Karabük Üniversitesi Azerbaycan Öğrenci Temsilciliği ve Genç Kadem Kulübü iş birliğiyle “Hocalı Soykırımı” konulu panel düzenlendi.
Azerbaycan’da, Ermenilerin 26 Şubat 1992’de yaptığı Hocalı Soykırımı’nın ele alındığı panelde kısa film gösterimi ve şiir dinletisine de yer verildi.
15 Temmuz Konferans Salonu’nda gerçekleşen panelde konuşmacı olarak Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ali Asker, Yrd. Doç. Dr. Marziye Memmedli, Yrd. Doç. Dr. Umut Kedikli yer aldı.
Azerbaycan Öğrenci Temsilcisi Cavidan Kerimli, “Dün Karabağ’da savunmasız insanları katleden teröristler bugün de Türkiye’nin güneyinde masum sivilleri katletmektedir. Dün Çanakkale’de Türkiye’nin yanında olduğumuz gibi bugün Zeytin Dalı Harekâtı’nda da Türkiye’nin yanındayız.” dedi.
“HİÇBİR MİLLETİN ALNI TÜRK MİLLETİNİN ALNI KADAR AK DEĞİLDİR”
Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ali Asker, Hocalı Soykırımı’nın geçmişte yaşanan en kanlı cinayet olduğunu ve bu cinayetin eşi benzeri olmadığını aktardı. Doç. Dr. Asker, bu cinayette insanlık dışı yöntemler kullanılarak katliam gerçekleştirildiğini; ölmüş insanların gözlerinin tornavida ile çıkartıldığını anlattı.
Asker, Türklerin hiçbir zaman Ermenilere soykırım yapmadığına vurgu yaparak, “Biz bir milletin düşmanlığını yapmıyoruz, yapmadığımız cinayetle suçlandık yıllardır. Ermenistan yönetiminin başında duran insanlar bu cinayetleri yapan insanlardır. Hiçbir milletin alnı Türk milletinin alnı kadar ak değildir. Ermeniler soykırımı bize yaptılar. Hiçbir şey bizi yıldıramaz.” dedi.
“ERMENİLERİN TÜRKLERE OLAN NEFRETİ DEĞİŞMİYOR”
Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Marziye Memmedli ise Hocalı Soykırımı’na ilişkin sürecin tarihsel boyutuyla ilgili yaptığı konuşmasında, Ermenilerin Kafkasya’nın yerel halkı olmadığını ve Ruslar tarafından 1828 yılında Karabağ’a yerleştirildiklerini, Kafkasya ile Ermenilerin ilk kez bu şekilde tanıştıklarını kaydetti. Bu süreç sonrasında Ermenilerin kendine müttefik aradığını ve 19. yüzyılda Hristiyanların kışkırtması ile Osmanlı toprakları içinde Ermenilerin ayaklanmaya başladığını belirten Yrd. Doç. Dr. Marziye Memmedli, sözde soykırımın bu süreç sonunda ortaya atıldığını Türklerin hiçbir zaman Ermenileri katletmediğini vurguladı.
“ULUSLARARASI SÖZLEŞMEYE RAĞMEN MÜSLÜMANLARA DEFALARCA SOYKIRIM YAPILDI”
Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Umut Kedikli ise Hocalı’da, Ermeniler tarafından Azerilere yapılan soykırımı değerlendirirken şunları söyledi: “Azeri kardeşlerimize yapılan şey, dünyanın gözünün içine baka baka yapılan bir soykırımdır. Uluslararası belgelerle ve sözleşmelerle soykırım suç olarak kabul edilmiş, savaş suçunun tanımı yapılmış ve yine bu işlemlerle ilgili neler yapılacağı hukuksal olarak belirlenmiştir. 1948 yılında iki yüze yakın devletin imzaladığı, bizim de imzaladığımız, soykırımın engellenmesi ve cezalandırılması ile ilgili uluslararası sözleşme bulunuyor. Bu sözleşme sonrasında özellikle Müslümanlara defalarca soykırım yapıldı. Yapılanların hepsi 1948 soykırım sözleşmesine aykırı, herkes bu konuda bilgilenmeli.”
Panelin sonunda Karabük Üniversitesi Azerbaycan Öğrenci Temsilciliği ve KADEM Gençlik Kulübü’nün hazırladığı ‘Hocalıya Adalet’ temalı kısa video gösterildi. Karabük Üniversitesinde eğitim gören 6 farklı ülkeden öğrencilerin yer aldığı videoda Azerbaycan’da yaşanmış katliamlara ve zorunlu göçlere yer verildi. Öte yandan 15 Temmuz Şehitler Konferans Salonu’nun fuaye alanında sergilenen Hocalı Soykırımı’nın anlatıldığı fotoğraflar da katılımcılar tarafından gezildi..


KBÜ’de “Hocalı Soykırımı” paneli
İran’ın Trabzon Başkonsolosu Mohebati: “Dünya, İranlıların dimdik dayanmasına çok şaşırdı”
İran İslam Cumhuriyeti’nin Trabzon Başkonsolosu Naser Mohebati, dünyanın İranlıların saldırılara dimdik dayanmasına çok şaşırdığını belirterek, “Ülkemiz bir iki günlük kültüre sahip değil. Tarih boyu kültürümüz ve medeniyetimiz var. Bu kolaylıkla yıkılmaz, yakılmaz” dedi.
İran İslam Cumhuriyeti’nin Trabzon Başkonsolosu Naser Mohebati, Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nde bölgedeki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. İran’ın kültürel yapısına vurgu yapan Mohebati, savaş ve müzakere süreçlerine dair mesajlar verdi. İran’ın tarih boyu kültürü ve medeniyeti olduğunu kaydeden Mohebati, “Bizim rehberimiz şehit oldu. Kendisi de bunu istiyordu. Liderimiz bununla çok iftihar ediyordu. Şehit olmayı arzu ettiğini çok tekrar etmişti. Çok insanlar vardı hak yolunda çalışanlar, gazilerimiz. Tarih boyunca kültürümüzde olanlar şehadeti arzu etmişlerdi, şehit oldular. Çocuklarımızın şehit olmasına çok üzüldük. Dünya, İranlıların dimdik dayanmasına çok şaşırdı. Nasıl olur da bir ülkeyi bombalarsın da memleketin lideri, insanları şehit olur ama o ülke dağılmaz ve yıkılmaz? Bizim kültürümüzde bu var. Ülkemiz bir iki günlük kültüre sahip değil. Tarih boyu kültürümüz ve medeniyetimiz var. Bu kolaylıkla yıkılmaz, yakılmaz. Ekonomimizin, insanlarımızın, binalarımızın yıkılması mümkün müydü? Ülke dimdik dayandı, istikrarını kaybetmedi. İran bunu gösterdi. İran’ın halkı önemliydi” diye konuştu.
“Müzakere olurken yeni savaş başlattılar”
Müzakere sürecine de değinen Mohebati, “Geçen sene savaştan 12 gün önce İran, ABD ve Avrupa ülkeleriyle konuşurken onlar bize saldırı yaptılar. Son savaştan 1 gün önce İran müzakeredeydi, karar verilmişti. Müzakere olurken yeni savaş başlattılar. Bu gösterir ki; onların hedefleri hiçbir zaman müzakere değildi. Müzakereden zaman kazanırlar, silahlanırlar ve büyük bir savaşa yeniden başlarlar. İran şimdi diyor ki, ‘savaşları bitirin, müzakere yapalım, konuşalım’. Bu mühim bir mesajdı” şeklinde konuştu.
“Türkiye’nin tüm telaşı bu savaşı bitirmekti”
Türkiye ile İran’ın ilişkilerine de değinen Mohebati, “İran dedi ki, ‘Ben Türkiye toprağına hiçbir zaman füze göndermedim’ ve göndermez. Türkiye ile İran’ın kardeşliği çok istikrarlıdır. Tarih boyu böyledir ve çok önemlidir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan iyi mesajlar gönderdi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan çok iyi mesajlar verdiler. Bu konuda Türkiye’yi kendimize kardeş biliriz. Türkiye’nin tüm telaşı bu savaşı bitirmekti” ifadelerini kullandı.


