Nemrut dağına hayran kaldılar - Karabük Haber Postası
Reklam Alanı — Gövde Üst Bu alana reklam ver
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
01 Ağustos, 2023 11:23 tarihinde yayınlandı
0
0

Nemrut dağına hayran kaldılar

Arslantepe’de uygulanan bir proje çerçevesinde Malatya’da bulunan yerli ve yabancı ekibin üyeleri Nemrut Dağını gezdi. İlk defa Nemrut Dağını gören misafirler, arkeolojik alanı gezdikten sonra güneşin batışını izlerken büyülendiler.
Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Mimarlık Fakültesi öğretim üyesi Doçent Doktor Aysun Tuna koordinasyonunda mimarlık bölümü öğrencileri Atakan Uzun, Neslihan Gül, Murat Can Yar, Mervegül Demir ile yüksek peyzaj mimarı Kürşat Şahin ve İtalyan arkeolog Ilda Faiella, çalışma yaptıkları Arslantepe’den hareket ederek, Pütürge-Tepehan üzerinden Nemrut Dağına ulaştı.
Ülkesel turist rehberi ve turizm uzmanı Bülent Korkmaz eşliğinde Nemrut Dağının tarihi, doğu ve batı teraslarında bulunan heykeller, kitabeler, alanın dünya arkeolojisindeki yeri, kazıların tarihçesi hakkında bilgilendirilen ekip üyeleri, ilk kez gördükleri alanı bir daha ziyaret etmek istediklerini söylediler.
Doç. Dr. Aysun Tuna, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi ekibi olarak Arslantepe kazı heyeti bünyesinde Orduzu’da “deprem sonrası kültürel peyzaj değişimlerini yerel halkla yapılan görüşmeler çerçevesinde tespit etmeyi ve halktan gelen talepleri ve sorunları dikkate alan Arslantepe Höyüğü yakın çevresinde kentsel tasarım projesi üretmeyi hedefleyen bir çalışmamız var. Tatil günümüzde çalışma arkadaşlarımla birlikte Nemrut’u ziyaret etmek istedik. Ne kadar şanslıyız ki UNESCO Dünya Miras Listesinde bulunan Arslantepe’den hareket edip, yaklaşık 2 saatlik yolculuktan sonra başka bir dünya mirası eserimize ulaşabiliyoruz, seyahatimiz bize bunu da fark ettirdi. Nemrut Dağı olağanüstü bir yer, hayran kaldık. Gezide bize rehberlik eden Bülent Korkmaz’a, seyahatimize destek sağlayan İl Kültür ve Turizm Müdürü Sayın Ali Cengiz ile Nemrut Dağı Milli Parkının Malatya tarafındaki karşılama merkezinde görev yapan çalışanlara misafirperverliklerinden dolayı teşekkür ederiz” diye konuştu.
Heyetle birlikte Nemrut Dağını gezen yazar Tuğba Tülin Durdu ise “Malatyalıyım, seyahat etmeyi çok seven biriyim ama Nemrut Dağına gelmek hiç nasip olmamıştı. Mest oldum diyebilirim. Deniz seviyesinden 2 bin 150 metre yükseklikte, kuş-uçmaz kervan geçmez bir noktada, yörenin en yüksek dağına, Kommagene Kralı 1. Antiochos’un yaptırmış olduğu devasa heykeller tek kelimeyle büyüleyici. Dünyada eşi benzeri olmayan Nemrut Dağının inanılmaz öyküler barındırıyor. Güneşin batışıyla seyahatimiz taçlandı, çok mutlu olduk. İlk fırsatta Nemrut’a tekrar gelmek istiyorum” dedi.
Roma Sapienza Üniversitesi Sanat Tarihi ve Sahne Sanatları öğretim üyesi, arkeolojide görece yeni toplum arkeolojisi (community archaeology) alanında çalışmalar yapan Ilda Faiella da Nemrut Dağını görmekten mutluluk duyduğunu söyledi. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
ggg
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
28 Nisan, 2026 09:59 tarihinde yayınlandı
0
0

ŞAMAR OĞLANI YUNANİSTAN’IN HAMİLİĞİNE SOYUNMUŞ !

Başlığı görünce kimden söz ettıliğimi anlamış olmalısınız. Hani şu karısından tokat yiyip dünyaya rezil olan sözde lider Emanuel Macron’dan söz ediyorum. Karısı Birigitte, Macron’un lisedeki edebiyat öğretmeni. Macron’dan tam 24 yaş büyük.
Yunanistan’ın hamiliğine soyunan bu artist kendisi bir hamiye ihtiyaç duymuş olmalı ki, anası yaşında bir kadınla evlenmiş. Neyse, özel hayatıdır bizi ilgilendirmez! Bizi ilgilendiren yanı Güney Kıbrıs ve Yunanistan’daki faaliyetleri.

“WE WILL BE HERE”

Emmanuel Macron, Atina’da Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ile katıldığı açık oturumda, “Türkiye tehdit ederse ne yaparsınız?” sorusuna dikkat çeken bir yanıt vermiş. Türkiye’nin adını doğrudan anmayan Macron, Fransa-Yunanistan ittifakına vurgu yaparak, “Egemenliğiniz risk altındaysa yapmanız gerekeni yaparsınız, biz burada olacağız” demiş. Konuşmasının videosunu izledim. İngilizce “We Will be here” ( “Biz burada olacağız”) diyor.

Şamar oğlanının bu sözleri Yunanistan basınında geniş yankı uyandırdı. Macron’un açıklamaları, Yunan gazetelerinde manşetlere taşınırken, Fransa-Yunanistan savunma iş birliği yeniden gündemin merkezine oturdu.
Kendisine yeni bir hami bulan Yunanistan’daki sevinç Putin’in açıklamalarıyla kısa sürdü.
Rusya, “Fransız nükleer bombardıman uçaklarına ev sahipliği yapan tüm Avrupa ülkeleri açık hedefimizdir” diyerek Yunanistan’ı doğrudan tehdit etti.
Eee, “çakalların sevinci arslan kükreyen kadardır” demişler.
Rusya’dan önce bizim kükrememiz gerekiyordu. Putin erken davrandı.

Macron’un “Türkiye, Yunanistan’ı tehdit ederse yanında olacağız” mesajını, diplomatik ve askeri temellere dayanması nedeniyle oldukça gerçekçi bir strateji olarak görmeliyiz. Bu mesajın arkasındaki somut unsurlar şunlardır:
1. Savunma İşbirliği Anlaşması

İki ülke arasında 2021 yılında imzalanan Savunma ve Güvenlik için Stratejik Ortaklık Anlaşması, Macron’un sözlerinin en güçlü hukuki dayanağıdır. Bu anlaşma, taraflardan birinin saldırıya uğraması durumunda diğerinin askeri yardım sağlamasını öngören bir “karşılıklı savunma” maddesi içerir.

2. Silah Satışları ve Modernizasyon

Fransa’nın Yunanistan’a yönelik desteği sadece sözde kalmamış, büyük çaplı askeri sevkiyatlarla perçinlenmiştir:
Rafale Savaş Uçakları: Yunanistan hava kuvvetlerini modernize etmek için Fransa’dan çok sayıda uçak satın almıştır.
Belharra Fırkateynleri: Ege ve Doğu Akdeniz’deki deniz gücünü artırmak amacıyla Fransız yapımı gelişmiş fırkateynler tedarik ettiler.

3. Doğu Akdeniz Stratejisi

Fransa, kendisini Avrupa Birliği’nin ana askeri gücü olarak konumlandırmakta ve Doğu Akdeniz’deki enerji kaynakları ile deniz yetki alanları konusunda Yunanistan-Güney Kıbrıs eksenini destekleyerek bölgede Türkiye’nin etkisini sınırlamaya çalışmaktadır. Macron’un son Atina ziyareti, AB’nin “stratejik özerkliğini” vurgulama ve Fransa’nın bölgedeki garantör rolünü pekiştirme amacı taşımaktadır.

4. Diplomatik Riskler ve Eleştiriler

Bu mesajlar Yunan kamuoyunda büyük bir güven oluştururken, Türkiye tarafından “tansiyonu yükselten bir tutum” olarak eleştirilmektedir. Macron’un bu çıkışlarının nedeni;
☆ İç Politika ve AB Liderliği: Fransa’nın AB içindeki liderlik iddiasını güçlendirme çabası.
☆ Afrika’daki Kayıplar: Fransa’nın Afrika’daki etkisinin azalması üzerine Doğu Akdeniz’de daha görünür olma çabası içinde olduğunu görüyoruz.

Yunanistan ve Fransa arasındaki hukuki anlaşmalar, askeri satışlar ve jeopolitik çıkarlar bir araya geldiğinde, Macron’un bu mesajını basit bir “gaz verme” hamlesinden ziyade, Fransa’nın bölgesel stratejisinin bir parçası olarak, ciddi ve gerçekçi kabul etmeli ve buna göre gardımızı almalıyız.

04bf34c0 722e 468a 8fe4 67d117c8c369

İlyas Erbay