Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
26 Eylül, 2024 16:52 tarihinde yayınlandı
0

Oğlu ile birlikte polislere silah çekip tehditler savuran şahıs 1,68 promil alkollüymüş

Kastamonu’nun Cide ilçesinde silah çekip polis ekibine mukavemet gösteren şahısların baba ve oğul olduğu ortaya çıktı. Oğlu ile birlikte tutuklanan şahsın olay esnasında 1,68 promil alkollü olduğu öğrenildi.

Edinilen bilgiye göre, Cide İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, bir sürücünün bölgede drift atarak trafiği tehlikeye düşürdüğü ihbarını aldı. İhbar üzerine liman bölgesine giden ekipler ile drift atan otomobilin sürücüsü T.D. arasında tartılma çıktı. Tartışma sırasında olay yerine gelen T.D.’nin oğlu M.E.D. polis ekiplerine silah çekti. Çıkan arbede sırasında T.D. ise polis ekiplerini, ‘seni yazdım’ diyerek tehdit etti. Ekipler tarafından etkisiz hale getirilen T.D. ve M.E.D. gözaltına alındı. Yaşanan arbede sırasında polis memurları M.H.M., G.M.D. ve S.G. vücutlarının çeşitli bölgelerinden aldıkları darbelerle hafif şekilde yaralandı. Gözaltına alınan 2 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Şahıslar, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Şahısların serbest bırakılmasının ardından Cide Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından karara itiraz edildi. İtirazın ardından şahıslar hakkında yeniden gözaltı kararı verildi. Polis ekiplerince T.D. ve M.E.D., yeniden gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından, gece saatlerinde Cide Adliyesi’ne sevk edilen 2 şahıs tutuklandı.

Öte yandan, yaşanan olay sırasında otomobil sürücüsü T.D.’nin yapılan alkol testinde, 1,68 promil alkollü olduğu ortaya çıktı. Drift atarak trafiği tehlikeye düşürdüğü belirlenen T.D.’ye 43 bin 320 TL para cezası uygulandı. Şahsın sürücüsü belgesi 2 yıl 2 ay geri alınırken aracı ise 2 ay trafikten men edildi. Şahıs hakkında trafiğin güvenliğini tehlikeye düşürmekten de adli işlem başlatıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin