Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
29 Ekim, 2024 04:37 tarihinde yayınlandı
0

“Milli Egemenlik Zirvesi: Cumhuriyet” Konferansı

Ondokuzmayıs Üniversitesi (OMÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kaya Tuncer Çağlayan, Cumhuriyetin, 100 yıllık bir arayışın sonucu oluşan bir rejim olduğunu söyledi.

OMÜ Atatürk ilkeleri ve İnkılap Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Kaya Tuncer Çağlayan, Cumhuriyetin 101. yılında “Milli Egemenlik Zirvesi: Cumhuriyet” temalı konferans verdi. Kaya, Samsun Valiliği ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi işbirliğiyle düzenlenen konferansta, cumhuriyete giden yolda yaşanan tarihi süreci anlattı. Samsun Müzesi Konferans Salonunda gerçekleşen konferansta konuşan Prof. Dr. Kaya Tuncer Çağlayan, “Aziz ecdadımız binlerce yıllık dünya tarihinde müspet derin izler bırakmış, 15’i imparatorluk olmak üzere 100’ün üzerinde devlet kurmuştur. Türk devletlerinin tamamının ortak gayesi adalete ve insanlığa hizmet etmek olmuştur. Cumhuriyetimizden önceki son büyük devletimiz Osmanlı Devleti de 6 asrı aşan ömründe Türklüğe şan katmış, İslam’a ve insanlığa büyük hizmetleri olmuştur. Farklı Hristiyan mezheplerinin Avrupa kentlerinde yan yana yaşayamadığı çağlarda İstanbul ve Kudüs başta olmak üzere Osmanlı şehirlerinde farklı din ve mezhep mensupları yan yana insanca yaşama imkânı bulmuştur. Tabii bu ideal toplum ve devlet yapısını hayata geçirmek çok çalışarak, emek harcayarak mümkün olmuştur” dedi.
“Cumhuriyet, yüzyıllık bir arayışın sonucu da denilebilir”
Osmanlı’nın Cumhuriyete geçiş dönemine de değinen Prof. Dr. Çağlayan, “Gerilme ve çöküş sürecindeki Osmanlı Devleti yöneticileri ve aydınları için Cumhuriyet, yüzyıllık bir arayışın sonucu da denilebilir. Avrupa’da Sanayi inkılabı ile toplumsal modernleşmeyi sağlayan kentlileşme meydana gelmiştir. Artan şehir nüfusunun sonucunda ortaya çıkan yeni talepleri uzlaştırmak için geliştirilen siyasal modernleşme, diğer bir ifadeyle parlamenter rejim, Avrupa’da uygulanır olmuş, Osmanlı aydınları da bu tecrübeyi Osmanlı Devletine aktarma gayretine girmiştir” diye konuştu.
Çağlayan, konferansta ayrıca şunları söyledi:
“Cumhuriyet, modernleşmenin bir yansıması olarak Türkiye’nin gündemine girmiş, aynı zamanda Batı emperyalizmine tepki olarak Milli Mücadele sürecinde gelişen Türk milliyetçiliğinin bir eseri olmuştur. Tabi bu eserin ortaya çıkmasında Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın liderliği ve ona inanan bir avuç kahraman arkadaşının gözü pek fedakârlığı lokomotif olmuştur. Hepimizin bildiği ve unutmamamız ve unutturmamamız gereken Sevr Projesi ile batılı devletler, Türk Milletini Anadolu’da küçük bir alana hapsederek Doğu Türklüğü ve İslam Dünyası ile bağını koparmak istemiştir. Bu tehdidi iyi okuyan Gazi Mustafa Kemal Paşa, sadece milli vicdana güvenerek çıktığı yolda iki amaç taşımıştır. Birincisi vatanı düşman işgalinden kurtarmak ve tam bağımsızlık, ikincisi ise egemenliğin kayıtsız-şartsız millete ait olacağı Türkiye Cumhuriyetini inşa etmek. Bu hedeflerini 9. Ordu Müfettişi olarak Samsun’a çıktığında İstanbul Hükümetine çektiği 22 Mayıs 1919 tarihli telgrafında ‘Millet işgalleri kabul etmeyecektir; Milli Egemenlik ilkesini ve Türklük duygusunu benimsemiştir.’ diyecekti. Nitekim hedeflerini doğuştan gelen sezgilerini okuduğu kitaplardan edindiği bilgilerle birleştirerek başarıyla hayata geçirmiştir.”
Konferansa ayrıca Samsun Valisi Orhan Tavlı, Samsun Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Nihat Soğuk, OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, Sahil Güvenlik Karadeniz Bölge Komutanı Tuğamiral Ahmet Bahadır, Samsun İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Mustafa Bakçepınar, Samsun İl Emniyet Müdürü Ahmet Arıbaş, protokol üyeleri ve davetiler katıldı.
Vali Tavlı ve Prof. Dr. Aydın konferans öncesinde OMÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Eker’in Cumhuriyetin kuruluşunun 101. yılı kutlamaları kapsamında hazırladığı, “Samsun’dan Cumhuriyete Yüzde 100” resim sergisi ve video gösterimine de katılarak Prof. Dr. Eker’den bilgi aldılar.
(ED

Bizi sosyal medyadan takip edin
zonguldakta uzlastirma kulturu toplumsal barisa katki sagliyor 151 dosyada anlasma saglandi JFNkYF91
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
05 Haziran, 2026 16:52 tarihinde yayınlandı
0 0

Zonguldak’ta uzlaştırma kültürü toplumsal barışa katkı sağlıyor, 151 dosyada anlaşma sağlandı

Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 1 Haziran Uzlaştırmacılar Günü kapsamında düzenlenen etkinliklerde, uzlaştırma kurumunun ceza adalet sistemindeki yeri ve toplumsal barışa katkısı ele alındı. Zonguldak Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Kapağan, 1 Ocak 2026’dan bu yana kentte 151 dosyanın uzlaşma ile sonuçlandığını belirterek, sürecin onarıcı adalet anlayışının en önemli uygulamalarından biri olduğunu vurguladı.

Etkinlikler çerçevesinde Başsavcı Gökhan Kapağan, Zonguldak Adliyesi bünyesinde görev yapan uzlaştırmacılarla bir araya gelerek değerlendirme ve istişare toplantısı gerçekleştirdi. Adliye hizmet binasında vatandaşlara bilgilendirici broşürler dağıtılırken, basın mensuplarının katılımıyla düzenlenen toplantıda uzlaştırma kurumunun işleyişi hakkında kamuoyuna bilgi verildi.

Düzenlenen programda uzlaştırmanın önemine değinen Başsavcı Gökhan Kapağan, kurumun toplumdaki uzlaşı kültürünü desteklediğini ifade ederek şunları söyledi:

“Uzlaştırma, ceza adalet sistemi içerisinde mağdur ile şüpheli veya sanığın, tarafsız bir uzlaştırmacı eşliğinde bir araya gelerek uyuşmazlıklarını karşılıklı rıza temelinde çözmelerini sağlayan önemli bir kurumdur. Bu süreç, yalnızca hukuki bir mekanizma olmanın ötesinde, toplumsal barışın güçlendirilmesine, iletişimin yeniden kurulmasına ve mağduriyetlerin giderilmesine katkı sunmaktadır. Uzlaştırma uygulamalarında çözüm yalnızca maddi ödemelerden ibaret değildir. Özür dilenmesi, zararın giderilmesi, kamu yararına bağış yapılması veya toplumsal fayda sağlayan çeşitli faaliyetlerin yerine getirilmesi de uzlaşma konusu olabilmektedir.”

151 dosya çözüme kavuştu, sosyal sorumluluk öne çıktı

Zonguldak’ta 1 Ocak 2026 tarihinden bugüne kadar toplam 151 dosyada uzlaşma sağlandığı açıklandı. Tarafların karşılıklı rızasıyla sonuçlanan süreçlerde maddi tazminatların yanı sıra, sosyal sorumluluk bilincini geliştiren anlamlı edimler de uygulandı.

Gerçekleştirilen uzlaşmalar kapsamında şu örnekler öne çıktı:

“Trafik kazası nedeniyle oluşan fizik tedavi giderlerinin karşılanması amacıyla 30 bin TL ödeme yapılması, LÖSEV’e 5 bin TL bağışta bulunulması, Marka hakkına ilişkin bir uyuşmazlıkta 80 bin TL ödeme yapılması, Engelli bireye yönelik sosyal medya paylaşımı nedeniyle tarafların uzlaşarak şikâyetten vazgeçmesi, DMD hastası çocuklara maddi destek sağlanması ve kadına yönelik eylemler nedeniyle kamuoyu önünde özür dilenmesi.”

Süreç içerisinde ayrıca köy okullarına kitap gönderilmesi, hayvan barınaklarına mama desteği sağlanması, fidan dikimi yapılması, ihtiyaç sahibi ailelere erzak ve tekerlekli sandalye gibi medikal destek temin edilmesi ile kan bağışı kampanyalarına katılım gibi şartlar da yerine getirildi.

Kazananı ya da kaybedeni olmayan uzlaştırma sisteminin iletişim, anlayış ve uzlaşı temelinde çağdaş bir adalet modeli olduğuna dikkat çeken Başsavcı Kapağan, uzlaştırma kültürünün yaygınlaşmasına katkı sağlayan tüm uzlaştırmacıların gününü kutlayarak özverili çalışmaları için teşekkür etti. Etkinlikler, toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin