Reklam
Reklam

Madenci İzzet Ak: “Taş tozu olsaydı bu kadar şehit olmazdı”

Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
27 Temmuz, 2023 12:04 tarihinde yayınlandı
0

Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Amasra Müessesinde 43 madencinin yaşamını yitirdiği patlamayla ilgili 7’si tutuklu 23 sanığın yargılandığı davanın 3’üncü duruşmasında patlamadan yaralı kurtulan madencilerin de aralarında olduğu müşteki ve tanıklar dinlendi. Patlamada ağır yaralanan İzzet Ak taş tozu uygulamasının yeterli olmadığını ifade edip, “Taş tozu 250-236 kotları arasına serilirdi. Yani kolay yere serilirdi. 300,350 kotlarında yoktu. Taş tozu olsaydı belki bu kadar can da yanmazdı. Bu kadar arkadaşımız şehitte olmazdı.” Dedi.
14 Ekim 2022 tarihinde Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Amasra Müessese Müdürlüğünce işletilen maden ocağında meydana gelen patlamada 41’i olay günü, 2’si ise tedavi altına alındıkları hastanede olmak üzere toplam 43 madenci hayatını kaybetti.
Bartın Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 195 sayfalık iddianamenin Bartın 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilmesinin ardından 25 Nisan tarihinde görülemeye başlanan davaya Bartın Adliyesinde devam edildi.
7’si tutuklu 23 sanığın yargılandığı dava için geniş güvenlik önlemleri alınırken davanın 3’üncü duruşmasında patlamadan yaralı kurtulan madencilerin de aralarında olduğu müşteki ve tanıklara söz verildi.
Patlamada ağır şekilde yaralanan; yüz, kafa, kollar, göğüs ön duvarı, boyun, bel ve bacaklarındaki yaklaşık yüzde 90’a yakın yanık ve çeşitli ezilme ile kırıkları bulunan müştekilerden maden işçisi İzzet Ak dinlendi.
Patlama sonrasında uçak ambulansla Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’ne sevk edilen ve 8 ayı aşkın süren tedavi sürecinde 140 civarı ameliyat geçiren 40 yaşındaki İzzet Ak tekerlekli sandalye ile geldiği mahkemede yaptığı konuşmada, “2009 yılında maden girdim. 14 yıldır çalışıyordum. Postabaşı, nezaretçi olarak göreve getirildim. Okumam yazmam yoktur buna rağmen beni postabaşı yaptılar. Olay günü 350 kotundaydım. Postabaşı olarak işçilerden bir saat sonra madene giriyorduk. Olay anına ilişkin, patlamayla ilgili hiçbir şey hatırlamıyorum. Patlamadan önce taş tozu 250-236 kotları arasına serilirdi. Yani kolay yere serilirdi. 300,350 kotlarında yoktu. Taş tozu olsaydı belki bu kadar can da yanmazdı. Bu kadar arkadaşımız şehitte olmazdı.” Dedi.
Çalıştığı bölgede havalandırma sıkıntısı olmadığını ancak kardeşinin çalıştığı bölgede sürekli gaz sıkıntısı yaşandığını söyleyen Ak, “Biz ayakta olduğumuz için ayak doğal havalanıyordu. Kardeşim bacada çalışıyordu. Sıkıntımız çok oluyor diyordu. Kardeşim madenden geç çıkardı. Sorardım neden geç çıktığını. Bana içerde gaz olduğunu söylerdi, gazı çıkarmadıklarını ve o nedenle geç kaldıklarını söylerdi. Her akşam geç çıkardı kardeşim. Gazla yine çok uğraştık derdi.” Şeklinde konuştu.
Tatbikat ve eğitimlerle ilgili soruya da yanıt veren Ak, “Eğitimlerden sonra yapılan sınavlar öncesinde bize sorular verilirdi. Birde kurşun kalemle işaretlenirdi. Yanlış olursa düzeltilsin diye. Yukarıda her şey kağıt üzerinde yürüyor ama aşağıda öyle değil. Her şey kurallara uygun yapılmıyordu. Bizden 150-200 ton kömür isteniyordu. Kanunlara göre çalışsak bu kadar üretim yapamazdık. Ve eski malzemelerle çalışıyorduk. Üretim baskısı da vardı. Üretim hedefini tutturamadığımız zaman baskı olurdu” dedi.
İzzet Ak Mahkeme Başkanının “Şikayetçi misin?” sorusuna ise “Kendim için şikayetçiyim, kardeşim içinde şikayetçiyim” diyerek yanıt verdi.
İzzet Ak’nın ağır yaralı olarak kurtulduğu patlamada aynı maden ocağında çalışan maden işçisi Soner Ak (35) hayatını kaybetmişti. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin

Amasya’da 65. Kiraz Teşvik Yarışması yapıldı

amasyada 65 kiraz tesvik yarismasi yapildi pxHFc3zK
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
22 Haziran, 2026 00:45 tarihinde yayınlandı
0 0

Türkiye’nin en eski kiraz teşvik yarışması Amasya’da 65 yıldır gerçekleştiriliyor. Geçen yıl bahçelerde yaşanan zirai don afeti nedeniyle yapılamayan yarışmada üretimin bol olduğu bu yıl ilk üçe giren kiraz üreticilerine altın hediye edildi.

Kentte düzenlenen 12-22 Haziran Uluslararası Atatürk, Kültür ve Sanat Festivali kapsamında gerçekleştirilen yarışma öncesi Amasya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik ekipleri bahçelerin yolunu tuttu. Titiz araştırmalar sonucu ödül almaya hak kazanan ürünler ile üreticileri belirlendi.

Birinci Alpaslan köyünden Yusuf Eser

Birinciliği Taşova ilçesine bağlı Alpaslan köyünden Yusuf Eser kazandı. Yarışmaya ailesiyle birlikte gelen Eser, ödül çekini Amasya Valisi Önder Bakan’ın elinden aldı. Yarışmada ikinci Aydınlık köyünden Hasan Hüseyin Erdem, üçüncü ise Ormanözü köyünden Murat Pamuklu üçüncü oldu. Şehzadeler Gezi Yolunda düzenlenen ödül törenine AK Parti Amasya Milletvekili Haluk İpek, CHP Amasya Milletvekili Reşat Karagöz, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Kemal Çakıroğlu ile diğer yetkililer de katıldı. Halk oyunları ekibinin sahne aldığı yarışmayı izleyen vatandaşlara paketler halinde kiraz dağıtıldı.

“Türkiye’nin en eski kiraz yarışması”

Amasya Ziraat Odası Başkanı Mustafa Cebeci, “Türkiye’nin en eski kiraz yarışmasını Amasya’da yapıyoruz. 1962 yılından bu yana 65 yıldır bu yarışma geleneksel olarak yapılıyor. Sadece geçen yıl zirai afeti don nedeniyle ağaçlar meyve vermediği için yarışma yapılamamıştı. Dereceye giren üreticilerimizi kutluyorum” dedi.

Bu yıl yaklaşık 50 bin ton rekolte bekleniyor

Coğrafi işaretli Amasya kirazının Türk kirazı olarak tanındığını anlatan Cebeci, “Rusya, Almanya gibi ülkelere ilimizden kiraz ihracatı yapılıyor. Bu yıl yaklaşık 50 bin ton rekolte bekliyoruz” diye konuştu.

“1963’te dedemin diktiği kiraz ağaçlarından ürün alıyoruz”

Geleneksel yarışmanın bu yılki şampiyonu Yusuf Eser de, “1963 yılında dedemin diktiği kiraz ağaçlarını yetiştirerek ürün alıyoruz. Teknolojik gelişmeleri de takip ederek ailece üretim yapıyoruz. Bölgede kiraz üretiminin merkezi olmasını istediğimiz köyümüz Alpaslan’ın daha da gelişeceğine inanıyorum” şeklinde konuştu. Eser’in eşi Gülhanım Eser’de 65 yıldır süren yarışmanın bu yılki kazananın olmanın gururunu yaşadıklarını söyledi.

“Rabbim geçen sene vermediğinin iki katını verdi”

Ömrü bahçelerde şifa kaynağı kirazlardan toplayarak geçen Sadiye Öztürk, yarışmanın kazananlarını alkışlayarak kutladı. Geçen yıl kiraza hasret kaldıklarını hatırlatan Öztürk, “Bir tane bile kiraz yemek nasip olmamıştı. Ama bu sene Rabbim geçen sene vermediğinin iki katını verdi. Bol kirazımız var. Her yere yetecek inşallah” şeklinde konuştu. Yarışmaya Çiğdemlik köyünde katılan Ertan Uzun ise, genç bir çiftçi olarak üretim yapmayı sürdüreceğini vurguladı.

Bizi sosyal medyadan takip edin