Kraliçe arısının ömrünü uzatan arı sütü 45 bin liradan alıcı buluyor - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
23 Haziran, 2025 12:28 tarihinde yayınlandı
0
0

Kraliçe arısının ömrünü uzatan arı sütü 45 bin liradan alıcı buluyor

Arı kovanlarında sadece kraliçe arı için ayrılan arı sütü, yıllar önce ithal edilirken son yıllarda yerli arıcılar tarafından üretilmeye başlandı.

Her kovandan çay kaşığı miktarında çıkarılan arı sütü, kilosu 45 bin TL’den satışa sunuluyor. Dünyanın en pahalı yiyeceklerinden birisi olduğu söylenen arı sütünün faydaları saymakla bitmiyor.

Her yıl hava sıcaklıklarına göre nisan, mayıs ve haziran aylarında sağımına başlanan ve eylül ayına kadar hasadı devam eden arı sütü, kovanlardan çıkartılmaya başlandı. Baldan daha zor üretim sürecine sahip arı sütü, birçok hastalığa ve kanser türlerine şifa olmasıyla da biliniyor. 5 yıl öncesine kadar üretimi yapılmayan arı sütü, 45 bin liradan alıcı buluyor. Bir kovandan günde 2 çay kaşığı kadar elde edilen arı sütü, kraliçe arının tek besin kaynağı olarak da biliniyor. Arı sütünün dünyanın en pahalı yiyeceklerinden biri olduğunu ifade eden Engin Ekinci, “Aynı cinsten ve ırktan olan işçi arının ömrü 40 günken, sadece arı sütü ile beslen kraliçe arının ömrü 3 ila 4 yıl arasında değişiyor. Kraliçe arının ömrünü uzatan besini insan ömrüne nasıl faydalar sağlar” şeklinde konuştu.

“Kraliçe arının tek besin kaynağı”

Kraliçe arının tek besin kaynağının arı sütü olduğunu ve bu nedenle de aynı ırktan ve cinsten işçi arılara göre daha uzun yaşadıklarını ifade eden Ekinci, “Bu mevsimlerde arı sütünün hasadını yapıyoruz. Sağlık açısından birçok faydası bulunuyor. Kanser hastalığı gibi önemli birçok hastalığa iyi gelmesiyle bilinen arı sütü, dünyanın en pahalı yiyeceklerinden birisi. Kilogram fiyatı yaklaşık 45 bin lira. 5 yıl öncesine kadar arı sütleri yurtdışından ithal olarak getirtiliyordu ancak son zamanlarda yerli arıcılarımız tarafından da üretilmeye başlandı.

Bir günde bir kovandan yaklaşık 2 çay kaşığı kadar arı sütü alabiliyoruz. Arı sütü vitamin ve mineral bakımından oldukça zengin bir besin. Arı sütü kraliçe arının tek besin kaynağı. Bir işçi arının ömrü yaklaşık 40 günken arı sütü ile beslenen kraliçe arının ömrü 3 ila 4 yıl arasında değişebiliyor. Aynı cinsten ve ırktan olan işçi arı 40 gün yaşarken sadece arı sütü ile beslen kraliçe arının ömrü daha uzun oluyor. Kraliçe arının ömrünü uzatan besini insan ömrüne nasıl faydalar sağlar onu tahmin bile edemeyiz” dedi.



Bizi sosyal medyadan takip edin
222222222
Mustafa Akgün Avatarı
Mustafa Akgün tarafından
20 Nisan, 2026 09:30 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 19.04.2026 14:51
0
0

KARABÜK 2037 VİZYONU RAPORU MASADA MI KALDI?

Karabük Kent Vizyonu 2037 Raporunda hedefler belirlenirken, bunun ne kadarının hayata geçtiği ne kadarının geçmediği merak ediliyor

Karabük Ticaret ve Sanayi Odası (KTSO) ev sahipliğinde, Başkan Fatih Çapraz’ın öncülüğünde 5-6 Haziran 2024 tarihlerinde düzenlenen “Karabük Kent Vizyonu 2037 Çalıştayı” sonrasında hazırlanan rapor, kentin geleceğine ışık tutacak önemli stratejiler ortaya koymuştu. Raporda; Karabük’ün sosyal, ekonomik, kültürel, eğitim, çevre, kentleşme, sağlık, ulaşım ve turizm alanlarında kalkınmasını sağlayacak yol haritası detaylı şekilde belirlenmişti. Ancak aradan geçen sürede, belirlenen hedeflerin ne kadarının hayata geçirildiği sorusu gündeme geldi.

TANITIM VURGUSU DİKKAT ÇEKMİŞTİ

Raporda öne çıkan başlıklardan biri de tanıtım ve markalaşma konusuydu. “Tanıtımdan pazarlamaya tüm süreçler bütün paydaşlar tarafından internet ve sosyal ağlar ortamlarında paylaşılmalıdır. Karabük’e ait markalar oluşturulmalıdır. Markalaşma, kent kimliğini güçlendiren temel unsurlardan biridir” ifadelerine yer verilmişti.

Bu yaklaşım, Karabük’ün sahip olduğu potansiyelin daha geniş kitlelere ulaştırılması açısından kritik bir unsur olarak değerlendirilmişti. Nitekim şehir; huzur ve güven ortamı, sanayi altyapısı ve eğitim olanaklarıyla hem yatırımcılar hem de öğrenciler için cazip bir merkez olabilecek özellikler taşıyor.

Cumhuriyetin kuruluş sürecinde önemli bir rol üstlenen Karabük, 13 haneli bir yerleşimden güçlü bir sanayi kentine dönüşerek Türkiye’nin kalkınma hamlesinde özel bir yer edindi. “Demir-çeliğin başkenti” olarak anılan Karabük, yerli ve milli ağır sanayinin temellerinin atıldığı merkezlerden biri olma özelliğini taşıyor. Ancak tüm bu güçlü geçmişe rağmen, Karabük’ün ülke genelindeki bilinirliğinin istenilen seviyede olmadığı yönünde eleştiriler bulunuyor. Yapılan gözlemler, birçok kişinin Karabük’ün coğrafi konumunu dahi tam olarak bilmediğini ortaya koyuyor.

TANITIMIN SORUMLULUĞU KİME AİT?

Bu noktada en önemli sorulardan biri de tanıtım faaliyetlerinin kim tarafından yürütüleceği. Valilik, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, sanayi kuruluşları ve vatandaşların bu süreçteki rolü tartışma konusu olmaya devam ediyor.

Bir çok kesim tarafından etkili bir tanıtım ve markalaşma sürecinin ancak tüm paydaşların ortak hareket etmesiyle mümkün olabileceğine işaret ederken, aksi halde, bireysel çabaların sınırlı kalacağı ve kentin potansiyelinin yeterince değerlendirilemeyeceği ifade ediliyor.

Karabük Kent Vizyonu 2037 Raporu’nun ortaya koyduğu hedeflerin ne ölçüde uygulandığı, sorunlara yönelik çözüm önerilerinin ne kadarının hayata geçirildiği henüz netlik kazanmış değil.

Kentin güçlü sanayi geçmişine rağmen, tanıtım ve markalaşma alanında beklenen ilerlemenin sağlanamaması, “Karabük vizyonu kağıt üzerinde mi kaldı?” sorusunu beraberinde getiriyor.

Yetkililerin ve tüm paydaşların, raporda belirlenen hedefler doğrultusunda daha somut adımlar atması gerektiği ifade ediliyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin