Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
23 Kasım, 2023 11:22 tarihinde yayınlandı
0

Kelebek hastası öğrencisine gönüllü oldu

Elazığ’da bir ortaokulda görevli görsel sanatlar öğretmeni Sibel Çelik, dersi biter bitmez halk arasında kelebek hastalığı olarak bilinen epidermolizis bülloza hastası Fatma’nın yanına koşuyor. Bir anne şefkati ile kelebek çocuk Fatma’ya eğitim veren Sibel öğretmen, adeta gönüllere dokunuyor.
Elazığ merkezde bulunan Cumhuriyet Ortaokulunda görev yapan görsel sanatlar öğretmeni Sibel Çelik, aynı zamanda evde eğitim ile 18 yıldır özel öğrencilere eğitim veriyor. Bu çerçevede geçen sene evde eğitim alan kelebek hastası Fatma Aydın (7) ve Sibel Çelik arasında büyük bir bağ oluştu. Sibel öğretmen bu sene Fatma için görevlendirilmese de onu bir an olsun bırakmadı. Kelebek çocuk Fatma’yı kendi çocuğundan ayırt etmeyen Çelik, okuldan çıkar çıkmaz onun yanına koşuyor. Birçok alanda Fatma’ya eğitimler veren Çelik, aynı zamanda onunla oyunlar oynayıp, başucunda hikayeler okuyor. Gönüllü olarak Fatma ile ilgilenen Çelik, adeta gönülleri ısıtıyor.

”Fatma ile serüvenimiz güzel başladı”
Fatma ile serüvenlerinin çok güzel başladığını belirten Görsel Sanatlar Öğretmeni Sibel Çelik, ”Bizim Fatma ile serüvenimiz aslında çok güzel başladı. İkimiz de bu işe karşılıklı endişelerle başladık. Ben yeni bir aile, yeni bir öğrenci, Fatma’ya da yeni bir öğretmendim. Kaygılarla başladık ama zaman geçtikçe çalışmalar etkinlikler derken aramızda güzel bir ritim yakaladık. Bu ritimle de Fatma ile çok güzel yol aldığımıza inanıyorum. Fatma yaşı ve özel durumu gereği onunla ilgilenilmesi gereken bir öğrenci ama biz güzel bir ritim yakalayınca çok güzel yol aldık. Bu çalışmalarla birlikte renkler, sayılar ve web2 araçlarını kullandık. Kitap okuma saatlerimizde Fatma ile güzel kitaplar okuduk. Boyama ve oyun saatlerimiz oldu. Bunların hepsini eğitim öğretimin içine alarak yaptık” dedi.

“Okulda derslerim bittiğinde Fatma’ya koşuyorum”
Kelebek çocukların, ”Kelebeğin yolunun bittiği yer, başladığımız yerdir” diye çok güzel bir sözünün olduğunu belirten Çelik, ”Biz Fatma ile böyle başladık. Şu anda da Fatma ile birlikte gönüllü olarak geliyorum. Çünkü aramızda güzel bir bağ var. Aile ile güzel bir bağımız var. Böyle özel çocukların ailelerinin de destek görmesi gerektiğine inanıyorum. Ben bazen Fatma’ya kendi kızımın adı ile hitap ediyorum. Bu onu da çok mutlu ediyor. Görsel sanatlar öğretmeniyim, kendi okulumda derslerimi ve işlerimi yapıyorum. Okulda derslerim bittiğinde hemen koşup Fatma’ya geliyorum. Bizde zaman kavramı yok. Fatma ile nerede, ne zaman isterse bu şekilde çalışmamız, etkinliklerimiz mutlu olması adına bir çok şeyi yapıyoruz. Çok uzun süredir özel çocuklarla ilgilenmeyi seviyorum. İlk işe başladığım dönemlerde de köy okulunda çalışırken özel çocuklarla ilgileniyordum. Zaman ilerledikçe bu çocuklarla birlikte çalışmalar yapılması, onların gözlerindeki o mutluluğu gördüğümde doğru yolda ilerlediğimi fark ettim” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
prof dr gurdal yilmaz hanta virusu yeni bir salgin degil K5v6eWSQ
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Haziran, 2026 16:37 tarihinde yayınlandı
0 0

Prof. Dr. Gürdal Yılmaz: “Hanta virüsü yeni bir salgın değil”

Dünyada yeniden gündeme gelen hanta virüsü vakaları endişe oluştururken, uzmanlar hastalığın yeni bir salgın olmadığını ve uzun yıllardır görüldüğünü belirtiyor.

Özellikle bir gemide ortaya çıkan toplu vakaların dikkat çekmesiyle yeniden konuşulan hanta virüsünün farklı türlerinin bulunduğunu belirten uzmanlar, Türkiye’deki vakaların gemide görülen türle aynı olmadığını vurguluyor.

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr Gürdal Yılmaz, gemide görülen vakaların kısa sürede ortaya çıkması dikkat çekse de hanta virüsü dünyanın birçok bölgesinde uzun zamandır bilinen bir enfeksiyon hastalığı olduğunu hatırlattı.

Türkiye’de daha çok böbrek tutulumuyla seyreden ve böbrek yetmezliğine neden olabilen formların görüldüğünü kaydeden Yılmaz, bu türlerin tedaviye yanıt verme ihtimalinin daha yüksek olduğunu gemide görülen vakaların ise daha çok akciğerleri etkileyerek solunum sıkıntısına yol açan ve ölüm oranı daha yüksek türler olduğunu belirtti.

Hanta virüsünün de Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) gibi viral bir enfeksiyon olduğunu kaydeden Yılmaz, özellikle İskandinav ülkeleri, Almanya, Kuzey Avrupa ve Amerika’da görülen tiplerin daha fazla öne çıktığını, Türkiye’de görülen formların ise Balkanlar ve Karadeniz bölgesinde rastlanan, daha hafif seyirli tipler olduğunu ifade etti.

“Hanta virüsü salgını aslında daha önceden bu yana görülen bir salgın”

Dünyada bildirilen hanta virüsü salgınının daha önceden bu yana görülen bir salgın olduğunu belirten Yılmaz, “Yani yeni bir salgın değil. Geminin içinde olmasıyla birlikte etkilenen kişiler bir anda ortaya çıktı. Ancak hanta virüsü her yerde görülebiliyor. Bizde de eskiden beri hanta virüsü vardı ve tanı koyuyorduk. Ancak bizde görülen hanta virüsü, o gemide görülen türle aynı değil. Bizde daha çok böbrek tutulumuyla seyreden, böbrek yetmezliğine yol açabilen ancak tedavi edilme ihtimali daha yüksek olan formlar görülüyor. Oradaki vakalar ise daha çok akciğeri tutup solunum sıkıntısıyla ilerleyen ve daha öldürücü tiplerdi. O da bir virüstür. KKKA nasıl bir virüsse, hanta virüs enfeksiyonları da viral bir enfeksiyondur. Dünyayı tehdit eden noktasında, İskandinav ülkelerinde, Almanya’da, Kuzey Avrupa’da ve Amerika’da görülebilen tipleri öne çıkıyor. Bizdeki form ise Balkanlar ve Karadeniz’de görülen, daha hafif seyreden formlardır” dedi.

“Viral enfeksiyonlar her zaman birer tehdit”

Viral enfeksiyonların her zaman bir tehdit olduğunu belirten Yılmaz, ancak büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık olmadığını kaydederek, “Viral enfeksiyonlar her zaman bir tehdittir. Ancak böyle büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık değildir. Ebola virüsü de var. Ebola, Afrika kökenli bir hastalıktır ve daha tehlikelidir. Çünkü yakalandığında yüzde 90’lara varan ölüm oranları vardır. Özellikle oralara seyahat eden kişiler açısından önem arz eder. Dünya artık küçük, herkes her yere gidebiliyor. Oradan kişiler buraya gelebilir” diye konuştu.

Enfeksiyon hastalıklarından korunmanın yolları

Enfeksiyon hastalıkları, virüsler ve bakterilerden korunmanın yolları ile ilgili olarak ise Yılmaz “Kalabalık yerlerde maske kullanımı ve el yıkama çok önemlidir. Toplu bir yere girerken ’bana bir şey bulaşır mı’ sorusunu kendimize sormamız bile önlem almak açısından yeterlidir. Bu virüsler ülkemize her an gelebilir. Örneğin Batı Nil ensefaliti daha önce ülkemizde yoktu, sonradan görülmeye başlandı. Özellikle Batı Anadolu ve Marmara bölgelerinde görülüyor. Batı Nil ensefaliti de bir virüstür ve artık ülkemizde de görülmeye başladı” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin