Reklam
Reklam
kenevirden yapilan urunler goz kamastiriyor Mhm277rW
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
26 Aralık, 2024 16:15 tarihinde yayınlandı
0

Kenevirden yapılan ürünler göz kamaştırıyor

Samsun Büyükşehir Belediyesi Kenevir ve İpek Dokuma Atölyesi’nde kenevir ipinden yapılan eserler göz kamaştırıyor.

Büyükşehir Belediyesi etraf dostu eserlerin teşvik edilmesi ve sürdürülebilir moda trendlerine katkıda bulunma misyonunu Kenevir ve İpek Dokuma Atölyesi ile hayata geçiriyor. Belediye tarafından oluşturulan atölyede 22 tezgahta günde 120 metre kenevir ipinden kumaş yapılıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2019 yılında Türkiye’nin kenevir ekim merkezi olarak ilan ettiği Vezirköprü ilçesinde yetişen kenevirler Büyükşehir Belediyesi’nin atölyesinde katma pahalı eserlere dönüşüyor. Burada dönüşen eserler, Saathane Meydanı’nda bulunan Kenevir ve İpek Dokuma Atölyesi Satış Mağazası’nda vatandaşların beğenisine sunuluyor.

Kenevir ve İpek Dokuma Atölyesi’nde yazın serin, kışın ise sıcak tutan doğal kumaştan ceketten pantolona etekten elbiseye çeyizlik konut dokumasından çantaya kadar Osmanlı zarafetini klasik motiflerle harmanlayarak özgün eserler üretiliyor. Kimyasal hiçbir katkı hususu içermeyen kenevir kumaşı organik, sağlam ve sağlıklı olması sebebiyle birçok kişi tarafından bilhassa tercih ediliyor. Atölye tıpkı vakitte yalnızca üretim değil, bayanlara da istihdam oluşturuyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin