kanunun genel ve özel amaçları ile temel ilkelerine uygun olarak belirlenen kıyafetler; sade, ekonomik, kullanışlı ve kolay temin edilebilir olacak. Özel gün, hafta ve kutlamalarda velilere mali yük getirecek özel kıyafet zorunluluğu getirilmeyecek.

ÖZEL DURUMLAR VE SAĞLIK ÖZRÜ İÇİN ESNEKLİK
Sağlık özrü bulunan öğrenciler, durumlarını belgelendirmeleri şartıyla ihtiyaçlarına uygun kıyafet giyebilecek. Okul öncesi eğitim kurumları ve özel eğitim okulları öğrencileri ise yaş gruplarına uygun, temiz ve düzenli kıyafetlerle eğitim görecek. Ayrıca, laboratuvar, atölye veya işyerlerinde yapılan etkinliklerde öğrenciler, yapılan işin özelliklerine uygun kıyafetler giyebilecek.

VELİLERE EKONOMİK YÜK GETİRİLMEYECEK
Okul-aile birlikleri, kıyafet satışında serbest rekabet şartlarını ihlal eden yönlendirmeler yapamayacak. Bu düzenleme, ailelere maddi yük getirmeyecek bir kıyafet uygulaması hedefliyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
gwa
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
16 Haziran, 2026 11:33 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

KALDIRIN ARADAKİ ASALAKLARI, ÜRETİCİ DE KAZANSIN, TÜKETİCİ DE.

Geçtiğimiz ay, Ticaret Bakanlığı tarafından zincir marketlere yönelik gerçekleştirilen denetimlerde, sebze ürünlerinde tarladan rafa uzanan tedarik zincirindeki fahiş fiyat artışları ve fahiş kâr oranları belgelenmişti.
Basında, çarşaf çarşaf haber oldu. Devletimiz milletin kanını emen fırsatçılara göz açtırmıyor diye sevinmiştik.

Denetimlerde, Çeri domates ve kırmızı kapya biber gibi ürünlerdeki astronomik fiyat artışları, Hal Kayıt Sistemi üzerinden yapılan incelemelerle ortaya çıkarılmıştı.
Antalya’da toptancıda kilogramı 50 TL olan çeri domatesin, İstanbul’daki bir zincir markette 225 TL ile 250 TL arasında değişen fiyatlarla satışa sunulduğunu basına yansıyan haberlerden öğrenmiştik. Adana’nın Karataş ilçesinde üreticiden veya komisyoncudan kilosu 7 TL’ye alınan kırmızı kapya biberin, aracıların ardından Diyarbakır’daki bir zincir markette tüketiciye 199,99 TL’ye satıldığı tespit edilmişti. Haksız fiyat artışı yaptığı tespit edilen firmaların dosyaları yaptırım uygulanmak üzere kurula iletilmiş, meyve ve sebze fiyatlarında olağanüstü artışlar yaptığı saptanan yüzlerce işletmeye milyonlarca lira idari para cezası kesilmişti.

Değişen ne oldu? Fiyatlar makul seviyelere indi mi? Hayır

Sebze ve meyve zincirindeki aracı tüccarların, ürünün tarladan sofraya gelirken fiyatının katlanmasına, fahiş fiyat artışlarına ve stokçuluğa yol açtıklarını bilmeyen var mı? Ürünlerin üreticiden tüketiciye geçene kadar birçok farklı aracı el değiştirmesi, her aşamada kâr payı eklenerek nihai satış fiyatının yapay şekilde yükselmesine neden oluyor. Bazı aracıların kayıt dışı alım-satım yapması, sahte fatura düzenlemesi veya gerçeğe aykırı beyanlarla piyasadaki fiyat dengesini manipüle etmesi vurgunlara yol açıyor. Ticaret Bakanlığı gibi kurumlar ve Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu, keyfi fiyat artışlarına karşı denetimler yaparak milyonlarca liralık cezalar uygulamakta. Buna rağmen millet fahiş fiyatlardan şikayetçi. Çünkü değişen hiç bir şey yok.

Bu tür haksız uygulamaların önüne geçmek için doğrudan üreticileri tüketiciyle buluşturan e-ticaret modelleri, Tarım Kredi kooperatifleri veya doğrudan üretici pazarları gibi destekleyici sistemleri hayata geçirmek zorundayız.

Denetleyip ceza, kesmek sorunu çözmüyor.
Tedarik Zincirinin Kısaltılması gerekiyor. Aracı sayısını azaltmak için üretici kooperatifleri doğrudan desteklenmeli, üreticinin ürettiği ürünü tüketiciye aracısız ulaştırabileceği dijital ve yerel lojistik ağlar (hal yasası düzenlemeleri ile) kurulmalıdır.

İşin eziyetini çeken üretici, kaymağını yiyen başkaları.
Yeter artık, üreticiyi en kısa yoldan buluşturun tüketiciyle.
Üreten de kazansın, tüketen de.

İlyas Erbay