Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
17 Ağustos, 2024 12:52 tarihinde yayınlandı
0

Ladik Gölü, ’Ladik çölü’ oluyor

Yüzen adaların bulunduğu doğa harikası Ladik Gölü, kırmızı alarm veriyor. Havadan görüntülenen gölde çölü andıran manzaralar ortaya çıktı.

Oldukça düşen su seviyesi nedeniyle dibi görünen Ladik Gölü ile ilgili Prof. Dr. Cevdet Yılmaz, “Lâdik gölü tamamıyla kuruyabilir. Çünkü Lâdik Gölü’nün gelir-gider dengesi son yıllarda çok bozuldu” dedi.

Türkiye’nin Karadeniz Bölgesi’ndeki en önemli doğal göllerinden biri olan, yüzen adaları ve turna balığı ile ünlü Lâdik Gölü, kuraklıktan oldukça etkilendi. 870 dekarlık alanda bulunan gölün bazı bölümleri meraya dönüşerek hayvanlar otlamaya başladı. Gölde suların çekilmesiyle ortaya çatlayan toprak manzaraları çıktı. Göle renk katan binlerce pelikan kuşunun doğal yaşam alanı daraldı. Ladik Gölü ve pelikanlar havadan görüntülenerek kuraklığın boyutu gözler önüne serildi.

“Lâdik gölü tamamıyla kuruyabilir”

Ladik Gölü’ndeki durumu değerlendiren Ondokuz Mayıs Üniversitesi(OMÜ) Eğitim Fakültesi Coğrafya Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cevdet Yılmaz, “Lâdik ilçesinde bulunan ve adını buradan alan Lâdik Gölü, Türkiye’nin en önemli tektonik kökenli doğal tatlı su alanlarından biri. Son yıllarda dünya genelinde görülen sıcaklık artışları ve buna bağlı olarak ortaya çıkan kuraklık ülkemizde açık su yüzeyleri olan doğal göllerimizi de etkiliyor. Anadolu’da birçok göl kurudu. Lâdik Gölü de yaz kuraklığından fazlasıyla etkilendi ve suları çekilerek geniş bir alanda göl tabanı ortaya çıktı. Önlem alınmadığı takdirde Lâdik Gölü tamamıyla kuruyabilir. Çünkü Lâdik Gölü’nün gelir gider dengesi son yıllarda çok bozuldu. Yaz kuraklıklarıyla bu denge onarılamaz hale geldi. Göl alanında gelir gider dengesinin kurulması ve gölün tekrar eski dönemlerdeki görünümünü alması için kısa ve uzun vadeli acil eylem planlarına ihtiyaç var” diye konuştu.

“1 metrenin altına kadar geriledi”

Göl sahasının yarı yarıya azaldığını belirten Prof. Dr. Cevdet Yılmaz, “Lâdik Gölü, Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerinde olup, Lâdik ilçe merkezine de çok yakın. Göl geçmişte 7 km uzunluğa, 2 km genişliğe sahipti. En derin yeri 6 m civarında olup, yaklaşık 870 hektar alan kaplıyordu. Günümüzde göl sahası yarı yarıya azaldığı gibi su seviyesi de oldukça düşerek 1 metrenin altına kadar geriledi. Lâdik Gölü’nü besleyen küçük akarsuların çoğu gölün hemen güneyindeki Akdağ’dan kaynağını alıyor. Geçmişten günümüze göl ve çevresinde; avcılık ve balıkçılığın yanı sıra sazlıklara bağlı olarak hasırcılık, çiçek toprağı (torf) elde etme, gölün fazla sularından sulamada faydalanma, yazın göl sularının çekildiği alanlarda mera hayvancılığı gibi faaliyetler vardı. Göl önemli bir sulak alan olup, aynı zamanda göçmen kuşların barınma ve uğrak yeri olduğu için Önemli Kuş Alanı (ÖKA) statüsüne alınmış, ayrıca son dönemlerde yüzen adalarıyla da adından söz ettirmeye başlamıştı” şeklinde konuştu.

“Büyük bir felaketle sonuçlanabilir, göl bütünüyle kuruyabilir”

Prof. Dr. Yılmaz şunları söyledi:

“Lâdik Gölü deniz seviyesinden yaklaşık 900 m yüksekte. Karadeniz sahiline göre daha az nemli olması, hemen gerisinde Akdağ’ın hem kış turizm merkezi hem yazın yaylalarıyla ayrı bir çekicilik taşıması, Lâdik kasabası gibi tarihi bir yerleşmenin hemen yakınında, Lâdik-Taşova güzergâhı üzerinde anayol üzerinde bulunması gibi çekiciliklerle yine son yıllarda turizm sektöründe de öne çıkmaya başlamış, çevresindeki turistik tesis sayısı artmaya başlamıştı. Lâdik Gölü’nü besleyen ana kaynaklar Akdağ çıkışlı olup bu sular günümüzde ticari şirketler tarafından şişelenerek satıldığı için gölün beslenmesi bu kesimlerde neredeyse sıfıra yaklaşmıştır. Hemen doğusundaki Destek Boğazı yörede su bölümü çizgisini oluşturmakta, bu yüzden Lâdik Gölü doğu tarafından beslenememektedir. Çevredeki küçük diğer dereler de gölü beslemekte yetersiz kaldıkları gibi, ani sağanak yağışlar sonucu taşıdıkları bol alüvyonlarla göl tabanını doldurarak gölün daha da sığlaşmasına sebep olmaktadırlar. Batıda, gölün ayak kısmında DSİ’nin bir regülatörü vardır. Bu regülatör ile Lâdik Gölü suları Tersakan Çayı üzerinden Merzifon’daki Yedikır Barajı’nın yedek su rezervuarı işlevini görmektedir. Kurak mevsimlerde Suluova’nın tarımsal sulama suyu ihtiyacı Yedikır Barajı’ndan, Yedikır’ın yedek su ihtiyacı da Ladik Gölü’nden karşılanmaktadır. Bu regülatörle göl sularının seviyesi yüksek tutulabilir fakat bu durumda tarımsal sulama etkilenmektedir. Son yıllarda Akdağ’ın yeterince kar yağışı görmemesi dağlık alan ekosistemini de bozmuş, bu alandan sızarak veya akarak gelen suların miktarını azaltmıştır. Bu da yetmezmiş gibi, Akdağ’dan kaynağını alan suların çok büyük kısmı kontrol altına alınıp içme suyu olarak şişelenip satıldığı ve işin içine su ticareti girdiği için bu kaynaklardan gölün beslenmesi de artık neredeyse imkânsızdır. Görüldüğü gibi Lâdik Gölü havzası büyük bir ekosistemdir ve birbiri ile ilişkili çok sayıda faktör Lâdik Gölü’nü etkilemektedir. Bu süreçte artan kuraklık ve göl seviyesindeki değişim büyük bir felaketle sonuçlanabilir, göl bütünüyle kuruyabilir. Gölün gelir gider dengesini gözetecek yakın ve uzak vadeli iyileştirici ve sürdürülebilir projelere, havza yönetim modellerine ihtiyaç vardır. Ancak bunlar yapılır, göl havzasına bir bütünün parçaları gibi bakılır, ona göre bir yönetim planı uygulanırsa göl kurtulabilir ve gelecek nesillere ulaşabilir.”

“Yıllar öncesinde bu göl kenarında 3-5 kilo turna balığı tutardım”

Ladik’te yaşayan eğitimci-yazar Hadi Ergül ise “Uzun zamandır devam eden kuraklık, küresel ısınma, gözbebeği olan Ladik Gölümüzü bitirme noktasına getirdi. Üzülerek belirtmek istiyorum ki etrafındaki köylülere, çevresindeki insanlara aş olan iş olan göl çaresizlik içerisinde kendi yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Binlerce canlının yaşadığı gölümüzde pelikanlar, dünyaca ünlü turna balıkları, tahta balıkları ve yıllar öncesinde hasır dokunan kamışları, yüzen adacıkları ile örnek olan gün geçtikçe değerini, kıymetini kaybetmektedir. Bunun yanı sıra aşırı, bilinçsiz, beceriksiz yapılan sulama faaliyetleri ile göl tamamen susuz kaldı. Yıllar öncesinde bu göl kenarında ben kaşık oltam ile 15 dakika içerisinde 3-5 kilo turna balığı tutardım. Benimle birlikte yüzlerce kişi aynı güzelliği yaşıyordu. Bugün ne o insanları var, ne o balıklar var. Sadece gölün yapışmış toprakları çaresiz yüzen pelikanları var” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
BDB82583 8C6B 4767 AC41 DB2A1BAA5A08
Berkay Doğan Avatarı
Berkay Doğan tarafından
29 Mayıs, 2026 18:30 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

AYVALIK VE AKGÜL’DEN SAFRANOVA’YA ZİYARET

Karabük’ün tarım ve kırsal kalkınma alanındaki önemli projelerinden biri olan Lavanta Kokulu Safran Bahçesi Projesi “Safranova”, önemli isimleri ağırladı.

Karabük İl Tarım ve Orman Müdürlüğü görevini yürüttükten sonra Bilecik İl Tarım ve Orman Müdürü olarak görevine devam eden Çetin Ayvalık ile geçmiş dönem Safranbolu İlçe Tarım Müdürü ve mevcut İzmir İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı Mehmet Akgül, Safranova’yı ziyaret ederek proje kapsamında yürütülen çalışmaları yerinde inceledi.

Gerçekleştirilen ziyarette heyete Safranbolu Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erol Altuntepe eşlik etti. Heyet, proje hakkında bilgi alırken Safranova’nın geldiği noktayı değerlendirme fırsatı buldu.

Ziyarette konuşan Başkan Erol Altuntepe, Safranova’nın yalnızca bir tarım projesi olmadığını belirterek, kırsal kalkınma, turizm ve bölgesel marka değerine katkı sağlayan önemli bir yatırım olduğunu ifade etti.

Altuntepe açıklamasında, “Bölgemizin tarım, kırsal kalkınma ve turizm potansiyeline önemli katkılar sunan, özellikle Safranbolu safranının gelecek nesillere aktarılmasına büyük destek sağlayan Safranova’nın kuruluşundan bugüne kadar olan süreçte büyük emekleri bulunan Çetin Müdürümüz ve Mehmet Müdürümüze teşekkür ediyorum. İlimizdeki görevleri sona ermesine rağmen projeye teknik anlamda destek vermeyi sürdürüyorlar” ifadelerini kullandı.

Safranova’nın her geçen gün büyümesinden duydukları memnuniyeti dile getiren Ayvalık ve Akgül’ün, projeyi takdirle karşıladığı belirtildi.

Başkan Altuntepe ayrıca, Safranova’ya destek veren Safranbolu TSO Meclis Başkanı Cengiz Ünal, meclis üyeleri ve oda üyelerine teşekkür ederek projenin bölge adına önemli kazanımlar sunduğunu vurguladı.

Öte yandan ziyaret kapsamında, bir süredir ortak çalışmalar yürütülen yeni proje hakkında da değerlendirmelerde bulunuldu. Safranbolu’dan Bilecik ve İzmir’e uzanacak yeni projenin kısa süre içerisinde hayata geçirilmesinin planlandığı belirtilirken, detayların ise önümüzdeki günlerde kamuoyuyla paylaşılacağı ifade edildi.

Ziyaret, günün anısına çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin