Karabük Haber Postası Karabük Haber Postası

Milli Eğitim ve Kültür eski Bakanı Avni Akyol kabri başında anıldı

Türkiye Yayın: 30.09.2023 14:52
Milli Eğitim ve Kültür eski Bakanı Avni Akyol kabri başında anıldı

Milli Eğitim ve Kültür Eski Bakanı Avni Akyol, vefatının 24. yıldönümünde kabri başında öğrenciler ve sevenleri tarafından anıldı.
Kültür Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı yapan siyasetçi, eğitimci merhum Avni Akyol için, vefatının 24. yıl dönümünde Düzce Şehir Mezarlığı’ndaki kabri başında sevenlerinin katılımıyla anma töreni düzenlendi. Törene Milli Eğitim Müdürü Tamer Kırbaç, Düzce Belediyesi Kültür İşleri Müdürü Burçin Sarıcan, siyasetçi ve iş insanları Erkan Seçkin ile Faruk Darıyerli, Akyol ailesi, Avni Akyol İlkokulu öğrenci ve öğretmenleri, öğretmen ile öğrenciler katıldı.
Bir dönem Avni Akyol ile birlikte çalışma fırsatı bulan Anavatan Partisi Eski Gençlik Kolları Genel Başkanı Erkan Seçkin, Akyol’un nazik ve ahlaklı bir siyasetçi olduğunu vurguladı. Kendisine verdiği ‘Hırsın düşüncenin önüne geçmesin” telkinini hayatında ilke haline getirdiğinin altını çizen Seçkin, Avni Akyol’u şöyle anlattı: “Avni Akyol ile tanışmak ve çalışmak çok büyük bir şans. Avni Akyol gibi nazik bir siyasetçi, siyasetin nasıl ahlaklı yapılması gerektiğini de öğreten bir devlet büyüğü ile çalışabilmek, benim bugünkü siyasi hayatıma önemli kazanımlar sağladı. Kendisiyle çok güzel hatıralarımız var. Bugün de o hatıraları hafızamızda canlı tutuyoruz. Bakanlık yaptığı süreler içerisinde kalıcı eserler kazandıran ve devleti, milleti için yaşayan, kendisini de buna adamış, Düzce’nin yetiştirdiği ender siyasetçi ve devlet adamlarından biriydi. Avni Akyol’u vefatının 24 yılında rahmetle ve minnetle anıyoruz. Allah gani gani rahmet eylesin. Ben siyasi hayatıma başlarken bana çok önemli bir telkinde bulunmuş, “Siyaset yaparken hırsını ehlileştir. Arka cebindeki cüzdanına koy. Orada onu unut” demiştir. Neden böyle söylediniz diye sorduğumda “Hırs düşüncenin önüne geçerse çok büyük zarar verir” şeklinde yanıt vermiştir. Bu söylem benim hayatım boyunca ilke olarak edindiğim bir söylemdir. Bu sebeple hırsla hiçbir şey yapmam, mantığımla hareket etmeye gayret ederim. Bir söylemin bile insan hayatında nasıl bir olumlu değişimi sağladığını buradan anlayabiliriz. Onun ismini taşıyan okulda eğitim gören öğrencilerimiz kabri başındalar. Üzgünüz, keşke uzun yıllar daha birlikte çalışabilseydik. Vatana, millete hizmet etme imkanı olabilseydi. Kendisine bana o dönem gösterdiği ilgi ve değerden dolayı, sevgi ve şükranlarımı ifade etmek istiyorum.”
Şehir Mezarlığında yapılan anma töreninde Kuran-ı Kerim okunarak dualar edildi. Ardından dağıtılan ikram ile anma programı sona erdi. (İHA)

Görüş Bildir

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

HARİKA BİR TEKLİFİM VAR!

Manşet Yayın: 13.06.2024 10:21
HARİKA BİR TEKLİFİM VAR!

Bu kadar büyük para ile sıfırdan ülke bile kurulur.

Tam 14 milyar dolar!

Bu para, son 1 yılda, tarım ürünleri ithalatına ödediğimiz rakam. Bizim paramızla yaklaşık yarım trilyon lira.

Peki hangi tarım ürünlerini ithal ediyoruz, ne kadar ödüyoruz?

▪︎ Buğday 3 milyar 524 milyon dolar

▪︎ Soya 1 milyar 905 milyon dolar

▪︎ Pamuk 1 milyar 658 milyon dolar

▪︎ Ham ayçiçeği yağı 1 milyar 303 milyon dolar

▪︎ Büyükbaş hayvan 1 milyar 164 milyon dolar

▪︎ Tütün 579 milyon dolar

▪︎ Mısır 560 milyon dolar

▪︎ Arpa 448.1 milyon dolar

▪︎ Kırmızı mercimek 383.1 milyon dolar

▪︎ Susam 375.4 milyon dolar

▪︎ Prinç 360.7 milyon dolar

▪︎ Şeker 224 milyon dolar

▪︎ Badem 152.7 milyon dolar

▪︎ Ceviz 130 milyon dolar

▪︎ Kuru bezelye 3 milyon dolar

▪︎ Nohut 86.5 milyon dolar

▪︎ Kanola 83.3 milyon dolar

▪︎ Çeltik 32.3 milyon dolar

▪︎ Kuru fasulye 52.3 milyon dolar

▪︎ Narenciye 52.2 milyon dolar

▪︎ Muz 41.3 milyon dolar

Bu liste uzayıp gidiyor.

Yukarıdakilerden hangisi bizim topraklarımızda yetişmiyor?

İstesek 2 yıl içerisinde ithal ettiğimiz bu tarım ürünlerinin tamamını talebi karşılayacak şekilde tekrar üretebiliriz. Buna gücümüz var.

 

Gelin birlikte basit bir hesap yapalım. Bu tarım ürünlerini kendimiz üretip,  ithal etmezsek  ithalata ödediğimiz 14 milyar dolar ( yarım trilyon, 6 sıfır atmasa idik  500 katrilyon lira ) cebimizde kalacaktı. Bu kadar büyük para ile neler yapılmaz ki?

 

İthal ettiğimiz herşey yakın zamana kadar bu topraklarda yetişiyor du zaten.  Tarımı hayvancılığı tekrar canlandırmak çok mu zor?

Bakın bir teklifim var. Derhal tüm gücümüzle bir tarım seferberliği başlatalım.

14 milyar dolar ( yarım trilyon lira) cebimizde kalsın. İnanın  kamuda tasarrufa da gerek kalmayacak!

Sizi de düşündüm! Kaldırın tasarruf tedbirlerini. Alın o 14 milyarın 10 milyar dolarını; Audilere, mercedeslere, uçaklara, altın varaklı, jakuzili makam odalarınıza saraylarınıza harcayın. Itibarımız katlansın.

Sadece kalan 4 milyar doları ile tarıma güçlü bir destek verin. Havaalanlarına, köprülere, hastanelere verdiğiniz yolcu, geçiş ve hasta garantisinin benzerini çiftçilerimizin ürünlerine alım garantisi olarak verin. Sonra, ürünün tüketiciye ulaşana kadar fiyatını katlayan o aracıların fırsatcıların tepesine çökün, analarını ağlatın!

 

Bak bir taşla iki kuş!  İtibarınız 40 kat artarken, millette açlıktan kurtulacak. Vallahi ben  kendi adıma razıyım.. Ülkemizde, kasamızda kalacak olan o 10 milyar dolarla; Audiler, Mercedesler, uçaklar alın, şatafatlı makam odalarını yine  yaptırın…

Sadece 4 milyarcık doları yerli üretime ayırın.

Böyle giderse aç kalacağız aç! yeterki, aç kalmayalım. Biraz da milleti düşünün Allah aşkına!. Ithalat yapanlar bunca yıl doymuştur artık! Biraz da insanlarımız doysun, dengeli beslensin. Çocuklarımız; Meyve, Sebze, Et, Süt, Peynir, Yumurta yiyebilsinler. Aksi halde iskelet ve beyin sistemi gelişmemiş bir nesil gümbür gümbür geliyor beyleeer!