Anadolu Otoyolu’nun Bolu geçişinde lastiği patlayan ve emniyet şeridinde bekleyen tıra, kamyonet çarptı. Kazada kamyonet sürücüsü yaralanırken, kamyonette yüklü malzemeler yola saçıldı.
Kaza, Anadolu Otoyolu’nun Bolu geçişinde Doğu gişeleri mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, İstanbul istikametinde seyreden Yusuf Y. idaresindeki 06 DDT 803 plakalı tırın ön lastiği patladı. Lastiğinin patladığını fark eden sürücü, aracını emniyet şeridine park ederek gerekli duba önlemini aldı. Aynı istikamette seyreden Salim Ö. yönetimindeki 34 FUC 978 plakalı kamyonet, emniyet şeridindeki lastiği patlayan tırın dorsesine çarptı. Çarpmanın etkisiyle kamyonet otoyolda 2 şeridi kapattı. Meydana gelen kazada kamyonet sürücüsü Salim Ö. yaralandı. Kamyonun kasasında bulunan çeşitli malzemeler yola saçıldı ve otoyol savaş alanına döndü. Durum 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirildi. İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis, itfaiye, jandarma, AFAD ve karayolları ekipleri sevk edildi. 2 şeridin tamamen kapandığı kazanın ardından bölgede uzun araç kuyrukları oluştu.
İtfaiye ekipleri tarafından araç içerisinde sıkışan sürücü bulunduğu yerden çıkarıldı. Sağlık ekipleri tarafından olay yerinde ilk müdahalesi yapılan Salim Özcan, hastaneye sevk edildi. Karayolları ekipleri tarafından otoyola saçılan malzemeler temizlendi.
Duba önlemini aldığını belirten Yusuf Y., “Arızalıydı aracım. Ön lastik patladı” dedi.
Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.


Lastiği patlayan tıra kamyonet çarptı: Otoyol savaş alanına döndü
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

