Yozgat’ta kendi imkanlarıyla süsleme sanatını öğrenen köy muhtarı Rıza Taşkın, doğadan topladığı taş, odun ve su kabağını resim ve çeşitli figürlerle süsleyerek sanat eserine dönüştürüyor.
Yozgat’ın Çekerek ilçesine bağlı Kamışçık köyünde yaşayan muhtar Rıza Taşkın, muhtarlık işlerinden arta kalan zamanının bir kısmını evine kurduğu atölyesinde taş, odun ve su kabağı işleyerek geçiriyor. Doğan topladığı malzemeleri işleyerek üzerine yakma ve oyma sanatıyla resim ve çeşitli figürler çizen Taşkın, gece lambası, abajur, vazo, kolye, tamga gibi dekoratif objeler haline getiriyor. Taşkın sabırla hazırladığı eserleri, ilgililerin beğenisine sunuyor.
Muhtarlıktan arta kalan zamanlarında kendini geliştirmek için oyma ve yakma sanatıyla uğraştığını söyleyen Taşkın, “Taş ve odunları dağdan, derelerden topluyorum, yakma ve oyma sanatıyla hepsini işliyorum. Bu işi geliştirmek istiyorum, muhtarlıktan arta kalan boş zamanlarımı bu şekilde değerlendiriyorum. Su kabaklarını Antalya’dan getirtiyorum. Bu konuda malzeme sıkıntısı çekiyorum. Yakma ve oyma konusunda halk eğitimlerimiz, önderlik yaparsa birçok kişiye meslek edinmesini sağlar ve oymacılık bölgemizde gelişir. Bu ürünler daha da geliştirilerek turizme de kazandırılabilir, hem de insanlara iş kapısı olabilir” dedi. (İHA)


Muhtar Sanat Eseri Üretiyor
Antik Anadolu’nun tanrıçası Samsun’da sergileniyor
SAMSUN (İHA) – Karadeniz’in tarihine ayna tutan Samsun Müzesi’nde hafif raylı sistem hattı güzergahındaki kazılarda ortaya çıkan, Antik Anadolu ve Frig uygarlıklarında “ana tanrıça” olarak kabul edilen mitolojik figür Kybele ile dini materyallerden oluşan heykelcikler sergileniyor.
Samsun Müzesi, yüzyıllar öncesinden günümüze kadar gelen eserleri meraklılarla buluşturuyor. Bu kapsamda, 2009 yılında hafif raylı sistem hattı güzergahındaki kazılarda ortaya çıkan Çakalca-Karadoğan Höyüğü’nden elde edilen eserler de sergileniyor. Arkaik ve Klasik dönemlere ait farklı tipte buluntulardan oluşan eserler, ziyaretçilerin de oldukça dikkatini çekiyor. Dönemine göre oldukça ince işçilikle oluşturulan oturur ve ayakta duran heykelcikler ilgi odağı olurken, aynı bölümde Batı Anadolu’daki İyonların Karadeniz kıyılarına gelip şehirler veya ticaret yerleşimleri kurmasını ifade eden Miletos Kolonizasyonu’na ilişkin izlerin olduğu eserler de yer alıyor.
Müzede Kurupelit Kazıları ve elde edilen eserler hakkında yer alan kitabede, “2009 yılında hafif raylı sistem hattı güzergahındaki 1. ve 3. derece arkeolojik sit alanı içinde kalan bölümlerde kurtarma kazıları gerçekleştirilmişti. Atakum ilçesindeki Büyükoyumca Mahallesi’nde (Kurupelit) yer alan Çakalca-Karadoğan Höyüğü’nde gerçekleştirilen kazılar, Amisos kentine yapılan Ion Kolonizasyon hareketlerinin anlaşılmasına önemli katkılar sağlamıştır. Kazılarda Arkaik ve Klasik dönemlere ait farklı tipte buluntular ele geçirilmiştir” ifadeleri yer alıyor.
Buluntular arasında adak amaçlı oldukları düşünülen pişmiş topraktan Kybele heykelcikleri, ayakta duran ve kuş tutan kore heykelcikleri, Kybele ve adak temalı grafitili çanak çömlek parçalarının yer aldığını belirten kitabede ayrıca şu ifadeler yer alıyor:
“Adak amaçlı buluntular dışında Attika üretimi siyah firnisli çanak çömlek parçaları ile siyah ve kırmızı figür tekniğinde yapılmış çanak çömlek parçaları da ele geçmiştir. Ele geçen buluntular bölgedeki Kybele kültüne vurgu yaparken, Miletos Kolonizasyonu ile ilişkili önemli tespitler olarak değerlendirilmektedir.”
Kurupelit Kazıları bölümünde ayrıca Arkaik Dönem’e ait pişmiş topraktan yapılan oturan tanrıça Kybele heykelciği, yine aynı döneme ait figür başı, kadın figürini, kore heykelciği, kuş tutan kore figürü ve Klasik Dönem’e ait kandil ile seramikler de yer alıyor.


