Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
29 Eylül, 2014 16:47 tarihinde yayınlandı
0

“Kıbrıs Müzakereleri ve Çözüm Süreci” Konulu Konferans Gerçekleştirildi

Karabük Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü organizasyonunda, Prof. Dr. Bektaş Açıkgöz Konferans Salonu´nda, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat´ın katılımlarıyla “Kıbrıs Müzakereleri ve Çözüm Süreci” konulu konferans gerçekleştirildi.

Konferansa, Vali Vekili Erkan Çapar, Garnizon Komutanı K. Alb. Samit Tokmak, Rektör Prof.Dr. Burhanettin Uysal, Emniyet Müdürü Dr. Serhat Tezsever, Kıbrıs Gazileri, Üniversite Dekanları, Daire Başkanları, Akademik ve İdari Personel ile çok sayıda öğrenci katıldı.

Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından programın açılış konuşmasını yapan

Rektör  Prof.Dr. Burhanettin Uysal; “Sayın Cumhurbaşkanım değerli hanım efendi, değerli çalışma arkadaşlarım, sevgili gençler öncelikle hepinizi saygıyla selamlıyor konferansımıza hoş geldiniz diyorum. Yurtdışından gelen misafirlerimiz Karabük Üniversitesini tanımlarlarken şu ifadeleri kullanıyorlar “Tarihiyle gurur duyan bir üniversite” Evet biz Karabük Üniversitesi olarak tarihimizle gurur duyuyoruz. Bunu sadece gurur duymakla bırakmayarak geleceğin şekillendirilmesinde gurur duyduğumuz olayları bir kez daha hatırlamak için uğraşıyoruz. Karabük Üniversitesi’nde bugün itibariyle 76 tane öğrenci kulübü ve topluluğu var. Biz bu gençlere oyun kurmayı öğretmeye çalışıyoruz. Üniversiteler gerçek hayatın tatbikat alanlarıdır. Sevgili gençler üniversite çağlarında oyun kurmayı öğrenebilirlerse gerçek hayatta çok daha başarılı olacaklardır. Özellikle de Karabük Üniversitesi’nde okuyan tarihiyle gurur duyan, oyun kurmasını bilen gençler yetiştirdiğimiz zaman milletimizin geleceğinin çok parlak olacağına inancım sonsuzdur. Değerli Cumhurbaşkanımıza üniversitemize hoş geldiniz diyorum. Şimdiye kadar Kıbrıs’ın onurlu savunuculuğunu yaptı için gençlerimize rol model birey olacağı inancını taşıyorum ve bilgilerini bizimle paylaşmak için buraya kadar geldiler. Saygılar sunuyorum” dedi.

Karabük’e gelmekten büyük mutluluk duyduğunu söyleyen  KKTC 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ise yaptığı konuşmada; “ Sevgili gençler, değerli protokol ve Kıbrıs gazileri sizlerle olmak büyük bir onur. Karabük’te çok güzel ağırlandım. Bunu da kentin duygusuna bağlıyorum. Burada birçok ilkle karşılaştım. Gençler çok şanslısınız çünkü çok güzel bir üniversite de okuyorsunuz. Sayın rektörümü ve değerli mesai arkadaşlarını tebrik ediyorum. Burası çok iyi organize olmuş devlet, halk ve üniversite birleşmesi var. Böyle bir üniversite ile karşılaşacağımı düşünmemiştim. Bu konferans ile üniversiteyi ve bölgeyi tanıma fırsatım oldu.

Dünya’da hakkında makale yazılan birçok konu var ama en çok makaleye konu olan Kıbrıs sorunudur. Kıbrıs konusunda çok uzun konuşabiliriz. Lozan Antlaşması Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş anlaşmasıdır. Atatürk’ün geniş vizyonuyla ‘Yurt ta Sulh Cihan da Sulh’ ilkesi ile oluşturduğu Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş anlaşmasıdır.1923 Kıbrıs için yepyeni bir dönemin başlangıcı oldu. Kıbrıs’ın kuruluş süreci böyle başladı. Bu anlaşma ile Türkiye Kıbrıs ile ilgili bir hak iddia etmeyeceğini ilan etti. Türkiye Kıbrıs’tan vaz geçti ama Lozan’a bir madde koydurdu. Bu da İngiliz koloni yönetimi değişir ise Türkiye yeni bir politika belirleyebilir.

1960-1963 yılları arası ilginç bir dönemdi. Kıbrıslı Türkler daracık bölgelere toplandı. Devletleşme süreci de o dönemde başladı. 1967’ye kadar çok zor günler geçirdik. (Kayıplar, katliamlar, şehitler)1962’de başlayan normalizasyonda 1974’e kadar bir kısım rahatlama oldu. Türkiye bunu görür ve gerekli girişimleri başlattı. İngilizler ile temaslar yapılır, diplomatik girişlimler başarısız olur ve sonuçta askeri müdahale gerçekleştirilir. 1974’de çatışmalar başlar. Kıbrıslı Türkler Kıbrıs’ın kuzeyinde toplanırlar. Bütün kurumlar burada oluşturulur. Fakat bu yeni durum uluslararası toplum tarafından kabul edilmez. 1972-1979 arası Kıbrıs sorunun çözüm müzakereleri başlar, iki tane doruk anlaşması yapılır. Her ikisinde de Kıbrıs sorunu iki tarafta federasyonla çözümleneceği kararlaştırılır.1983’te Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilan edilir. Güvenlik konseyi toplanır ve iki tane önemli karar alır. Biri 1983’de kurulan KKTC yasa dışı olduğunu ilan eder ve kınar, 1984 ‘de Türkiye Cumhuriyeti ile KKTC büyükelçi teatisi yapınca güvenlik konseyi yeniden toplanır ve bu kez çok sert karar alır ve bu devletin hiçbir ülke tarafından tanınmamasını ister. Uluslararası alanda ve hukuken Kıbrıs sorunu devam etmiş olmasının dışlanmasının en önemli nedeni güvenlik konseyi kararlarıdır. Her zaman İnsan Hakları Mahkemesi güvenlik konseyinin kararlarına atıfta bulunur. 2010’a kadar çok uygun müzakereler yaptık. Çok ciddi ilerlemeler kaydettik. BM 77 sayfalık yakınlaşma kaydı hazırladı. Bugün gelinen nokta bizim 2010 da bıraktığımız noktadan daha geride.

Peki ne yapılmalı; Çözüme ihtiyacı olan taraf Kuzey Kıbrıs tarafı. Çünkü Kıbrıs Rum tarafı AB, BM Üyesi. Kuzey Kıbrıs tarafı çok etkili ve dinamik çalışma içerisinde olmalı. Dünyayı ikna etmek durumundadır. Tabi ki çözüm tek taraflı olmaz. Uluslararası toplumu çözümü istediğimize ikna etmeliyiz. Böylece Kıbrıs Rum kesimi baskı altında olabilir. Bütün ülkeler Kıbrıslı Türklerin çözüm istediklerini bildikleri için bizi davet ettiler ve biz bu nedenle Dış İşleri bakanları ile görüşmeler yaptık. Şuan KKTC devleti çözüm istiyor gibi değil, istemiyor gibi de değil. Bizim aktif çözüm çabası göstermemiz gerekiyor. Uluslararası toplumu lehimize çevirmeliyiz.” dedi.

Konferans Rektör Prof.Dr. Burhanettin Uysal’ın KKTC 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve eşi Oya Talat’a hediyelerini takdim etmesi ile sona erdi. Talat: “Karabük Üniversitesi’nin rektörü, çalışanları başarılı olduğu gibi öğrencileri de çok marifetli. Ana Mehteran takımı bizi karşıladı çok başarılılar ve güzel bir karşılamaydı. Karabük gezisi benim için sürprizlerle dolu güzel bir gezi oldu. Her şey için çok teşekkür ederim.” dedi.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
18 universiteden akademisyenler kastamonunun su havzalarini masaya yatirdi 4s9S1axw
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
08 Mayıs, 2026 16:37 tarihinde yayınlandı
0
0

18 üniversiteden akademisyenler, Kastamonu’nun su havzalarını masaya yatırdı

Kastamonu Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen çalıştayda, 18 üniversiteden akademisyenler tarafından Kastamonu’nun akarsu havzaları masaya yatırıldı. Çalıştayda sunulacak bildirilerle akarsu havzalarında sürdürebilirlik çözümleri üretilecek.

Kastamonu Üniversitesi ile Jeomorfoloji Derneği iş birliğinde düzenlenen “Jeomorfoloji Perspektifinde Akarsu Havzası Yönetimi Çalıştayı” başladı. Kastamonu Üniversitesi Merkez Kütüphane Sezai Karakoç Salonu’nda gerçekleştirilen çalıştay, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.

Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Coğrafya Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ekrem Mutlu, etkinliğe 18 farklı üniversiteden akademisyen ve genç araştırmacının katıldığını belirtti. Çalıştayın ormancılıkta karşılaşılan sorunların azaltılmasına da değinen Prof. Dr. Mutlu, yönetim süreçlerinde yaşanan zorluklara yönelik bilimsel çözümler geliştirilmesine ve uygulanabilir çıktılar ortaya konulmasına katkı sunmasını temenni etti.

Daha sonra konuşan İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fatma Zehra Pattabanoğlu ise akarsu havzalarının doğru planlanmasının yalnızca belirli bir akademik alanı değil, çevreyi, şehirleşmeyi, doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımını ve insanlığın geleceğini doğrudan ilgilendirdiğini dile getirdi. Disiplinler arası çalışmaların önemine dikkat çeken Pattabanoğlu, sürdürülebilir bir gelecek açısından bu tür bilimsel etkinliklerin değer taşıdığını ifade etti.

Jeomorfoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Turoğlu da akarsu havzalarının sürekli değişim içerisinde olan sistemler olduğunu kaydederek, sürdürülebilir havza yönetiminin doğal afetlere karşı dayanıklılığın artırılmasında önemli rol oynadığını söyledi. Havza yönetiminin multidisipliner bir yaklaşım gerektirdiğini vurgulayan Turoğlu, jeomorfolojinin bu sürecin temel bileşenlerinden biri olduğunu ifade etti.

İl Genel Meclis Başkanı Doğan Ünlü ise iklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki etkilerine değinerek, su tasarrufu, atık su yönetimi ve kayıp-kaçak oranlarının azaltılmasının önemine dikkat çekti.

Çalıştayın yalnızca akademik açıdan değil, sürdürülebilir kentleşme, afet yönetimi ve doğal kaynak politikaları bakımından da önemli çıktılar sağlayacağını söyleyen Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı da, yerel yönetimlerin bu süreçte önemli sorumluluklar üstlendiğini ve çalıştaydan elde edilecek sonuçları yakından takip edeceklerini söyledi.

Vali Yardımcısı Hakan Kubalı da Kastamonu’nun ormanları, dağları ve akarsularıyla önemli bir doğal zenginliğe sahip olduğunu belirtti. Geçmiş yıllarda yaşanan taşkın felaketlerinin akarsu havzası yönetiminin önemini açık biçimde ortaya koyduğunu ifade eden Kubalı, taşkınlar, kuraklık, iklim değişikliği ve sulama çalışmalarını kapsayan havza yönetiminin öncelikli konular arasında yer aldığını söyledi. Su yönetiminin sürdürülebilir yaşam açısından kritik bir başlık olduğuna dikkat çeken Kubalı, akarsuların idari sınırları aşan yapısı nedeniyle havza yönetimi anlayışının kaçınılmaz hale geldiğini belirterek, çalıştayın verimli geçmesi temennisinde bulundu.

Program, katılımcılara plaket takdimiyle sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin