Reklam
Reklam

KBÜ’de İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası etkinlikleri gerçekleştirildi

kbude is sagligi ve guvenligi haftasi etkinlikleri gerceklestirildi yhbXyKEf
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
08 Mayıs, 2026 12:45 tarihinde yayınlandı
0

Karabük Üniversitesi’nde (KBÜ) düzenlenen İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası etkinliklerinde, güvenlik kültürü ve bilinçli çalışma anlayışı ele alındı.

Kamu, akademi ve sanayi temsilcileri, Karabük Üniversitesi’nde gerçekleştirilen programda iş sağlığı ve güvenliği alanındaki güncel uygulamaları değerlendirdi.

Karabük Üniversitesi İş Güvenliği ve Sağlığı Eğitim, Uygulama ve Araştırma Merkezi (İGSEUAM) tarafından düzenlenen “1. İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası” etkinlikleri, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Hamit Çepni Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.

“Güvenli Gelecek, Bilinçli Adımlarla Başlar” mottosuyla düzenlenen programda kamu, akademi ve ağır sanayi temsilcileri bir araya geldi.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programın açılış konuşmasını KBÜ İGSEUAM Müdürü Prof. Dr. Bilge Demir yaptı. Demir, Türkiye’de İş Sağlığı ve Güvenliği Haftasının 1987 yılından bu yana kutlandığını, 2012 yılında yürürlüğe giren İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile alanın kurumsal yapıya kavuştuğunu ifade etti.

Karabük Üniversitesinin bu alanda öncü konumda olduğunu belirten Demir, iş sağlığı ve güvenliğinin yalnızca mevzuat gerekliliği değil aynı zamanda bir bilinç ve kültür meselesi olduğunu vurguladı.

Etkinlik kapsamında “Ağır Sanayi ve Sahada İSG” başlıklı iki oturumlu panel düzenlendi. Başkanlığını Prof. Dr. Bilge Demir’in yaptığı ilk oturumda Kardemir İşletmeler Genel Müdür Yardımcısı Sabri Kılıç, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İSG Genel Müdürlüğünden Mehmet Çobanoğlu, Karabük Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Birol Cangı, İSG Kitap Dünyası Yazarı Dr. Hakan Erdoğan ve Semil A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Yasemin Öymez konuşmacı olarak yer aldı.

Doç. Dr. Bilal Çolak’ın moderatörlüğündeki ikinci oturumda ise Doç. Dr. Hasan Eker, Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Çabuk, Muhammet Nurullah Acar, Alparslan Yılmaz, Tuncay Doğrul ve Dr. Öğr. Üyesi Av. Volkan Sancı değerlendirmelerde bulundu.

Panel oturumlarında proaktif ve reaktif iş güvenliği önlemleri, üretim sahalarındaki risk analizleri, donanım kaynaklı iş kazaları ve kurumsallaşmanın iş güvenliği uygulamalarındaki etkileri ele alındı.

Etkinlik, “Baretini Tak, Fotoğrafını Paylaş” sosyal medya kampanyasının ödül töreni ve teşekkür belgelerinin takdim edilmesiyle sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
g 2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
18 Haziran, 2026 14:16 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0 0

BIRAKIN MUHALEFİ DİZAYN ETMEYİ, İŞİNİZE BAKIN, ÜLKENİN DEVASA SORUNLARI ÇÖZÜM BEKLİYOR.

Ülkenin onca, sorunu varken, yapay gündemlerin peşinden sürükleniyoruz. Ülkeyi yönetenler sorunların çözümü yolunda gayret göstermek yerine, süni gündemlerle dikkatleri başka yöne çekmenin derdinde. Ülkenin kronikleşmiş devasa sorunlarının konuşulması istenmiyor.

Kamuoyu araştırmalarına göre Türkiye’nin en önemli sorunu ekonomi ve hayat pahalılığı olarak öne çıkıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinde hayat pahalılığı ilk sırada yer alırken, Asal Araştırma gibi bağımsız anket şirketlerinin çalışmalarında da toplumun büyük bir çoğunluğu ekonomiyi en büyük problem olarak görüyor.

Vatandaşlar ve konunun uzmanları tarafından öne çıkarılan sorunlar sırasıyla, şu başlıklar altında toplanıyor;
* Ekonomik Sıkıntılar Hayat Pahalılığı ve Enflasyon nedeniyle temel gıda ve ihtiyaç maddelerine ulaşımın giderek zorlaşması.
* Yoksulluk: Gelir adaletsizliğinin artması ve alım gücünün ciddi şekilde düşmesi.
* İşsizlik: Özellikle genç nüfus arasında istihdam olanaklarının yetersiz kalması.
* Adalet ve Hukuk: Hukuk sistemine ve yargı bağımsızlığına olan güvenin azalması.
* Eğitim Sistemi: Ezbere dayalı yapı ve fırsat eşitliğinin sağlanamaması.
* Sığınmacı ve Göçmenler: Demografik yapı ve kaynakların paylaşımı üzerindeki toplumsal endişeler.
* Doğal Afetler: Başta deprem olmak üzere afetlere karşı şehirlerin hazırlıksız olması.

Hayat pahalılığı ve yüksek enflasyonun kalıcı çözümü; sıkı para politikaları, yapısal reformlar, hukuki güvenliğin tesisi, kamu tasarrufu ve vergi adaleti sacayaklarının eşzamanlı olarak hayata geçirilmesinden geçiyor.

Ekonomi ve hayat pahalılığı krizinin çözümü için izlenmesi gereken temel yol haritası şudur;

1. Para ve Maliye Politikalarının Sıkılaştırılması. Faiz ve Enflasyon Dengesi: Fiyat istikrarını sağlamak için merkez bankalarının reel faiz politikalarıyla enflasyon canavarını dizginlemesi hedeflenir. M × V = P × Q denklemindeki para arzının kontrol altına alınması kritik öneme sahiptir.
Kamu Disiplini: Bütçe açıklarını kapatmak adına kamuda tasarruf tedbirleri sıkılaştırılmalı, lüks tüketim ve verimsiz harcamalar kısılarak denk bütçe hedefine yaklaşılmalıdır.

2. Yapısal Reformlar ve Üretim EkonomisiTarım ve Gıda Arzı: Gıda enflasyonunu düşürmek için tarımda girdi maliyetleri (gübre, mazot, elektrik) düşürülmeli ve planlı üretim modeline geçilmelidir. Katma Değerli Üretim: İthalata olan bağımlılığı azaltmak, yerli üretimi ve teknoloji odaklı sanayiyi teşvik etmek döviz kurundaki oynaklığı azaltarak maliyet enflasyonunu hafifletir.

3. Hukuki Güvenlik ve Kurumsal BağımsızlıkYatırımcı Güveni: Bağımsız kurumların (Merkez Bankası, TÜİK, Rekabet Kurumu) siyasi müdahalelerden uzak çalışması ve hukukun üstünlüğü ilkesinin tam anlamıyla işlemesi, doğrudan yabancı yatırımları (FDI) Türkiye’ye çekmek için elzemdir.Liyakat: Kurumlarda liyakat esasına dönülmesi, alınan ekonomik kararların piyasadaki güvenilirliğini ve öngörülebilirliğini artırır.

4. Gelir Dağılımı ve Vergi Adaleti Vergi Yükünün Dengelenmesi: Dolaylı vergilerdeki (ÖTV, KDV) yüksek pay azaltılarak; doğrudan vergilendirmeye (kazanç üzerinden alınan gelir ve kurumlar vergisi) ağırlık verilmelidir. Alım Gücünün Korunması: Dar ve sabit gelirli vatandaşların hayat pahalılığı altında ezilmemesi için enflasyonla mücadele edilirken, gelir artırıcı sosyal desteklerin ve maaş güncellemelerinin gerçek enflasyon verilerine göre yapılması sağlanmalıdır.

Halkın ekonomi yönetimine duyduğu güven çok düşük seviyede.
Türkiye’de ekonomi yönetimine olan güvenin düşük kalmasının temel nedenleri, uzun süredir aşılamayan yüksek enflasyon, piyasa beklentileriyle uyuşmayan resmi hedefler ve halkın günlük yaşamına yansımayan refah artışıdır. Kamuoyu araştırmaları ve iş dünyası anketleri, ekonomi politikalarının öngörülebilirliği ve etkinliği konusunda ciddi bir inanç eksikliği yaşandığını ortaya koymaktadır.

Ekonomi başta olmak üzere, ülkenin temel sorunlarının çözümü yolunda çok acil radikal adımların atılması gerekiyor.
Bırakın muhalefi dizayn etmeyi. İşinize, bakın işinize!

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.