MHP’den Birlik Beraberlik Mesajları - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
10 Nisan, 2015 14:52 tarihinde yayınlandı
0
0

MHP’den Birlik Beraberlik Mesajları

Milliyetçi Hareket Partisinde Milletvekili Adaylarının belirlenmesinin ardından dün de Aday Tanıtım toplantısı düzenlendi. Birlik ve beraberlik mesajlarının verildiği toplantı adeta gövde gösterisine dönüşürken, gözler Çetin İpek haricinde diğer aday adaylarını aradı
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Karabük Milletvekili Adayları tanıtım töreni dün yapıldı. Parti binasında düzenlenen aday tanıtım törenine katılımın fazla olması nedeniyle adeta izdiham yaşandı. MHP milletvekili aday tanıtım törenine; Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, MHP İl Başkanı Burhanettin Arslan, Merkez İlçe Başkanı Samet Yalçın Sarıtaş, MHP İlçe Başkanları, MHP İl Genel Meclis ve Belediye Meclis Üyeleri, kadın kolları yönetimi, MHP Milletvekili aday adayları ve çok sayıda partili katıldı.
Aday tanıtım töreninde ilk konuşmayı MHP Merkez İlçe Başkanı Samet Yalçın Sarıtaş yaptı. Sarıtaş konuşmasında “ 7 Haziran seçimleri ülkemizi için çok önemli. Bu önemi bilen biz milliyetçiler, 7 Haziran tarihine kadar gecemizi gündüzüme katıp, MHP’nin iktidarında buluşacağız. Karabük’ten de milletvekillerimizi Ankara’ya göndereceğiz” dedi
AKBAŞ: “AMACIM MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİNİ İKTİDAR YAPMAKTIR”
MHP İkinci sıra Milletvekili adayı Ayhan Akbaş yaptığı konuşmada; “7 Haziran genel seçimlerinde Milliyetçi Hareket Partisi Karabük Milletvekili olabilmek için aday adaylığımı açıklamıştım. Değerli üyelerimizin desteği ile Milliyetçi Hareket Partisi Genel Merkezi divan üyeleri teveccüh göstererek şahsıma milletvekili aday listesinde yer verdiler. Artık omuzlarımızda çok ağır bir yük vardır. Bu yük benim namusum ve şerefimdir. Unutulmasın ki tüm gönüldaşlarım gibi benimde bir tek amacım vardır. O da, Milliyetçi Hareket partisini iktidar yapmaktır. 7 Haziran sabahına kadar bana ve çalışma arkadaşlarıma uyku haramdır. İlçe, ilçe,mahalle mahalle, köy köy ve ev ev gezerek, yılmadan, yorulmadan, umutsuzluğa kapılmadan, kalp kırmadan, kırılmış kalpleri kazanarak her bir bireye ulaşacağız. Partimizin propagandasını yapmaya çalışacağız. Şiddetin her geçen gün arttığı, teröristin, bölücünün rağbet gördüğü, dış politikanın ayarlar altına alındığı ve adaletin çöktüğü ülkemde benim kavgam, sen ben kavgası değil, Türkiye’yi refaha kavuşturma, Milliyetçi Hareket Partisini ve ülkücüleri iktidara taşıma kavgasıdır. Bu uğurda benimle birlikte her partilimin, her ülküdaşımın 7 Haziran’a kadar durmadan, dinlenmeden, çalışacağına inancım tamdır. Milliyetçi Hareket Partisi bu ülkenin birleştirici gücü birleştirici partisi haline gelmiştir Karabük halkının sağduyusuna güveniyorum. Biliyorum ki, bizlere 7 Haziranda ki seçimlerde gereken desteği vereceklerdir.
YALÇIN: “GÜN BİRLİK GÜNÜDÜR”
MHP birinci sıra Milletvekili adayı Durmuş Yalçın ise yaptığı konuşmada “Aday adaylı sürecini geride bıraktık. Ayhan Akbaş kardeşimle birlikte kendimizi önce Allaha sonra sizlere emanet ediyoruz. Hareketimizin kurucusu, Türk Dünyasının lideri merhum Genel Başkanımız Alparslan Türkeş bu dava için canlarını, kanlarını feda etmiş tüm şehitlerimizi rahmetle minnetle yad ediyorum. Esas olan kimin milletvekili olacağı değil, Milliyetçi Hareket Partisinin başarılı olmasıdır. Hepimizin tek yumruk halinde, aynı hedefe yürümesidir. Gün birlik günüdür. Gün kısır çekişmelerden uzak tek yumruk aynı hedefe odaklanma günüdür. Yüce Allah’tan her şeyin hayırlısını dileyerek çıktığımız bu yolda, vekil olarak da nefer olarak da milletimize, davamıza hizmet etmekten şeref duyarız. Gelin hep birlikte Karabük’te destan yazalım” dedi
VERGİLİ: “VEKİLLERİMİZ KARABÜK’ÜN ELİ AYAĞI OLACAKTIR”
7 Haziran tarihinde yapılacak olan seçimlerde Milliyetçi Hareket Partisinden gönderilecek olan milletvekillerinin Karabük’ün eli ayağı olacağını belirten Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili ise yaptığı konuşmada “ 2009 öncesi ve 2009 sonrası bir Karabük mukayesesi yapıldığı zaman teşkilatımızın yakmış olduğu meşale İnşallah 7 Haziran’da da Ankara’ya kadar taşınacaktır ben buna inanıyorum. 2009 öncesi ve 2009 sonrası iktidar partisinin yapmış olduğu seçimleri değerlendirdiğimiz zaman yapmış oldukları sadece şehri pankartlarla bezemek. Sonra Seçimlerden sonra sessizliğe bürünen bir Karabük. Ve yalancılıkla itham edilen pankartlar ve sözlerini yerine getiremeyen bir İktidar. Karabük’te olsun, Türkiye genelinde olsun sportif faaliyetlerden, işçi alımlarından, memur atamalarından, iş bulamama kaygısı olan arkadaşlarımızın tamamının gururlarıyla oynayarak, rencide ederek, tamamen siyasete bağlamış bir iktidar. Yalnız Karabük’ün menfaatleri doğrultusunda değil, İktidar için çalışan Milletvekilleri. Karabük’ün bugüne kadar görmüş olduğu işte budur. Tüccarın, Sanayicinin Maliye korkusu, işçinin işten atılma korkusu, memurun rotasyon korkusu, Basının hapishaneye girme korkusu içerisinde idare edilen bir Türkiye. Çocuklarımızın gelecek korkusu olan bir Türkiye. Biz iktidar olduğumuz zaman herkes şunu biliyor ki her zaman Devletimizin, milletimizin yanında olmuşuz, garip gurabanın yanında olmuşuz. Türkiye’de bambaşka bir ferahlık ve rahatlık olacak. İktidar olamasak bile Karabük’ten yollayacağımız Milletvekilleri Ankara’da Karabük’ün eli ayağı olacak. Yapılmayan Hastanelerin, kapatılan Hastanelerin, yapılmayan yolların sözcüsü, yapılmayan Devlet Kurumlarının sözcüsü olacak. Bunu Karabük 2009 Yerel Seçimlerini MHP’nin kazanması ile birlikte bunu yaşadı ve gördü. Karabük halkına inancımız sonsuzdur. Milletvekili çıkarttığımız zaman da bunu aynı şekilde şu anda Karabük’te nasıl bir gelişme, bir düzen, hiçbir zaman idaremizin içersindesiyasi ayrımcılık olmadan yapılan bir çalışma, faaliyet varsa Milletvekillerimizin aynı faaliyeti göstereceğine Karabüklülerin hepsi şahit olacaktır. Gönül birliği ile, el birliği ile tüm parti teşkilatlarımız, tüm Karabüklüler el ele 7 Haziran’a kadar yapacağımız çalışma ile Ankara’ya yollayacağımız Milletvekilleri hem iktidarın dikkatini çekecek, ben iktidar olabileceklerine inanmıyorum , hem de Karabük’ün hayrına vesile olacaktır” dedi.
ARSLAN: “KIRGINLIKLARI; DAGINLIKLARI BIRAKALIM”
Milliyetçi Hareket Partisi milletvekili aday tanıtım töreninde son konuşmayı MHP İl Başkanı Burhanettin Arslan yaptı. Günün birlik ve beraberlik günü olduğunu belirten İl Başkanı Arslan ise yaptığı konuşmada “ 7 Nisan tarihinde6 milletvekili aday adayımız arasından genel merkezimiz iki arkadaşımızı yani Durmuş Yalçın ve Ayhan Akbaş’ı milletvekili adayı olarak belirlemişlerdir. Aday belirlenmesi ile bu seçim bitmiş değildir. Asıl maraton şimdi başlamıştır. Bu Maraton 7 Haziran tarihe kadar devam edecektir. Diğer milletvekili aday adayı arkadaşlarımız biz Milliyetçi Hareket Partisinin neferleriyiz, bize partimizde ne görev verilirse yaparız dediler. Ben aday olamayan arkadaşlarımın 7 Haziran tarihe kadar aday arkadaşlarımızla birlikte bu maraton içinde olacağına inanıyorum. Bugün kırgın,dargın olma günü değildir. Bugün birlik beraberlik günüdür. Bu fırsat bir daha bizim elimize gelmez. Ben partimizde daha önce görev yapmış il başkanlarımıza, merkez ilçe başkanlarımıza, ilçe başkanlarımızdan rica ediyorum gelin bir olalım, diri olalım bu arkadaşlarımızla birlikte seçim meydanlarına çıkalım. Bizim tek amacımız tüm seçmenlerimize ulaşarak, ülkenin içinde bulunduğu sıkıntılarımızı anlatmak olacaktır. Pazartesi gününden itibaren İl genel meclisi üyelerimiz ile birlikte milletvekili adaylarımız köylerde gezmeye başlayacaktır. Belediye başkanımız partim için Karabük’te sonu kadar çalışacağını beyan etmişti ve çalışmaya da başlayacaktır. Bizde yönetim kurulu olarak hem belediye başkanımızın yanında, hem de milletvekili adaylarımız yanında köy köy,mahalle mahalle, ilçe ilçe gezeceğiz. Benim tekrar isteğim kırgınlık, dargınlık olmasın, kırgın ve dargın olan arkadaşlarımızla birlikte bu davaya sarılalım. Eğer bir insan milliyetçi ise, ülkücü ise kırgın dargın olmamalıdır. Eğer ben sadece geçici olarak 3 aylık milliyetçiyim diyorsa onlara da bizim ihtiyacım yok. Şu anda burada gördüğüm kalabalık ve tablodan gurur duyuyorum, şeref duyuyorum” dedi

Bizi sosyal medyadan takip edin
fq23333
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
21 Nisan, 2026 15:00 tarihinde yayınlandı
0
0

ÜLKESİ LÜBNAN’DA İSRAİL KATLİAM YAPIYOR, SEFİR EFENDİNİN DERDİ TÜRKİYE’NİN YÖNETİM MODELİ !

ABD nin Türkiye büyükelçisi, dolar milyarderi, Lübnan asıllı, 79 yaşındaki Thomas J Barrack şimdi de, Türkiye’ye monarşi güzellemesi yapıyor. Daha önce de İzmir’e yaptığı bir konuşmada Osmanlı millet sistemini önermişti.
Monarşi, siyasi yetkinin kral, padişah, imparator gibi tek bir kişinin (monark) elinde bulunduğu, yönetimin genellikle soyağacı (babadan oğula/kıza) yoluyla geçtiği bir yönetim biçimidir. Bu sistemleri önermesinin ardındaki niyet bellidir. Türkiye’nin kendi kontrollerinde bir kukla devlet olmasını istiyorlar.

1 yıl kadar önce Türkiye’ye ayak bastığı anda bir konuşma yapmıştı. O konuşma iyi analiz edildiğinde, sefirin karakteri ve niyeti ile ilgili bana göre net ifadeler içeriyordu.
Kendisi ile ilgili ilk yazımı o gün yazmıştım. Daha sonraki süreçte her konuşmasını takip edip, bu hadsiz sefirle ilgili 3 yazı daha yazdım.
İlk yazımın başlığı ” Sn. Büyükelçi lütfen daha açık konuşun” idi.

O yazımı, Türkiye’ye ayak bastığında hava alanında yaptığı konuşmaya tepki olarak yazmıştım. Konuşmasının orijinali aynen şuydu;

“I come with a simple message from President Trump, which is his desire to raise the level of the alliance between Türkiye and the United States to the level that it deserves. We’ve always had a great relationship, but it should be an extraordinary relationship.”

Türkçesi;
Başkan Trump’tan basit ( net ) bir mesajla geliyorum, bu da Türkiye ve ABD arasındaki ittifak seviyesini hak ettiği seviyeye yükseltme arzusu. Her zaman harika bir ilişkimiz vardı, ama bu olağanüstü bir ilişki olmalı. – Büyükelçi Thomas J. Barrack

Kendisine hitaben,
“Her zaman harika ilişkimiz vardı!” Öyle mi? demiş ve devam etmiştim.
Mr. Barrack, ilişkilerimizin sizin açınızdan bakıldığında harika olduğuna hiç şüphe yok! Bizim açımızdan bakıldığında ise tam tersi.
Belli ki, Türkiye’yi ve Türk halkını yeteri kadar tanımıyorsunuz. Bakınız, ben anlatayım size o harika olarak tanımladığınız ilişkilerimizi;

Türk milleti sizi PKK’ya destek veren fetö terör örgütüne kucak açan Türkiye’deki darbelerde parmağı olan ülke olarak tanıyor ve güvenmiyor!
Biz, müttefik olmanın gereğini, her koşulda, büyük bedeller ödemek pahasına ( mesela Kore’de ) yerine getirirken, siz ne yaptınız? Yüzümüze güldünüz hep sırtımızdan vurdunuz.
Sizin ne kadar değerli (!) bir dost (!) olduğunuzu biz çocukluğumuzdan biliriz.. Marshall yardımı diye; gönderdiğiniz o berbat süt tozlarını unutmadık.
Silah yardımı diye kakaladığınız hurdaları da unutmadık. Onları neden gönderdiğinizi de çok iyi biliyoruz.
Tarımımızı, sanayimizi bitirmek için; Gerçek müttefikiniz olan İsrail ile oynadığınız bütün oyunların farkındayız. Bir şekilde satın aldığınız içimizdeki vatan hainleri ile işbirliği yaparak bu ülkenin hep önünü kestiniz.
Uçak üretmeye başlamıştık,
“Biz size çok daha ucuza veririz, kapatın fabrikanızı dediniz. İçimizdeki o vatan hainlerini de kullanarak kapattırdınız.
Eliniz hep eğitim sistemimizin üzerinde oldu. Köy Enstitülerini hayata geçirmiştik, onu’da kapattırdınız.
GAP da oynadığınız oyunları da biliyoruz.
Bu ülkenin düşmanlarıyla hep iş birliği içerisinde oldunuz. PKK ya PYD ye eğitimler verdiniz, binlerce tır silah gönderdiniz. Uyarılarımızı hiç bir zaman dikkate almadınız.
Fetö elebaşını ülkenizde himaye ettiniz. Defalarca istedik vermediniz.
70 yıldır Türkiye’nin önünü kesmek için uğraşıyorsunuz.
İkide bir ekonomimizi mahvetmekle, yaptırımlar uygulamakla tehdit ediyorsunuz. Müttefikliğe yakışıyor mu bu tavrınız?
Daha neler var neler, bu liste uzar gider.

Bu mudur mükemmel olan ilişkimiz.? Sayın büyükelçi, tüm bu gerçekler ortada iken İlişkilerimizi olağan üstü bir seviyeye taşımaktan ne anlamalıyız? Lütfen daha açık konuşur musunuz?

Bizim Bülent’in bir sözü var “Fevkaladenin fevkinde” kastettiğiniz böyle bir şey mi acaba? Yani ilişkilerimizi harikadan olağan üstüne taşırsak, bugüne kadar yaptıklarınızdan çok daha beterini mi göreceğiz?

“Bu saydıklarınızdan bizden önceki yönetimler sorumlu. Trump’ın Başkanlığı döneminde müttefiklik ilişkilerimizde bu tür yanlışlıklar asla olmayacak diyebiliyor musunuz? O halde, önce gerçek bir öz eleştiri yaparak, ülkeniz adına Türk halkından özür dileyin.
Sonra, çok hevesli iseniz ilişkilerimizi olağanüstü bir seviyeye taşımak için yeni bir sayfa açarsınız. Bizde 80 yılın verdiği tecrübe ile bunu ihtiyat çerçevesinde değerlendiririz.

Bu adamla ilgili 11 mayıs 2025 tarihinde yazdığım İlk yazı bu idi.
Sonrasında,
17 temmuz 2025 tarihinde “Bu Adama Dikkat” başlığı ile ikinci yazımı,

6 Kasım 2026 tarihinde “Türkiye’nin İzleyeceği Politikaya Sen Mi Karar Vereceksin” başlığı ile üçüncü yazımı

9 Aralık 2025 tarihinde “Bu Adam Çizmeyi Çok Aştı” başlığı ile dördüncü yazımı yazmıştım.

Anadolu basınının amatör bir yazarı olarak, anlı şanlı yazarlarımız dururken bu hadsiz herife her konuşmasından sonra tepki göstermek bana kalmıştı. Ben ilk günden itibaren tam 4 yazı yazdım, bu beşincisi.

Şimdi bakıyorum da bizim meşhur kalemler anca farkettiler Lüblanlı bu amcanın kim olduğunu. Nihayet tepkiler ardı ardına gelme başladı.
Günaydın beyler.
Geçte olsa uyandınız. O’da güzel.

Değerli okurlarım, sefirle ilgili ilk yazıma burada özellikle tekrar yer verdim. Konunun özünün, yani ABD nin gerçek yüzünün unutulmaması açısından önemlidir. Sefirle ilgili diğer yazılarımı merak edenler, yukarıda verdiğim başlıklarla aratarak arşivlerden ulaşabilir.

İlyas Erbay