Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
10 Ekim, 2023 13:53 tarihinde yayınlandı
0

Köylüler Başkent Elektrik’ten Açıklama Bekliyor

Karabük’ün Kahyalar ve Kaleköy sakinleri ceplerinden para harcayarak yaptırdıkları  güneş enerji sistemi yaptırdıklarına pişman olduklarını söylediler.

Karabük’ün Kahyalar ve Kaleköy sakinleri, güneş enerji sistemi (GES) ile kullandıkları elektriğin dağıtım bedellerine artış yaşandığı bu artışın sebebini sorduklarında muhatap bulamadıklarından dert yandı. Kendi ürettikleri elektriğin bedelini öderken zorlandıkları için yaptırdıkları panellerden pişman olduklarını dile getirdiler.

Kahyalar Köyü Muhtarı Tuncay Coşkun, konuyla ilgili olarak şunlara değindi: “2021 yılında köyümüzde ORKÖY’ün desteklerinden yararlanarak, evlerde kullanılabilir enerji projesi ile evlerimize güneş panelleri takıldı. O yıl içerisinde iletişim bedeli adı altında cüzi miktarda bir ödeme yapıyorduk. 2023 yılında ise bu ödemeler yüzde 90 civarına ulaştı. Örneğin, 400 TL üretim bedeli geliyor, 380 TL’sini geri alıyorlar.  Bununla ilgili gerekli yerlere ulaşmaya çalıştık. Herkes bir başkasına yönlendirdi. Yeni bir kanun maddesi gereğince vergileri bu şekilde aldıklarını öğrendik ama bizim bundan haberimiz olmadı. Çünkü bizim sözleşmemiz bir yıl öncesinde imzalandı. Güneş panelleri takıldığında imzaladığımız sözleşmede böyle bir artıştan bahsedilmiyordu. Bu konuyla ilgili bir tebligatta almadık. Bizim köyümüzün 20 kw’lık enerji panellerini 7 yıl önce kullanmaya başlamıştık. Bunun iyi olduğunu görerek bizim köyde 22 bireysel kullanıcı olduk. Kaleköy’de 10 kullanıcı oldu. Ödemeler yüzünden mağdur olduk.”

Kaleköy Muhtarı Mustafa Öztürk ise Muhtar Coşkun gibi sorunu yaşadıklarını belirtti. Öztürk: “Bizim köyümüzde 10 kullanıcı var. Biz de 300 TL gönderiyorlar, 280 TL’sini geri alıyorlar. Aynı şekilde mağduruz. Güneş panelini taktıranlar mağdur olduk. Sözleşme imzaladık. İptal de edemiyoruz.”

Kahyalar Köyü Sakinlerinden Yüksel Öztürk: “Bizim ürettiğimiz enerjinin yaklaşık yüzde 20’si alınıyordu. Memnunduk. Fakat 2023 yılı başından itibaren bizim ürettiğimiz elektriğin, Başkent Elektrik tarafından ürettiğimizin yüzde 90’ı, hat kullanım ve enerji bedeli olarak bizden geri alınıyor. Biz araştırdık, dilekçeler yazdık ama henüz bir yanıt alamadık. Biz Başkent Elektrik’ten, ürettiğimiz elektriğin miktarını, harcadığımızın miktarını, almış oldukları miktarları detaylandıran bir fatura istedik. Buna da bir yanıt alamadık. Bu ay 1 kw’sı 1,1323 kuruştan almış. 336 TL ödemiş, 263 TL’sini hat kullanımı, 49,10 TL’sini de enerji kullanımı diye talep etmiş.  Yüzde 90’ı geri alınmış oluyor. Biz çevreye, ormana ve devletimize katkı sağlıyoruz. Köylere uygulanması için teşvik edilmesi gerekirken bunu kimse yapmaz. Orköy’den kredi çektik. Önümüzdeki ay 1.700 TL taksit ödemesi var. Taksitlerimiz devam ediyor. Başkent Elektrik, bizi mağdur etmeden faturaları görsün, detaylandırsın. Bir çözüm bulsun istiyoruz. Bu yıl mecburen cebimizden ödeyeceğiz. Başkent Elektrik’ten şeffaf bir şekilde bunu detaylandırıp bize yardımcı olmalarını talep ediyoruz.”

PİŞMAN OLDUK

Karabük’te ikamet eden yazları köyde geçiren Osman Ulu’da Kahyalar Köyü’ndeki yenilenebilir enerjiyi yaymak amacıyla öncü olduklarını ancak pişman olduklarını anlattı. Ulu: “Köyümüzde yaşamın sürdürülebilmesi ve ekonomimize katkı sağlaması amacıyla iki yıl önce devlet desteği ile çatılarımıza güneş enerji sistemini yaptırdık. Projeye uygun cebimizden paralar harcadık. Devletimizin özel sektörün kar iştahına birilerinin dur demesi gerekir. Bunu bekliyorum.” dedi.

Köydeki emekli öğretmen Sabri Kaya ise “Öncelikle köyümüzde su ısıtıcısı için çatılarda çalışma yaptık. Güneş enerjisinden elektrik üretim işine de başladık. Ama biz ne kadar elektrik üretiyoruz ne kadar harcıyoruz belli olmadığı için canımız sıkılıyor. Komşularımızla beraber pişman olduk. Çatımızda bulunan 10 panel için her ay 355 TL ödüyorum. Bir veya iki aileye yetiyor. Keşke devletimizi ve başkalarını bu şekilde rahatsız etmeseydik.” dedi. Lisanssız elektrik üretiminde güneş enerji sistemi (GES)’nin bireysel kullanıcılara ciddi miktarda kar sağlayacağı düşünülerek Kahyalar ve Kaleköy sakinleri zarar ettiklerini ve Başkent Elektrik yetkililerinin kendilerine yardımcı olmalarını talep etti. (Esra Oğuzkağan Özkan)

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
bakan gurlek aciklamisti 20 yillik faili mechul olayi zanlilari adliyede EGUsR1dC
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
05 Haziran, 2026 08:07 tarihinde yayınlandı
0 0

Bakan Gürlek açıklamıştı: 20 yıllık faili meçhul olayı zanlıları adliyede

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, 2006 yılından bu yana faili meçhul kalan bir kadın cesedinin kimliğinin tespit edildiğini ve olayla ilgili 3 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini açıklamasının ardından, Samsun’un Bafra ilçesinde 20 yıllık cinayet dosyası kapsamında gözaltına alınan şüpheliler adliyeye sevk edildi.

Samsun’un Bafra ilçesinde 14 Mart 2006 tarihinde Ozan Çayı’nda bulunan ve uzun yıllar kimliği tespit edilemeyen kadın cesedine ilişkin faili meçhul cinayet dosyasında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Bafra Cumhuriyet Başsavcılığı, 4 Mayıs 2026 tarihinde Samsun İl Jandarma Komutanlığı’na gönderdiği yazıda, JASAT personelinden özel bir ekip kurulmasını istedi. Yazıda, Ozan Çayı’nda bulunan cesedin 25 yaşlarında bir kadına ait olduğunun değerlendirildiği, ölümün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı meydana geldiği ve dosyada bugüne kadar herhangi bir gelişme kaydedilemediği belirtildi.

Yalova’da 2004 yılından bu yana kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı

Soruşturmanın yeniden derinleştirilmesiyle birlikte JASAT ekipleri, 2005-2006 yılları arasında kayıp ihbarı verilen kadınlara ilişkin daraltılmış çalışma yaptı. Yapılan analizlerde, cesedin Yalova’da 2004 yılında kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği değerlendirildi.

Bu kapsamda Gülcan Yazıcı’nın kızı Sultan Orta’dan DNA örneği alındı. Bafra Sulh Ceza Hakimliği’nin kararıyla buluntu cesetten elde edilen DNA profili ile kızından alınan biyolojik örnekler karşılaştırıldı. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda, kimliği meçhul cesedin DNA profili ile SO kodlu kişinin DNA profili karşılaştırıldı. Raporda, kimliği meçhul şahsın yüzde 99,99 ihtimalle SO kodlu kişinin biyolojik annesi olabileceği tespit edildi. Böylece 2006 yılında Ozan Çayı’nda bulunan kadın cesedinin, kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği yönündeki değerlendirme DNA raporuyla güçlendi.

17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya gelmiş

Dosyada yer alan araştırma ve analiz tutanağına göre, Gülcan Yazıcı’nın 17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya geldiği, çocukları Sultan ve Selim’i ziyaret ettiği, bir süre sonra köyden ayrıldığı, kızına bir telefon numarası verdiği ve daha sonra kendisinden bir daha haber alınamadığı belirtildi.

JASAT ekiplerinin yaptığı çalışmada, Ozan Mahallesi ile Boğazkaya ve Darboğaz Mahallelerinin birbirine yakın olduğu, Gülcan Yazıcı’nın son görüldüğü yer ile cesedin bulunduğu bölge arasında bağlantı kurulduğu ifade edildi.

Soruşturma kapsamında, dosyada adı geçen N.Y., B.A. ve O.O. isimli şahısların “olası şüpheli” olarak değerlendirildiği, bu kişilerin ikametlerinde arama yapılması ve eş zamanlı olarak gözaltına alınmaları için işlem başlatıldığı öğrenildi.

Zanlılar Bafra Adliyesi’nde

Savcılığın talimatı doğrultusunda, şüphelilerin adreslerinde 2 Haziran günü saat 07.00 ile 12.00 arasında yapılan aramalar sonucunda 3 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan şahıslar, geniş güvenlik önlemleri altında Bafra Adliyesi’ne sevk edildi.

Yaklaşık 20 yıldır faili meçhul olarak kalan cinayet dosyasında, DNA raporları ve JASAT ekiplerinin yürüttüğü çalışmalarla önemli delillere ulaşıldığı belirtilirken, soruşturmanın çok yönlü olarak sürdürüldüğü öğrenildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin