Reklam
Reklam

Kızılay, Kızılay’dan Para ile Çadır Alıyor

Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
01 Mart, 2023 16:53 tarihinde yayınlandı
0

Türk Kızılayı Karabük İl Merkezi Başkanı Av. Cemalettin Yavaşçı, Şube olarak Deprem Bölgesinde yapılan çalışmalarla ilgili değerlendirmelerde bulunarak Kızılay ile ilgili yapılan eleştirilere de yanıt verdi. Yavaşçı, “Kızılay kamu bütçesi olan bir kurum değil, Kızılay’a bağlı işletmeler var. Bu işletmelerin karları dönem sonunda Kızılay’a aktarılıyor. Ayrıca Şube olarak bizde çadırları ücreti karşılığında Çadır Tekstil A.Ş.’den alıyoruz” dedi

Kahramanmaraş Merkezli yaşanan deprem felaketinden sonra eleştirilerin odağında yer alan Türk Kızılayı Derneği’nin Karabük İl Merkezi Başkanı Av. Cemalettin Yavaşçı, Gazetemize yaptığı açıklamada, yapılan eleştirilerin bilgi eksikliğinden ve bazı kişilerin art niyetinden kaynaklandığını belirterek, şube olarak kendilerinin de ücreti karşılığında Çadır Tekstil A.Ş.’den çadır aldıklarını söyledi.

Türk Kızılayı Genel Merkeziyle koordinasyon halinde Deprem Bölgesinde ellerinden geldiğince yardımlarda bulunduklarını ifade eden yavaşçı; ” Afet Bölgemizdeki tüm çadırlarımızı stoklarımızla birlikte deprem bölgesine gönderdik. Bu yaklaşık 10 bin kişinin barınmasını sağlayacak çadırdır. Bu dışında nakdi bağışlar oluyor bunu da hemen Genel Merkezimize ulaştırıyoruz. Bunun dışında ayni bağışları da alıyoruz bölgedeki ekiplerle koordinasyon halinde olarak bunları da göndermeye çalışıyoruz ayrıca şubeye ait araçlarımızı bölgeye gönderdik Hatay’da çalışıyorlar. İki personelimiz ve üç gönüllümüz depremin başından beri bölgedeler. Bunun dışında birer hafta arayla gönüllü ekiplerimizi gönderiyoruz değişim yaparak. Bu çalışmalarımızı AFAD’la koordineli bir şekilde yürütüyoruz. Kızılay’ın Çadır Tekstil A.Ş. diye bir şirketi var bu şirkette çadır üretimi 24 saat kapasite arttırarak devam ediyor. Ayrıca Malatya’da bulunan Sistem Yapı A.Ş.’de konteynır ve prefabrik tarzı hafif yapılar üretiyor orada da 24 saat çalışılarak üretim devam ediyor. Bunlar AFAD koordinasyonunda yapılıyor” dedi.

“KARABÜK’E 3 BİN 862 DEPREMZEDE GELDİ”
Türk Kızılayı Karabük İl Merkezi Başkanı Av. Cemalettin Yavaşçı; deprem bölgesinden Karabük’e 3 bin 862 depremzedenin geldiğini belirterek, “Depremzede vatandaşlarımız İlimize gelmeye devam ediyor. Bunlardan 427’si Kredi Yurtlar Kurumunda kalıyor onun dışındakilerin akraba bağlantısı oluyor, bir tanıdığının yanında misafir olarak kalıyor kira istemeden de evlerini tahsis eden vatandaşlarımız oluyor. gelenler öncelikle Valiliğe giderek kayıtlarını yaptırıyorlar orada kaydı olanların teyidini yaptıktan sonra elimizden gelen yardımı yapmaya çalışıyoruz. Kızılay Butiğimiz var buradan kıyafet yardımımız oluyor, elimizden geldiğince gıda yardımı da yapmaya çalışıyoruz bizim normal zamanlarda yardımlarımız devam ediyor ancak şu anda depremzedelere öncelik veriyoruz” dedi.

“KIZILAY ULUSLARARASI ŞEFFAF BİR KURULUŞ”
Kızılaya yapılan eleştirilere de değinen Başkan Yavaşçı, bu eleştirilerin bilgi eksikliğinden kaynaklandığını belirterek, “Genel Başkanımız da ulusal basına çıkıp anlatmaya çalışıyor. Kızılay uluslararası bir yardım kuruluşu, uluslararası akreditesi olan bir yardım kuruluşu. Biz makbuz karşılığı bağış alıyoruz o makbuzun geliri varsa giderini de göstermek zorundayız yani bu hesaplar açık, şeffaf ve denetlenebilir durumda . Bunun ötesinde uluslararası akreditasyona sahip olabilmek için Kızılay iki bağımsız uluslararası denetim kuruluşu tarafından da denetleniyor yani Kızılay şeffaf bir kuruluş” dedi.

“ÇADIRLARI BİZ ŞUBE OLARAK KIZILAY ÇADIR TEKSTİL A.Ş.’DEN ÜCRETİ MUKABİL ALIYORUZ”
Kızılay Karabük Şubesi olarak kendilerinin de Kızılay Tekstil Aş:’den ücreti karşılığı çadır aldıklarını ifade eden Yavaşçı; “Kızılay gelirlerini malum taşınmazları var, kira gelirleri var, normal zamanlarda personel giderleri gibi cari giderler bunlardan karşılanıyor. Bağışçıların bağış olarak verdiği yardımlar zekat dendiyse zekat olarak doğrudan ihtiyaç sahibi vatandaşa ulaştırılıyor. Bu öz kaynaklarımızın dışındaki gelirlerimiz de Kızılayın bünyesinde 11 şirket var bunlardan elde ediliyor. Bizim şubemize lazım olacak organizasyonlarda kullanacağımız çadırları biz şube olarak Kızılay Çadır Tekstil A.Ş.’den ücreti mukabil alıyoruz. Bu niye öyle oluyor şirketlerin olduğu gelir getiren bir kısım var bir dernek kısmı var Kızılay Genel Başkanımızın başında olduğu. Bu iki yapı içindeki şirketler kar amaçlı kurulan ticari şirketler. O bütçe disiplinini sağlamak için üç tane sana vereyim, beş tane sana vereyim diyerek ticari şirketi ayakta tutamazsınız. Bu bütçe disiplinini sağlamak için dediğim gibi biz dahi para ile alıyoruz. Onun ötesinde maden sularını dahi biz para ile alıyoruz. Bunların yıl sonu karları oluyor bu karlar açıklanıyor ve Türkiye Kızılay Derneğinin faaliyetleri için Derneğe aktarılıyor. Öz kaynaklarımızın dışında bu şirketlerimizin gelirleri de gerekli oluyor. Bunlar niye gerekli oluyor ekonomik kriz olduğu zaman ihtiyaçla sahiplerinin sayısı artıyor ve bizim daha fazla yardım yapmamız gerekiyor ama aynı paralelde bizim bağışçılarımızın da ekonomik durumu düşüyor yani bu durumda bizim öz kaynaklarımızın sürdürülebilir olması için de ayrıca gelirlere ihtiyacı var. Bizim her şeye hazırlıklı olmamız lazım. Biz her zaman her türlü afete hazırlıklıyız. Şu anda deprem bölgesine yoğunlaştığımız için 1080 çadırımız vardı 1079’unu deprem bölgesine gönderdik şu an elimizde yok ama en kısa zamanda Çadır Tekstil A.Ş. bunları temin ediyor üretimini yapıyor, hemen depoları, stokları dolduruyor” diye konuştu.

“BAĞIŞLARIMIZ HİSSEDİLİR DERECEDE DÜŞTÜ”
Son günlerde yaşanan tartışmalar nedeniyle bağışların hissedilir derecede düştüğü bilgisini veren Yavaşçı; “Bizim son günlerde yaşanan tartışmalar nedeniyle bağışlarımız kesilmedi ama hissedilir derecede azaldı. Basında yer alan haberin bize zarar verdiğini düşünüyorum, bazılarının da art niyetli olduğunu düşünüyorum. Eskiden beri belirli bir yaşın üzerindekiler Kızılay kara gün dostudur ifadesini ilkokuldan itibaren öğrenirler böyledir de gerçekten Kızılay hepimizin Kızılayı sadece bizim değil” dedi.

“KIZILAYDAN MAAŞ ALMIYORUZ ”
Kızılay’ın gönüllük esasına göre çalıştığını belirten Yavaşçı, kendisinin ve yönetim kurulu üyelerinin Kızılay’dan maaş almadıklarını ifade ederek, “Kızılay gönüllülükle çalışır. Bizler Kızılay’dan bir maaş almıyoruz. Ben Avukatım iaşemizi mesleğimizi yaparak karşılıyoruz Kızılay’dan hiç bir ücret almıyoruz, Yönetim Kurullarımız da almıyor. Şubemizde Karabük’te 4 personelimiz var, Safranbolu’da da 1 personelimiz var toplam 5 personelimiz var. Ayrıca, 17 tane kan merkezi personelimiz var bunlar doktor ve hemşireden oluşuyor. Bunlar şubemizden maaş almıyorlar Kan Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bağlı oldukları için maaşlarını oradan alıyorlar” dedi.

“KIZILAY ULUSLARARASI YARDIM KURULUŞLARI ARASINDA ZENGİNLİKTE 8. SIRADA”
Kızılay’ın Uluslararası yardım kuruluşları arasında zenginlik sıralamasında 8. sırada, hane halkında kişiye ulaşma ve mağdur insanlara ulaşma anlamında da birinci sırada olduğunu söyleyen Yavaşçı; “Bunun dışında bir afet olduğu zaman 100 kişi hemen bulabiliriz bunu da gönüllülük esasına göre yapıyoruz . Genç Kızılay Teşkilatımız bu konuda aktiftir ciddi bir destek sağlıyorlar. Uluslararası yardım kuruluşları arasında zenginlik sıralamasında Kızılay 8. sırada. Ama hane halkında kişiye ulaşma ve mağdur insanlara ulaşma anlamında birinci sıradayız. Bu aradaki fark gönüllülükten kaynaklanıyor. Birinci sıradaki Danimarka Kızılhaçı 100 kişiyle bir faaliyette bulunması gerekiyorsa yüzüne de maaş vermesi gerekiyor biz burada sadece 5 kişiye maaş veriyoruz 95 kişi gönüllü olarak bu işi yaptığı için, personel gideri azaldığı için biz 8. sırada zenginlikte olmamıza rağmen yardım faaliyetleri konusunda birinci sıradayız” şeklinde konuştu. (Nurettin Acar)

Bizi sosyal medyadan takip edin

ÖZÇELİK-İŞ’TE GÖZLER 11 TEMMUZ’DA 12 YILLIK TECRÜBE YENİ DÖNEME TAŞINIYOR

6c137efc 1580 45f1 b597 0e4d0f3c9d45
Asuman Doğan tarafından
22 Haziran, 2026 09:30 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0 0

Türkiye’nin en güçlü işçi sendikalarından biri olan Özçelik-İş Sendikası’nda gözler 11 Temmuz’da gerçekleştirilecek Olağan Genel Kurul’a çevrildi. Yaklaşık 45 bin üyeyi temsil eden sendikanın geleceğine yön verecek genel kurulda, 12 şubeden gelecek 260 delege yeni dönemin yönetimini belirlemek üzere sandık başına gidecek.

Sendikal hareket açısından büyük önem taşıyan genel kurul öncesinde, İstanbul Anadolu Havacılık Şube Başkanı Okan Ödemiş’in sosyal medya platformu YouTube üzerinden yayımladığı video mesajıyla Genel Başkanlığa adaylığını açıklaması dikkat çekti. Ancak sendika teşkilatlarında ve tabanda mevcut Genel Başkan Yunus Değirmenci’ye yönelik güçlü destek dikkatlerden kaçmıyor.

DEĞİRMENCİ’NİN DÖRDÜNCÜ DÖNEMİ BEKLENİYOR

Özçelik-İş Sendikası’nın son 12 yılına damga vuran Genel Başkan Yunus Değirmenci’nin, 11 Temmuz’daki genel kurulda yeniden aday olması bekleniyor. 2014 yılından bu yana sendikanın genel başkanlık görevini yürüten Değirmenci, örgütlenme faaliyetlerinden toplu iş sözleşmelerine, kurumsal yapılanmadan sosyal projelere kadar birçok alanda önemli çalışmalara imza attı.

Sendika kaynakları, delegelerin önemli bir bölümünün tecrübesi ve bugüne kadar ortaya koyduğu sendikal performans nedeniyle Değirmenci’nin liderliğinin devam etmesinden yana tavır koyduğunu ifade ediyor.

ÜYE SAYISINDA VE ETKİNLİKTE BÜYÜK ARTIŞ

Yunus Değirmenci döneminde Özçelik-İş Sendikası’nın üye sayısında önemli artışlar yaşandı. Türkiye’nin stratejik sektörleri arasında yer alan demir-çelik, metal ve savunma sanayi alanlarında yürütülen örgütlenme faaliyetleri sayesinde sendika hem üye sayısını artırdı hem de sektördeki etkinliğini güçlendirdi.

Geride kalan süreçte imzalanan toplu iş sözleşmeleriyle çalışanların ücret, sosyal hak ve çalışma koşullarında önemli kazanımlar elde edildi. Özellikle yüksek enflasyon dönemlerinde üyelerin alım gücünü korumaya yönelik sözleşmeler, sendika tabanında olumlu karşılık buldu. Bir çok kesim Özçelik-İş Sendikasının  son yıllarda yalnızca üye sayısı bakımından değil, temsil ettiği iş kollarındaki etkisi ve toplu pazarlık gücü açısından da Türkiye’nin önde gelen işçi sendikaları arasında yer aldığını belirtiyor.

İSTİKRAR VE BİRLİKTELİK VURGUSU

Genel kurul süreci yaklaşırken sendika camiasında en çok öne çıkan başlıklardan biri de istikrar oldu. Teşkilatın farklı kademelerinde görev yapan çok sayıda sendikacı ve delegenin, son 12 yılda yakalanan kurumsal istikrarın korunması gerektiği yönünde görüş bildirdiği ifade ediliyor.

Yunus Değirmenci’nin özellikle teşkilat yapısının güçlendirilmesi, şubeler arasındaki koordinasyonun artırılması ve üyelerle kurulan güçlü iletişim sayesinde sendika içerisinde birlik ve beraberlik ortamının güçlendiği değerlendiriliyor.

Özçelik-İş Sendikası’nda genel kurul sürecinin demokratik bir yarış ortamında geçmesi bekleniyor. Adayların projelerini delegelerle paylaşacağı süreçte, sendikanın geleceğine ilişkin farklı görüşlerin de genel kurul platformunda tartışılması öngörülüyor.

Bununla birlikte, kulislerde konuşulan değerlendirmeler delegelerin önemli bir bölümünün mevcut yönetimin sürdürdüğü politikaların devamından yana olduğu yönünde. Bu nedenle genel kurul öncesinde Yunus Değirmenci’nin yeniden genel başkan seçilmesine yönelik beklentinin oldukça güçlü olduğu ifade ediliyor.

Yaklaşık 45 bin üyesiyle Türkiye işçi hareketinin önemli kuruluşları arasında yer alan Özçelik-İş Sendikası’nın 11 Temmuz’da gerçekleştireceği Olağan Genel Kurul, yalnızca yönetim değişikliğinin değil, aynı zamanda sendikanın önümüzdeki yıllardaki yol haritasının da belirleneceği önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor.

Genel kurulda delegelerin vereceği karar, Özçelik-İş’in örgütlenme stratejilerinden toplu iş sözleşmesi politikalarına kadar birçok alanda belirleyici olacak. Sendika camiası ve sektör temsilcileri ise şimdiden gözlerini 11 Temmuz’da yapılacak seçime çevirmiş durumda.

Bizi sosyal medyadan takip edin