KASTAMONU Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından Kastamonu’ya yapılması planlanan Kırık Barajı için 33 firma şartname aldı. Kastamonuluların yaklaşık 20 yıldır yapılmasını beklediği Kırık Barajı için şartname alan 33 firma, ihale komisyonuna tekliflerini sundu. Komisyon tarafından teklifler değerlendirildikten sonra ihaleyi alan firma açıklanacak. İhaleye herhangi bir itiraz olmaması durumunda ihaleyi kazanan firma ile zaman kaybetmeden sözleşme imzalanacak. Kırık Barajı’nın Kastamonu için hayati önem arz ettiğini söyleyen AK Parti Kastamonu Milletvekili Murat Demir, Ilgaz Dağı eteklerinde yapılması planlanan ve Kastamonu’da yaklaşık 11 bin 553 hektar tarım arazisini sulayacak olan Kırık Barajı’ndan 9 bin 800 metreküp de içme suyu sağlanacağını kaydetti. Kalkınma Bakanlığı tarafından yatırım programına alınan Kırık Barajının ihaleye çıktığını ifade eden Demir, “Kırık Barajı’nın yapılmasını yaklaşık 20 yıldır Kastamonulular olarak bekliyoruz. Allah’a şükürler olsun sonunda Kırık Barajı’nın kesin ihalesini gerçekleştirdi. Daha önceden şartname alan 33 firma ihaleye girdi. Bu firmalar ihale komisyonuna tekliflerini sundu. İhale komisyonu da bu teklifleri değerlendirildikten sonra ihaleyi alan firmayı açıklayacak. İhaleye herhangi bir itiraz olmaması durumunda ihaleyi kazanan firma ile zaman kaybetmeden sözleşme imzalanacak. Kırık Barajı’nın biran önce bitirilmesi için elimizden gelen çabayı gösteriyoruz. Yaklaşık 500-600 milyon TL civarında bir yatırımdan bahsediyoruz. Ilgaz Tüneli ile birlikte Kastamonu’nun tek seferde aldığı en büyük yatırımlardan bir tanesi de Kırık Barajı oluyor. Biz, Kastamonu’nun daha çok ve daha büyük yatırımlar alması için elimizden geleni yapıyoruz. İnşallah bundan sonrada bu yatırımların devamı gelecek” dedi. Ayrıca Demir, bugüne kadar projede emeği geçen valilere, milletvekillerine ve belediye başkanları ile bakanlık yetkililerine teşekkür etti.


Kırık Barajı’nda 33 Firma İhaleye Teklif Verdi
Can Kuş’tan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı Seçimleriyle İlgili Açıklama
Safranbolu’da son günlerde kamuoyunun gündeminde yer alan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı seçimleriyle ilgili tartışmalara ilişkin Can Kuş’tan açıklama geldi.
Kuş, vakıf yönetimine seçilme ve ardından istifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti.
Can Kuş, yaklaşık bir buçuk ay önce vakfın önemli isimlerinden Mustafa Şehirli ile Tarihi Çarşı’daki ofislerinde bir araya geldiklerini ifade ederek, görüşmede Safranbolu’nun kültürel geleceğine yönelik projelerin ele alındığını söyledi. Özellikle “Safranbolu’da Benim Hikâyem” projesi ile Safranbolu Lisesi eski mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun gündemde olduğunu belirten Kuş, yoğun çalışma temposuna rağmen bu projelere gönüllü destek vermekten memnuniyet duyacağını dile getirdiğini aktardı.
10 Mayıs’ta gerçekleştirilen seçimli genel kurulda isminin yedek listeye yazıldığını sonradan öğrendiğini belirten Kuş, daha önce yaptığı görüşmelerde yoğun iş temposu nedeniyle aktif görev almak için zamana ihtiyaç duyduğunu ifade ettiğini söyledi. Buna rağmen yönetim kurulu seçiminde asil üyeliğe seçildiğini öğrendiğini kaydeden Kuş, mevcut yoğunluğu nedeniyle göreve gerekli zamanı ayıramayacağını düşünerek affını istediğini açıkladı.
İstifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan baskı iddialarına da açıklık getiren Can Kuş, dilekçesini, Safranbolu Lisesi mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun başında bulunan Zafer Çamlıca ile yaptığı görüşmenin ardından, uygun zamanda iletilmek üzere teslim ettiğini söyledi.
Kuş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Kamuoyunda iddia edildiği gibi, istifa dilekçemin zorla alındığına dair söylentiler kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır. Haberlerde adı geçen Vakıf Başkanı Şefik Yılmaz Dizdar, Emekli Tümgeneral Zafer Çamlıca ve değerli arkadaşım Cemil Belder’in bu süreçte üzerimde en ufak bir baskısı olmamıştır.”
Safranbolu’nun kültürel mirasına katkı sunan isimlere teşekkür eden Kuş, özellikle Şefik Yılmaz Dizdar’ın vakfa kazandırdığı vizyonun önemine dikkat çekti. Ayrıca Cemil Belder’in büyük emekleriyle hayata geçirilen Kalealtı Eğitim ve Kent Tarihi Müzesi’nin Türkiye’nin önde gelen kent müzeleri arasında gösterildiğini vurguladı.
Açıklamasının sonunda Safranbolu’ya olan bağlılığını dile getiren Can Kuş, “Safranbolu sevdalısı babam Aytekin Kuş’un evladı olarak, bu şehre duyduğum sevgi bana bırakılmış en güçlü mirastır. ‘Safranbolu’ adının geçtiği her yerde ve her zaman gönüllülük esasıyla şehrimizin bir neferi olmaya devam edeceğim. Çünkü; Başka Safranbolu yok. İyi ki Safranbolu var” ifadelerini kullandı.

