Bartın Üniversitesi (BARÜ) sürdürülebilir ve yenilenebilir enerji çalışmaları kapsamında ihtiyacı olan elektriği üretecek çevreci örnek bir projeye daha imza atmaya hazırlanıyor.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) 2023 yılında başvuruda bulunduğu Dünya Bankası finansmanlı “Kamuda Yenilenebilir Enerji Projesi” kapsamında ziyaret edildi. Hazine ve Maliye Bakanlığının mali güvencesinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen proje kapsamında gerçekleştirilen “Kamu Binalarında Yenilenebilir Enerji Tesislerine Ait Fizibilite Çalışmalarının Hazırlanması” çalışmalarına ilişkin olarak Kutlubey Yerleşkesinde yerinde incelemeler yapıldı.
Enerji üretimine uygun alanlar değerlendirildi
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından Elektrik Elektronik Mühendisi Batuhan Aksoy ve müşavir firma yetkilisi tarafından enerji üretimine uygun alanları değerlendirmek amacıyla gerçekleştirilen ziyarete, BARÜ’den Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı Gökhan Arslan ve Enerji Yöneticisi Makine Yüksek Mühendisi Meriç Küçükköse eşlik etti. Yapılan ön incelemeler neticesinde Spor Bilimleri Fakültesi açık otoparkı ile Eğitim Fakültesi-İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi karşısındaki otoparkların, güneş enerjisi verimliliği projesi için yeterli kriterleri sağladığı uygun görüldü. İnceleme heyeti, değerlendirmelerinin ardından BARÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sevim Çelik ile Genel Sekreter Prof. Dr. Selçuk Gümüş’ü ziyaret ederek bilgiler verdi.
Elektrik ihtiyacını GES ile karşılayacak
Bu kapsamda Kutlubey Yerleşkesinde belirlenen otopark alanlarının üzerine yerleştirilen güneş enerji sistemleriyle BARÜ, elektrik ihtiyacını yenilenebilir enerjiden karşılayacak. Elektrik enerji sarfiyatının tamamının veya büyük bir kısmının Güneş Enerjisi Santrali (GES) kurularak sağlanması yönündeki çalışmalara titizlikle başlanacak. Böylece BARÜ, ihtiyacı olan elektriği sürdürülebilir kaynaklardan üretecek.
“Daha yeşil ve daha temiz bir gelecek hedefiyle çalışmalar gerçekleştiriyoruz”
BARÜ’nün sürdürülebilirlik alanındaki başarılı çalışmalarına bir yenisini daha eklediğini belirten Rektör Uzun, “Bartın Üniversitesi olarak ülkemizin enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji dönüşümüne yönelik uygulamalarını destekliyor, temiz enerjiden elektrik üretimi sağlamak için kararlı adımlar atıyoruz. Bu noktada tükettiğimiz enerjinin yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanması için önemli projeyi daha hayata geçiriyoruz. Yeşil enerji diye tabir edilen güneş enerjisi sistemlerini yerleşkemize uyarlayarak hem çevreyi koruyacak hem de kullandığımız elektriği üreteceğiz. Bu itibarla ‘daha yeşil ve daha temiz bir gelecek’ hedefiyle çıktığımız bu yolda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum’a teşekkürlerimi sunuyorum. Daha iyiye ulaşma ve topluma model olacak çalışmaları hayata geçirme konusundaki teşvikleri için ise YÖK Başkanımız Prof. Dr. Sayın Erol Özvar ve YÖK üyelerimize teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Enerji verimliliği çalışmaları
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Yükseköğretim Kurulu (YÖK) iş birliğinde 2022 yılında ilki düzenlenen, Üniversiteler Arası Enerji Verimliliği (ÜNVER-1) yarışmasında BARÜ üçüncülük ödülü almaya hak kazanmıştır. Enerji verimliliği alanında bilgi alışverişini artırmayı ve yeni çalışmalarla farkındalık oluşturmayı amaçlayan BARÜ, çevreye duyarlı uygulamalarla önemli kazanımlar elde etmişti.
Ayrıca Cumhurbaşkanlığı’nın 18 Ağustos 2019 tarihli genelgesinde yer verilen “kamu binalarında 2023 yılına kadar asgari yüzde 15 enerji tasarruf” hedefinin üstüne çıkan BARÜ’de bu durumun sürdürülebilir hale getirilmesi için önemli çalışmalar yapılmıştı. Bunun sonucunda BARÜ, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının Yenilenebilir Enerji ve Enerji Verimliliği Teknik Destek Projesi (YEVDES) kapsamında yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği alanlarında Türkiye’de ilk 5’te yer aldı.
Öte yandan BARÜ, Dünya üniversiteleri sıralama kuruluşu Times Higher Education (THE), 2023 Etki Sıralaması (Impact Ranking) listesinde 2 alanda dünya çapında ilk 300’e girmeyi başarmıştı. Aynı sıralamada 7 alanda dünyada 401-600 bandında yer alan BARÜ, bu bant aralığında olan “Erişilebilirlik ve Temiz Enerji” ile “İklim Eylemi” kategorilerinde Türkiye’de ilk 20’de gösterilmişti.
Yine BARÜ, 85 ülkeden 1.183 üniversiteyi sürdürülebilirlik açısından değerlendiren UI Green Metric (Yeşil Ölçüm) sıralamasında dünyanın en iyi yükseköğretim kurumları arasında yer almıştı. Sıralamada sürdürülebilirlikte dünyanın en iyi 187’nci yükseköğretim kurumu olan BARÜ, Türkiye’de ise 13’üncü olmuştu.
Sürdürülebilir, doğayla uyumlu ve çevre dostu bir üniversite olma yolunda kararlı adımlar atılmaya devam edilen BARÜ’nün önümüzdeki dönemlerde ulusal ve uluslararası sıralamalardaki yerinin daha üst sıralara taşınması hedefleniyor.


Kendi enerjisini kendi üretecek
Bakan Gürlek açıklamıştı: 20 yıllık faili meçhul olayı zanlıları adliyede
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, 2006 yılından bu yana faili meçhul kalan bir kadın cesedinin kimliğinin tespit edildiğini ve olayla ilgili 3 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini açıklamasının ardından, Samsun’un Bafra ilçesinde 20 yıllık cinayet dosyası kapsamında gözaltına alınan şüpheliler adliyeye sevk edildi.
Samsun’un Bafra ilçesinde 14 Mart 2006 tarihinde Ozan Çayı’nda bulunan ve uzun yıllar kimliği tespit edilemeyen kadın cesedine ilişkin faili meçhul cinayet dosyasında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Bafra Cumhuriyet Başsavcılığı, 4 Mayıs 2026 tarihinde Samsun İl Jandarma Komutanlığı’na gönderdiği yazıda, JASAT personelinden özel bir ekip kurulmasını istedi. Yazıda, Ozan Çayı’nda bulunan cesedin 25 yaşlarında bir kadına ait olduğunun değerlendirildiği, ölümün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı meydana geldiği ve dosyada bugüne kadar herhangi bir gelişme kaydedilemediği belirtildi.
Yalova’da 2004 yılından bu yana kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı
Soruşturmanın yeniden derinleştirilmesiyle birlikte JASAT ekipleri, 2005-2006 yılları arasında kayıp ihbarı verilen kadınlara ilişkin daraltılmış çalışma yaptı. Yapılan analizlerde, cesedin Yalova’da 2004 yılında kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği değerlendirildi.
Bu kapsamda Gülcan Yazıcı’nın kızı Sultan Orta’dan DNA örneği alındı. Bafra Sulh Ceza Hakimliği’nin kararıyla buluntu cesetten elde edilen DNA profili ile kızından alınan biyolojik örnekler karşılaştırıldı. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda, kimliği meçhul cesedin DNA profili ile SO kodlu kişinin DNA profili karşılaştırıldı. Raporda, kimliği meçhul şahsın yüzde 99,99 ihtimalle SO kodlu kişinin biyolojik annesi olabileceği tespit edildi. Böylece 2006 yılında Ozan Çayı’nda bulunan kadın cesedinin, kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği yönündeki değerlendirme DNA raporuyla güçlendi.
17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya gelmiş
Dosyada yer alan araştırma ve analiz tutanağına göre, Gülcan Yazıcı’nın 17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya geldiği, çocukları Sultan ve Selim’i ziyaret ettiği, bir süre sonra köyden ayrıldığı, kızına bir telefon numarası verdiği ve daha sonra kendisinden bir daha haber alınamadığı belirtildi.
JASAT ekiplerinin yaptığı çalışmada, Ozan Mahallesi ile Boğazkaya ve Darboğaz Mahallelerinin birbirine yakın olduğu, Gülcan Yazıcı’nın son görüldüğü yer ile cesedin bulunduğu bölge arasında bağlantı kurulduğu ifade edildi.
Soruşturma kapsamında, dosyada adı geçen N.Y., B.A. ve O.O. isimli şahısların “olası şüpheli” olarak değerlendirildiği, bu kişilerin ikametlerinde arama yapılması ve eş zamanlı olarak gözaltına alınmaları için işlem başlatıldığı öğrenildi.
Zanlılar Bafra Adliyesi’nde
Savcılığın talimatı doğrultusunda, şüphelilerin adreslerinde 2 Haziran günü saat 07.00 ile 12.00 arasında yapılan aramalar sonucunda 3 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan şahıslar, geniş güvenlik önlemleri altında Bafra Adliyesi’ne sevk edildi.
Yaklaşık 20 yıldır faili meçhul olarak kalan cinayet dosyasında, DNA raporları ve JASAT ekiplerinin yürüttüğü çalışmalarla önemli delillere ulaşıldığı belirtilirken, soruşturmanın çok yönlü olarak sürdürüldüğü öğrenildi.

