Reklam
Reklam
kizilirmak deltasi kus cennetinde bahar coskusu
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
20 Nisan, 2026 16:45 tarihinde yayınlandı
0

Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti’nde bahar coşkusu

SAMSUN (İHA) – Samsun’un Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti, baharın gelişiyle zarif misafirleri flamingoları ağırlamaya başladı. Flamingoların gelişi ile görsel şölenin başladığı Kuş Cenneti, doğaseverlere ve fotoğrafçılara muhteşem kareler sundu.

UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan ve zengin biyolojik çeşitliliğiyle öne çıkan Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti ilkbaharın gelişiyle birlikte eşsiz bir güzelliğe büründü. Her mevsim farklı bir güzelliğe ev sahipliği yapan delta, ilkbaharda da doğa turizmi açısından en yoğun dönemlerinden birini yaşıyor. Doğanın ritminin arttığı ilkbahar aylarında delta birçok önemli kuş türüne ev sahipliği yapıyor. Özellikle ilkbaharda gözlemlenen flamingolar, leylekler, pelikanlar ve balıkçıllar, bölgenin doğal zenginliğini gözler önüne seriyor.

Flamingo resitali

Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti, baharın gelişiyle birlikte yeniden doğanın en zarif misafirlerine de ev sahipliği yapmaya başladı. Her yıl göç dönemlerinde bölgeye uğrayan flamingolar, bu yıl da deltaya renk ve hareket kattı. Flamingoların ziyaret ettiği az sayıda yerlerden biri olan delta, flamingoların gelişiyle birlikte adeta açık hava fotoğraf stüdyosuna dönüştü. Kırmızıya çalan pembe ayakları, uzun boyunları ve estetik duruşlarıyla dikkat çeken flamingolar adeta görsel şölen yaşattı. Büyüleyici manzaralar oluşturan bu kuşlar, doğaseverlere ve fotoğrafçılara eşsiz kareler sundu.

Kuş Cenneti’nde ilkbahar hareketliliği

Her mevsim farklı bir güzelliğe ev sahipliği yapan delta, ilkbaharda doğa turizmi açısından en yoğun dönemlerinden birini yaşıyor. Şehir yaşamından uzaklaşıp doğayla buluşmak isteyenler için cazip bir rota haline gelen Kuş Cenneti, hem günübirlik ziyaretler hem de fotoğrafçılık faaliyetleri için ideal ortam sağlıyor.

Büyükşehir ile konforlu bir mola

Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin üstü açık gezi otobüsleri, bisiklet turları ve elektrikli araçları ile misafirler hem çevreci hem de konforlu bir ulaşımla deltanın güzelliklerini keşfediyor. Büyükşehir Belediyesi tarafından Odak Samsun otobüsleri ile Kuş Cenneti’ne düzenli seferler gerçekleştirilmesi de ziyaretçi sayısının artmasına katkı sağlıyor. Büyükşehir Belediyesi’ne ait Doğanca Ziyaretçi Merkezi, Bungalov Konaklama ve Restoran doğanın içinde vakit geçirmek isteyenler için ideal bir lezzet durağı oluyor. Ziyaretçiler, bu tesislerde hem dinlenme hem de bölgenin doğal atmosferini deneyimleme fırsatı buluyor. Kahvaltıdan yerel lezzetlere uzanan zengin menüsüyle ziyaretçilerin beğenisini kazanan tesisler, hem damaklara hem de bütçelere hitap ediyor.

“Herkesi bu güzellikleri görmeye davet ediyorum”

Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti’nin sadece Samsun’un değil Türkiye’nin en önemli doğal miraslarından biri olduğunu ifade eden Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, “Her mevsim tabiatın en güzel döngülerine tanıklık edebileceğimiz özel bir alan. Büyükşehir Belediyesi olarak bu değeri korumak ve turizmden daha fazla pay almasını sağlamak adına çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Tesislerimiz ve çeşitli aktivitelerimizle deltayı daha cazip kılarken Odak Samsun Otobüsleri ile deltaya ulaşımı kolaylaştırdık. İlkbaharın enerjisiyle birlikte misafir yoğunluğu artmaya başladı. Biz tüm misafirlerimiz bu keşif yolculuğundan mutlu ayrılsın istiyor, çalışmalarımıza bu doğrultu da yön veriyoruz. Her mevsim ayrı güzellikler sunan Kızılırmak Deltası, ilkbaharda doğanın yeniden canlanmasıyla her yaştan insanı büyüleyecek muhteşem kareler sunuyor. Hem deltanın doğal güzelliklerini hem de şehrimizi keşfetmek isteyen herkesi Samsun’a davet ediyorum” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
pandemi sonrasi gozden kacan hastalik uzun sureli kovid KcCApqHH
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
02 Haziran, 2026 12:45 tarihinde yayınlandı
0 0

Pandemi sonrası gözden kaçan hastalık: Uzun süreli kovid

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, kovid-19 geçiren her 6 kişiden yaklaşık birinde görülen “uzun süreli kovid” tablosunun gözden kaçabildiğini belirterek, Türkiye’de yaklaşık 3 milyon kişinin bu durumdan etkilenmiş olabileceğini söyledi.

Uzun süreli kovidin mevcut tahminlerin çok daha fazla insanı etkilediğini ifade eden Prof. Dr. Özkaya, uzun süren halsizlik, yorgunluk, eklem ağrıları, gün içerisinde ani duygu durum değişiklikleri ve sık hastalanma gibi şikayetlerin özellikle pandemi sonrasında arttığına dikkat çekti. Geçen hafta yayımlanan bir araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Özkaya, “COVID-19 ile enfekte olan her 6 kişiden yaklaşık biri uzun süreli COVID geliştiriyor ve bu kişilerin neredeyse yüzde 90’ı kronik sağlık sorunları yaşamaya devam ediyor. Araştırmacılar, enfeksiyon sonrasında ortaya çıkan ve önceden var olan rahatsızlıklarla açıklanamayan semptomları inceleyerek uzun süreli COVID vakalarını belirledi” dedi.

“Yaklaşık 3 milyon kişi etkilenmiş olabilir”**

Türkiye’de 17 milyondan fazla kişinin kovid 19 enfeksiyonu geçirdiğinin düşünüldüğünü belirten Prof. Dr. Özkaya, “Bu rakamlar göz önüne alındığında yaklaşık 3 milyon insanımızın uzun süreli COVID şikayetleriyle yaşamını sürdürdüğünü tahmin ediyoruz. Pandemi sona ermiş olsa da COVID-19 halen görülmeye devam ediyor ve buna bağlı uzun süreli kovid yükü de artıyor” diye konuştu.

Çalışmada uzun süreli COVID tanısı alan hastaların yaklaşık yüzde 90’ında sürekli klinik takip ve tedavi gerektiren en az bir kronik hastalık geliştiğinin ortaya konulduğunu ifade eden Özkaya, hastalarda solunum, sindirim sistemi ve sistemik belirtilerin yaygın olarak görüldüğünü kaydetti.

Tiroid ve metabolik sorunlar dikkat çekiyor

Araştırmanın, uzun süreli COVID’in belirtilerinin bölgelere göre farklılık gösterebildiğini de ortaya koyduğunu belirten Özkaya, bazı bölgelerde tiroid hastalıklarının daha sık görülürken, bazı bölgelerde ise prediyabet ve hiperglisemi gibi metabolik bozuklukların ön plana çıktığını söyledi. Uzun süreli COVID vakalarının tanı konulmasında güçlük yaşandığını vurgulayan Özkaya, “Bu hastalar daha iyi gözetim ve kişiye özel tedaviler gerektiriyor. Ancak ’Long COVID’ için özel bir tanı kodunun bulunmaması nedeniyle birçok hasta farklı branşlara başvurmasına rağmen gözden kaçabiliyor” şeklinde konuştu.

“Doktorlar uzun süreli kovid ihtimalini göz önünde bulundurmalı”

Kardiyologların otonom sinir sistemi bozuklukları, endokrinologların metabolik hastalıklar, nörologların açıklanamayan bilişsel sorunlar, göğüs hastalıkları uzmanlarının nefes darlığı ve derin nefes alma isteği, psikiyatristlerin duygu durum bozuklukları, aile hekimlerinin ise sık hastalanma şikayetleriyle gelen hastalarda uzun süreli kovid ihtimalini değerlendirmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Özkaya, “Bu hastalar, COVID-19 enfeksiyonu ile ilişkilendirilemeyen ancak aslında uzun süreli COVID tablosunun bir parçası olan vakalar olabilir” ifadelerini kullandı.

Uzun süreli kovid 19’un giderek daha önemli bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini vurgulayan Özkaya şunları söyledi: “Bu durum daha iyi gözetim, koordineli bakım ve yeni tedavi yaklaşımlarını gerekli kılıyor. Ayrıca farklı kişilerin farklı semptomlar yaşadığı unutulmamalı, tedavi süreçleri kişiye özel planlanmalıdır.”

Bizi sosyal medyadan takip edin