Öğrenmenin yaşı yok: 71 yaşında lise diploması aldı, göbek attı - Karabük Haber Postası
ogrenmenin yasi yok 71 yasinda lise diplomasi aldi gobek atti gVr4qMkE jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
12 Haziran, 2024 00:15 tarihinde yayınlandı
0
0

Öğrenmenin yaşı yok: 71 yaşında lise diploması aldı, göbek attı

Samsun İlkadım Mesleki Eğitim Merkezi tarafından düzenlenen lise mezuniyet töreninde 71 yaşındaki Muhammet Atalar lise diploması aldı. Mezuniyet töreninde çalınan şarkılarla göbek atan Atalar, 55 yıllık hayalini gerçekleştirdiğini söyledi.

Samsun Mesleki ve Eğitim Merkezi 2023-2024 eğitim ve öğretim dönemi düzenlenen lise mezuniyet töreni ile son bulurken 4 yıllık eğitimini ve 6 aylık hızlandırılmış eğitimi tamamlayan 200’ün üstünde usta öğretici ve vatandaş lise mezunu oldu. Mezun olanların arasında ev hanımları, çeşitli meslek kollarında çalışan vatandaşlar, emekliler lise diploması aldı.

“55 yıllık hayalim gerçek oldu”

Meslek Eğitim Merkezine giderek liseden mezun olan 71 yaşındaki Muhammet Atalar, “Liseden mezun olmak benim 55 yıllık bir hayalimdi. Çok memnunum. Öyle bir eğitim kadrosunu yakaladık ki, çok mutlu oldum. Hayalim gerçekleşti. Benim başka bir hedefim yok. Lise mezunu olmak içimde ukde kalmıştı. Öğretmenlerimin sayesinde onu da oldum. Gençlerin ufku açık olsun. Benim üniversite hayalim yok ama onların olsun. Daha ileri gitmemiz lazım. Okumamız lazım. Mühendis doktor yetiştirmemiz lazım. Benim şuan 55 yıllık hayalim gerçek oldu” dedi.

Bu süreçte eşinin yanına olan Suzan Atalar ise “Çok gurur duyuyorum. Bugün de beyimin yanına destek olmak için geldim. Ben de onunla birlikte stres attım” diye konuştu.

55 yaşında lise mezunu olan Nuriye Apaydın, “Çok mutluyum. Lise okumayı tavsiye ediyorum. Okumanın yaşı yoktur diyorum” şeklinde konuştu.

48 yaşında ev hanımı olan ve liseyi bitiren Feriha Yelkovancı, “Çok güzel bir duygu. Hayallerimiz gerçekleşti. Dersler hiç zor değildi. Gençler boş durmasınlar. Okusunlar” dedi.

Mesleki Eğitim Merkezi Müdür Mustafa Şahin, “Biz 2 farklı mezun veriyoruz. Birincisi bizim okulda okuyup 4 yıl boyunca kalfalığını ustalığına tamamlayan yaklaşık 174 arkadaşımızı mezun veriyoruz. Bunun yanında bizim kurumumuzdan ustalık mezuniyetini almış fakat lise mezunu olmamış yaşı ne olursa olsun büyüklerimiz var. Onları da mezun ediyoruz. 72 kişiyi de o şekilde mezun ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Mezuniyet töreninde öğretmenlerden oluşan koro da müzik ziyafeti yaşattı. Tören, İlkadım İlçe Milli Eğitim Müdürü Özer Ersoy, İlkadım İlçe Sağlık Müdürü Dr. Mustafa Kasapoğlu, şube müdürleri kurum amirleri ve oda başkanlarının öğrencilere diplomalarını vermesiyle son buldu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay