Kiraya yüzde 500 zam isteyen iş yeri sahibine pankartla isyan etti - Karabük Haber Postası
Reklam Alanı — Gövde Üst Bu alana reklam ver
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
21 Eylül, 2023 13:05 tarihinde yayınlandı
0
0

Kiraya yüzde 500 zam isteyen iş yeri sahibine pankartla isyan etti

İş yeri sahibi Selahattin Erdem, ihtarname ile kiracısı Cengiz Örsel’den 25 bin lira kira vermesini istedi.

Bunun üzerine Örsel, dükkanın camına “kira bedeli 3 bin 200 lira olan bu iş yerinde net 25 bin lira kira istenmektedir” yazılı pankart asarak duruma isyan etti. İş yeri sahibi Erdem ise, “ Beni komşulara karşı rezil ediyor. Avukata verdim, mahkemeye gideceğiz. Mahkeme ne derse ben ona razıyım. Adaletin kestiği parmak acımaz” diye kendisini savundu.

Ankara’nın Altındağ ilçesi Yalınç Sokak’ta çerçevecilik yapan Cengiz Örsel, iş yeri sahibinin 5 bin 200 lira olan kirasını 25 bin liraya çıkarmasına isyan etti. 20 yıldır söz konusu dükkanda kiracı olan Örsel, bu yılın başında 3 bin 200 lira olarak ödediği kirasını yüzde 62’lik zam yaparak 5 bin 200 lira olarak ödemeye başladı. Daha sonra dükkana gelen ihtarname ile iş yeri sahibi Selahattin Erdem’in kendisinden yüzde 500 zam ile 25 bin lira kira bedeli istediğini öğrendi. Bunun üzerine Örsel, dükkanın camına, “kira bedeli 3 bin 200 lira olan bu iş yerinde net 25 bin lira kira istenmektedir” yazılı bir pankart asarak bu duruma tepki gösterdi. Örsel, astığı pankarttan dolayı dükkanın önünde geçenlerin kendisini tebrik ettiğini belirterek, civar esnaftan kimsenin 25 bin lira gibi bir kira ödemediğini savundu. İş yeri sahibi Selahattin Erdem ise 175 metrekarelik zemin kat dükkana 5 bin 200 lira kira verdiği için Örsel’in vicdanının rahat olup olmadığını sorarak duruma tepki gösterdi. Erdem, yıllardır devletin verdiği rayiç bedelin altında kira aldığını ifade ederek, Örsel’in kendisini komşularına rezil ettiğini söyledi. Erdem, söz konusu olayı mahkemeye intikal ettirdiğini söyleyerek, mahkemeden çıkacak karara razı olduğunu kaydetti.

Kiraya yüzde 500 zam isteyen iş yeri sahibine dükkana astığı pankartla isyan etti

“Yıl sonuna kadar 25 bin lira kira yatırmamı istiyor”

Çerçeveci Cengiz Örsel, söz konusu dükkanda 20 yıldır kiracı olduğunu belirterek, “Bu senenin başlangıcından itibaren 3 bin 200 lira kira ödüyordum. Kira artışı başladı. Devletin belirlediği oran olarak yüzde 62 artış yaparak 5 bin 200 lira yaptım. Ama dükkan sahibi bunu kabul etmedi. 25 bin lira kira istiyor. Yıl sonuna kadar 25 bin lira kira yatırmamı istiyor. Yıl sonunda da tahliye etmeyi ve beni mahkemeye vermeyi düşünüyor” değerlendirmesini yaptı.

“Bu kira artışını, buralarda kira artışlarının güya 30 bin lira olduğu gerekçesiyle istiyor”

İş yeri sahibi Selahattin Erdem’in 25 bin lira kira istediğini, gönderdiği ihtarnameden öğrendiğini söyleyen Örsel, “Bu kira artışını, buralarda kira artışlarının güya 30 bin lira olduğu gerekçesiyle istiyor. Burada kimse 30 bin lira ödemiyor. Genelde buralarda zemin katlar 5 bin lira kira ödüyor. İhtarnamede yazdığı gibi kimse 30 bin lira kira ödemiyor burada” dedi.

“Ankara esnafını temsilen tepki hakkımı kullandım”

İş yeri sahibinin kirayı 25 bin liraya yükseltme isteğinin ardından afişle tepki gösterdiğini dile getiren Örsel, “Ankara esnafını temsilen tepki hakkımı kullandım. İnşallah olumlu sonuçlanır. Gelen tepkiler de gayet güzel oldu. Beddua edenler oluyor ama bu onların sorunu. Bana gayet güzel” diye konuştu.

“Telefonlarıma da bakmadı”

İş yeri sahibi ile iletişime geçemediğini savunan Örsel, “Kira artışı sürecinde iki kere dükkan sahibini aradım bana dönmedi. Telefonlarıma da bakmadı” ifadelerini kullandı.
“Siteler’de herkes 3 bin lira, 5 bin lira, 10 bin lira kafasına göre kira artışı istiyor”
Zanaatkarlığı 2 yıl içinde bırakacağını aktaran Örsel, “Ama nihayetinde Ankara’da Cengiz gidecek ama başkaları gelecek. Cengizler, Ahmetler bitmeyecek. Kira olaylarının neticesi nereye varacak? Siteler’de herkes 3 bin lira, 5 bin lira, 10 bin lira kafasına göre kira artışı istiyor. Bunun neticesi ne olacak? Buna devletimizin bir el atması ya da ekip kurması gerekiyor. Destek bekleniyor. İnşallah bu benim yaptığım hareketle bir şeyler olur” diye konuştu.

“Böyle bir para veriyorsunuz vicdanınız rahat mı?”

İş yeri sahibi Selahattin Erdem ise İHA muhabiri ile yaptığı telefon görüşmesinde, dükkanın zemin katta ve 170 metrekare büyüklüğünde olduğu bilgisini vererek, “3 bin 200 liraya oturuyordu 5 bin 200 lira yaptı. Ona keşke şunu sorsaydınız: Böyle bir para veriyorsunuz vicdanınız rahat mı? Bu adamı böyle küçük düşürüyorsunuz içiniz rahat mı? Bunu buraya yazdın ama vicdanın rahat mı bunu böyle yaparken diye sorar mısınız ona” dedi.

“Beni komşulara karşı rezil ediyor”

Erdem, durumu adalete intikal ettirdiğini belirterek, “Adaletin kestiği parmak acımaz. Benim istediğim şeyi verecek diye bir şey yok. Adaleti var, usulü var. Mahkeme var orada. Mahkeme beni kayıracak değil ki. Mahkemeye verdim. Beni komşulara karşı rezil ediyor. Avukata verdim, mahkemeye gideceğiz. Mahkeme ne derse ben ona razıyım. Adaletin kestiği parmak acımaz” diye konuştu.

“Onu çok kolladım, kirayı hiç artırmadığım yıllar oldu”

“Kimin ne kadara oturduğu beni ilgilendirmez” diyen Erdem, “Mahkemeye gideceğiz karar belli olacak. Devletin verdiği rayiç bedelden hep eksik aldım. O çalışıyor, üretiyor ben de hep biraz daha az alayım dedim. Onu çok kolladım, kirayı hiç artırmadığım yıllar oldu. İsterse her tarafa yazsın. Bu iş mahkemelik iş. Adalet ne derse o olur” ifadelerini kullandı.  (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
ggg
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
28 Nisan, 2026 09:59 tarihinde yayınlandı
0
0

ŞAMAR OĞLANI YUNANİSTAN’IN HAMİLİĞİNE SOYUNMUŞ !

Başlığı görünce kimden söz ettıliğimi anlamış olmalısınız. Hani şu karısından tokat yiyip dünyaya rezil olan sözde lider Emanuel Macron’dan söz ediyorum. Karısı Birigitte, Macron’un lisedeki edebiyat öğretmeni. Macron’dan tam 24 yaş büyük.
Yunanistan’ın hamiliğine soyunan bu artist kendisi bir hamiye ihtiyaç duymuş olmalı ki, anası yaşında bir kadınla evlenmiş. Neyse, özel hayatıdır bizi ilgilendirmez! Bizi ilgilendiren yanı Güney Kıbrıs ve Yunanistan’daki faaliyetleri.

“WE WILL BE HERE”

Emmanuel Macron, Atina’da Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ile katıldığı açık oturumda, “Türkiye tehdit ederse ne yaparsınız?” sorusuna dikkat çeken bir yanıt vermiş. Türkiye’nin adını doğrudan anmayan Macron, Fransa-Yunanistan ittifakına vurgu yaparak, “Egemenliğiniz risk altındaysa yapmanız gerekeni yaparsınız, biz burada olacağız” demiş. Konuşmasının videosunu izledim. İngilizce “We Will be here” ( “Biz burada olacağız”) diyor.

Şamar oğlanının bu sözleri Yunanistan basınında geniş yankı uyandırdı. Macron’un açıklamaları, Yunan gazetelerinde manşetlere taşınırken, Fransa-Yunanistan savunma iş birliği yeniden gündemin merkezine oturdu.
Kendisine yeni bir hami bulan Yunanistan’daki sevinç Putin’in açıklamalarıyla kısa sürdü.
Rusya, “Fransız nükleer bombardıman uçaklarına ev sahipliği yapan tüm Avrupa ülkeleri açık hedefimizdir” diyerek Yunanistan’ı doğrudan tehdit etti.
Eee, “çakalların sevinci arslan kükreyen kadardır” demişler.
Rusya’dan önce bizim kükrememiz gerekiyordu. Putin erken davrandı.

Macron’un “Türkiye, Yunanistan’ı tehdit ederse yanında olacağız” mesajını, diplomatik ve askeri temellere dayanması nedeniyle oldukça gerçekçi bir strateji olarak görmeliyiz. Bu mesajın arkasındaki somut unsurlar şunlardır:
1. Savunma İşbirliği Anlaşması

İki ülke arasında 2021 yılında imzalanan Savunma ve Güvenlik için Stratejik Ortaklık Anlaşması, Macron’un sözlerinin en güçlü hukuki dayanağıdır. Bu anlaşma, taraflardan birinin saldırıya uğraması durumunda diğerinin askeri yardım sağlamasını öngören bir “karşılıklı savunma” maddesi içerir.

2. Silah Satışları ve Modernizasyon

Fransa’nın Yunanistan’a yönelik desteği sadece sözde kalmamış, büyük çaplı askeri sevkiyatlarla perçinlenmiştir:
Rafale Savaş Uçakları: Yunanistan hava kuvvetlerini modernize etmek için Fransa’dan çok sayıda uçak satın almıştır.
Belharra Fırkateynleri: Ege ve Doğu Akdeniz’deki deniz gücünü artırmak amacıyla Fransız yapımı gelişmiş fırkateynler tedarik ettiler.

3. Doğu Akdeniz Stratejisi

Fransa, kendisini Avrupa Birliği’nin ana askeri gücü olarak konumlandırmakta ve Doğu Akdeniz’deki enerji kaynakları ile deniz yetki alanları konusunda Yunanistan-Güney Kıbrıs eksenini destekleyerek bölgede Türkiye’nin etkisini sınırlamaya çalışmaktadır. Macron’un son Atina ziyareti, AB’nin “stratejik özerkliğini” vurgulama ve Fransa’nın bölgedeki garantör rolünü pekiştirme amacı taşımaktadır.

4. Diplomatik Riskler ve Eleştiriler

Bu mesajlar Yunan kamuoyunda büyük bir güven oluştururken, Türkiye tarafından “tansiyonu yükselten bir tutum” olarak eleştirilmektedir. Macron’un bu çıkışlarının nedeni;
☆ İç Politika ve AB Liderliği: Fransa’nın AB içindeki liderlik iddiasını güçlendirme çabası.
☆ Afrika’daki Kayıplar: Fransa’nın Afrika’daki etkisinin azalması üzerine Doğu Akdeniz’de daha görünür olma çabası içinde olduğunu görüyoruz.

Yunanistan ve Fransa arasındaki hukuki anlaşmalar, askeri satışlar ve jeopolitik çıkarlar bir araya geldiğinde, Macron’un bu mesajını basit bir “gaz verme” hamlesinden ziyade, Fransa’nın bölgesel stratejisinin bir parçası olarak, ciddi ve gerçekçi kabul etmeli ve buna göre gardımızı almalıyız.

04bf34c0 722e 468a 8fe4 67d117c8c369

İlyas Erbay