KUZKA’da desteklenmeye hak kazanan projeler belli oldu - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
26 Temmuz, 2016 08:47 tarihinde yayınlandı
0
0

KUZKA’da desteklenmeye hak kazanan projeler belli oldu

KASTAMONU Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA)’nın ilan ettiği “2016 Yılı Teknik Destek Programı” kapsamında başvurusu kabul edilen projelerin değerlendirme süreçleri tamamlanarak desteklenmeye hak kazanan projeler belli oldu. KUZKA tarafından 01.02.2016 tarihinde ilan edilen “2016 Yılı Teknik Destek Programı” kapsamında 3. Dönem içerisinde KUZKA’ya sunulan projelerin değerlendirilme süreci sona erdi. Teknik Destek Programı kapsamında başvurusu alınan ve değerlendirme süreçleri sonunda başarılı bulunan projeler, 25 Temmuz 2016 Pazartesi günü KUZKA Genel Sekreterliğince onaylandı. Kastamonu, Çankırı ve Sinop illerinden KUZKA’ya sunulan 11 proje başarılı bulunarak desteklenmeye hak kazandı. Program kapsamında Çankırı Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün “Kentsel Dönüşüm İçin Kamu Hizmet Kalitesinin Arttırılması”, Tosya Ticaret ve Sanayi Odası’nın “Tosya TSO KOSGEB Destekli Girişimcilik Eğitimi Projesi”, Çankırı İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’nün “Sağlıklı Adım, Organik Tarım”, Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün “Lider Öğretmenlik ve Kurumsal Kapasite Geliştirme”, Sinop Belediyesi’nin “Sinop Merkez 151 Ada 187 Parselde Bulunan Tescilli Eski Eserin Röleve, Restorasyon ve Restitüsyon Projelerinin Hazırlanması”, Kastamonu İl Sağlık Müdürlüğü’nün “Afetlerde ve Olağan Dışı Durumlarda Arazi Araçları ve Donanımlarını Kullanma Eğitimi”, Kastamonu Afet ve Acil Durum İl Müdürlüğü’nün “Kayalık Alanlarda ve Dağlık Arazilerde Güvenli Kurtarma Eğitimi”, Çankırı Belediye Başkanlığı’nın “Kamu İhale Mevzuatı Eğitimi”, Kastamonu Belediyesi’nin “Kastamonu Belediyesi Kurumsal Gelişim Eğitimleri”, Kastamonu İli Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’nin “Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Farkındalığı Eğitimi”, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği Kastamonu Şubesi’nin “Nitelikli İş Nitelikli Ticaret Diş Ticaret Eğitim Programı” projeleri desteklenmeye değer bulundu. KUZKA, 2016 Yılı Teknik Destek programı kapsamında proje başvurusu alınmasına devam edileceğini açıkladı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay