Karabük Haber Postası Karabük Haber Postası

Markus Gisdol: “Ligde kalmayı başarırsak, çok büyük bir hikaye yazmış olacağız”

Spor Yayın: 01.03.2024 08:12
İhlas Haber Ajansı
Markus Gisdol: “Ligde kalmayı başarırsak, çok büyük bir hikaye yazmış olacağız”

Samsunspor Teknik Direktörü Markus Gisdol, en büyük hedeflerinin ligde kalmak olduğunu belirterek, “Eğer ligde kalmayı başarabilirsek, çok büyük bir hikaye yazmış olacağız” dedi.

Trendyol Süper Lig ekiplerinden Samsunspor’un Alman Teknik Direktörü Markus Gisdol, Samsunspor’un başında şimdiye kadar 20 maça çıktı. Bu maçlarda 9 galibiyet alan kırmızı-beyazlılar, 5 beraberlik, 6 da mağlubiyet elde etti. Ligin 7. haftasında 1 puanla 20. sırada bulunan Samsunspor, 27. hafta sonunda 33 puanla 11. sıraya kadar yükseldi. Gisdol göreve başladıktan sonra ligde oluşan puan tablosunda ise 32 puan toplayan Samsunspor, Galatasaray (47 puan) ve Fenerbahçe’nin (43 puan) ardından 3. sırada yer aldı. Küme düşmesine kesin gözüyle bakılan Samsunspor’u Avrupa kupası barajına yaklaştıran Gisdol, İhlas Haber Ajansı’na (İHA) özel açıklamalarda bulundu. Göreve geldiğinde Samsunspor’un küme düşme adaylarının başında geldiğine dikkat çeken Gisdol, “Bulunmuş olduğumuz konum nedeniyle hataya düşmememiz gerektiğini, hata yapmamamız gerektiğini düşünüyorum. Samsunspor’da göreve başladığımda birçok insan takımın içinde bulunduğu durum sebebiyle küme düşeceğini düşünüyordu. Fuat Çapa, Başkan Yüksel Yıldırım bana her zaman destek olmaya çalıştı. Başkanın verdiği özgürlük ile kendimi rahat hissettim. Takımdaki herkes, hocalar ve futbolcular da hep birlikte olup bana destek oldu. Bu da işimi kolaylaştırdı. İlk adımı attık. Doğru yoldayız ama işimiz henüz bitmedi. Aynı ciddiyet, istek ve arzu ile devam etmemiz gerekiyor. Bunu başardıktan sonra yeni hedefleri konuşabiliriz ama şu an en büyük hedefimiz ligde kalmak. Eğer ligde kalmayı başarabilirsek, çok büyük bir hikaye yazmış olacağız” ifadelerini kullandı.

“Avrupa Kupası rehavetine kapılırsak, tüm kazanımlarımızı kaybederiz”

Şu anda takımın gerçek hedeflerine kitlenmesi gerektiğinin altını çizen Markus Gisdol, “Avrupa kupalarına katılma konusunda eğer biz bu hatayı yaparsak, bu rehavete kapılırsak şimdiye kadar yaptığımız tüm kazanımları kaybederiz. Onun için şimdiye kadar nasıl performans gösterdiysek, bir sonraki maçta hatta son düdüğe kadar da aynı istek, arzu ve motivasyon ile devam etmemiz gerekiyor. Bu hataya düşmememiz lazım” diye konuştu.

“En iyi sistemin 5’li defans değil, 4’lü defans olduğunu gözlemledim”

Hüseyin Eroğlu döneminde 1 yılı aşkın süre 5’li defans oynayan takımın 4’lü defans formasyonuna daha uygun olduğunu gözlemlediğini vurgulayan Gisdol, “Her hocanın farklı bir tarzı var. Herkesin farklı bir oyun anlayışı ve sistemi olabiliyor. Takımın başına gelince oyuncularımızın 4’lü savunma sistemine daha uygun olabileceğini gözlemledim. Geride 4’lü oynamanın daha uygun olacağını düşündüm. Bazen geride 4’lü oynayınca orta sahada da 2 ya da 3’lü oynayabiliyorsunuz. Bazen de bu sistem ile 2 tane forvetle oynayabiliyorsunuz. Her hoca farklıdır, bu takıma uygun en iyi sistemin geride 5’li defans değil de 4’lü defans olması gerektiğidir” şeklinde konuştu.

En fazla puan toplayan 3. teknik direktör olması yönündeki değerlendirmesi de sorulan Alman çalıştırıcı, “Bu istatistikler beni çok fazla ilgilendirmiyor. Benim için önemli olan alabildiğimiz kadar puan almak ve ligin sonunu nerede, kaç puanla tamamlamış olmak. Bunun için de her hafta çok çalışmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Görüş Bildir

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Tarak yerine elbise fırçası kullanıyor

Kültür Sanat Yayın: 21.04.2024 04:48
İhlas Haber Ajansı

Bartın’da 14 metrekare alana sahip dükkanına kurduğu torna tezgahlarında ağacı oyarak şekil veren Devlet Sanatçısı Ali Rıza Vatandaşlar, iş yerinde ise tarak yerine elbise fırçası kullanıyor. Ali Rıza Vatandaşlar saç, bıyık ve kaşlarına ise elbise fırçası ile şekil veriyor

Bartın’ın Amasra ilçesinde bulunan 14 metrekare alana sahip dükkanında ağacı oyarak, bardak, tabak, kül tablası, havan ve hediyelik hayvan figürleri gibi çeşitli sanat eserlerine dönüştüren 65 Ali Rıza Vatandaşlar, yaptığı ürünleri ise aynı dükkanda sergileyerek satışa çıkarıyor. Kültür Bakanlı Devlet Sanatçısı unvanı da bulunan Ali Rıza Vatandaşlar, tarak yerine ise elbise fırçası kullanıyor. Ağacı sanat eserlerine dönüştürürken toz ve talaş içerisinde kalan ağaç ustası Vatandaşlar, saç, bıyık ve kaşlarına elbise fırçası ile şekil veriyor. Vatandaşlar, iş yerine her müşteri geldiğinde ise kesme, oyma gibi işlemini yarıda bırakarak hemen fırça ile yüzünü, saç, bıyık ve kaşlarına yapışan talaş ile tozdan temizliyor. Ardından müşterisi ile ilgilenen Vatandaşlar, müşterisini uğurladıktan sonra sanatına devam ediyor.

Eserlerinde insan hayatını tehlikeye sokacak vernik gibi kimyasal maddeler kullanmadığı belirten Vatandaşlar, mesleğin en kötü yanının ise sürekli toz ve talaşa maruz kalmak olduğunu kaydetti. Sürekli öksürük ve hapşırma ile karşı karşıya kaldıklarını ifade eden Vatandaşlar, ’’Bir kaç kez doktora gidip, ciğerlerimin durumuna baktırdım. Çok şükür şimdilik sağlam gözüyor’’ diye konuştu.

Tarak yerine elbise fırçası kullanmak zorunda olduğunu anlatan Vatandaşlar, mecbur fırçayı yüzüme süreceğim. Benim gözümde şuan toz var. Gözlük taksan da olmuyor, toz giriyor. Fırçayla temizler, birazdan da yıkarız. Toz gider. Ben fırçayı kolay buldum. Hemen onla tarıyorum. Zaten saç da kalmadı. İllaki gözlerimin altı, kaşlarda, kirpikler toz oluyor. Fırça çıkarır bu tozu ve talaşı. Daha sonra da yıkarsın, geçer gider’’ diye konuştu.

Mesleği babasından öğrendiğini belirten Vatandaşlar, babasının 4.5 yılda 3 ayrı mesleği öğrendiğini, kendisinin ise anahtar çekimi, çilingirlik, ağaç oyma, gözlük, çakmak tamiri, gibi 5-6 meslek ve zanaat sahibi olduğunu da kaydetti.

Önceden sokakların meslek ve zanaat sahipleri ile dolu olduğunu ama artık insanların kolay para peşinde koştuğunu belirten Devlet Sanatçısı Vatandaşlar, artık çalıştıracak çırak bulamadıklarını kaydederek, mesleklerin önümüzdeki yıllarda unutulabileceğini ifade etti.

Kendisinin yaklaşık 8-10 yaşlarında öğrendiği meslek ile yarım asırdan fazla zamandır kendisinin ve ailesinin geçimini sağladığını, çocuklarını okuttuğunu, araba ve evler alabildiğini sözlerine ekledi.