Reklam
Reklam
321 1
Haber Merkezi Avatarı
Haber Merkezi tarafından
05 Mayıs, 2025 10:48 tarihinde yayınlandı
0

KBÜ’de Gerçekleştirilen Din ve Maneviyat Psikolojisi Sempozyumu Büyük İlgi Gördü

Karabük Üniversitesinde düzenlenen “Din ve Maneviyat Psikolojisi” başlıklı sempozyumda, alanın güncel meseleleri ele alındı, gençlerin dinî gelişimi ve inanç dünyası üzerine çarpıcı tartışmalar yapıldı.

Karabük Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü ile İlahiyat Fakültesi iş birliğinde bu yıl ikincisi düzenlenen Lisansüstü Öğrenci Sempozyumu, “Din ve Maneviyat Psikolojisi” başlığı altında gerçekleştirildi. 15 Temmuz Şehitler Konferans Salonu’nda düzenlenen etkinlik, farklı üniversitelerden lisansüstü öğrencileri ve akademisyenleri bir araya getirerek, din psikolojisi alanındaki güncel meseleleri bilimsel zeminde ele alma imkânı sundu.

Sempozyuma; Karabük Cumhuriyet Başsavcısı Selçuk Akman ve eşi Betül Akman, Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık’ın eşi Ebru Kırışık, Karabük Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Solmaz, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdulcebbar Kavak, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdürü ve Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Doç. Dr. Zeynep Özcan, Karabük İl Müftüsü Ali Erhun, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, akademik ve idari personel, öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı.

Açılış Konuşmalarında Bilim ve Toplum Vurgusu Yapıldı

Sempozyumun açılışında konuşan Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdürü ve Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Doç. Dr. Zeynep Özcan, “Lisansüstü Eğitim Enstitümüz, Sayın Rektörümüz Prof. Dr. Fatih Kırışık Hocamızın ufuk açıcı ve yol gösterici rehberliği eşliğinde, akademiye yön veren akademik çalışmalara katkı sağlamakta ve öğrencilerimizin akademik gelişimlerine hizmet etmektedir.” dedi. Özcan konuşmasının devamında din ve maneviyat psikolojisinin yalnızca akademik bir ilgi alanı olmadığını, aynı zamanda bireysel ve toplumsal gelişimi derinden etkileyen bir alan olduğunu vurguladı. Türkiye’nin dört bir yanından 105 bildiri özeti alındığını belirten Özcan, sınırlılıklar ve tekrarlar göz önüne alınarak bu özetlerden 70’inin sunuma hak kazandığını ifade etti.

İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdulcebbar Kavak ise konuşmasında, din ve maneviyatın yalnızca bireysel bir yönü olmadığını, aynı zamanda tarihsel ve kültürel derinliği olan toplumsal bir yapı taşı olduğunu belirtti. Kavak, Nurettin Topçu’nun “Camiler toplumun kalbidir, üniversiteler ise aklıdır” sözüne atıf yaparak, lisansüstü düzeydeki akademik çalışmaların üniversitelerin düşünsel üretim gücünü ortaya koyduğunu ifade etti.

Karabük Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Solmaz ise sempozyumun dinî inançların insan psikolojisi üzerindeki etkilerinin bilimsel olarak değerlendirilmesi açısından önemine dikkat çekerek, “İnsan davranışlarının daha iyi anlaşılması ve anlatılması için psikolojinin akademik bir bakışla ele alınması son derece kıymetlidir.” dedi. Solmaz, etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür ederek, sempozyumun başarılı sonuçlanmasını diledi.

Din Psikolojisi ve Gençliğin Sorunları Panelde Ele Alındı

Sempozyumun en çok ilgi gören oturumlarından biri “Din Psikolojisi Perspektifinden Gençlik Dönemi Sorunları ve Çözüm Arayışları” başlıklı panel oldu. Panelin moderatörlüğünü yapan Prof. Dr. Hayati Hökelekli, gençliğin insan yaşamının en çalkantılı dönemi olduğunu belirterek, “Gençlik, yetişkin olmak için çabalayan çocuktur.” ifadesiyle bu dönemin kırılgan doğasına dikkat çekti.

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesinden Prof. Dr. Asım Yapıcı, gençlerdeki dinî şüphelerin genellikle entelektüel değil, duygusal nedenlere dayandığını belirterek, “Şüphe her zaman olacaktır; önemli olan onun nasıl yönlendirildiğidir.” dedi.

Marmara Üniversitesinden Prof. Dr. Ali Ayten, “Liseli Gençlerde Dinî Kimlik ve Dindarlık” başlıklı sunumunda, gençlik döneminin dinî kimliğin en belirleyici evresi olduğunu ifade etti. Ayten, ebeveyn-çocuk ilişkisinin gençlerin dinî gelişiminde kritik rol oynadığını vurguladı.

Yalova Üniversitesinden Doç. Dr. Fatma Baynal ise gençlerin neden inançsızlığa yöneldiği sorusuna ışık tuttu. “Gizli inançsızlar” olarak tanımlanan bireylerin bu yönelimlerini çoğunlukla sosyal baskılar, dışlanma korkusu ve ötekileştirme gibi sebeplerle gizlediklerini aktardı.

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesinden Prof. Dr. Faruk Karaca da aile bağlarının dini gelişimdeki rolüne dikkat çekti. Karaca, özellikle anne ile çocuk arasında kurulan güvenli bağın inanç yapısını doğrudan etkilediğini belirterek, dindar bireyler yetiştirmek isteyen ebeveynlerin önce kendi dinî bilgilerini ve kişisel gelişimlerini tamamlamaları gerektiğini söyledi.

Panel sonunda İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdulcebbar Kavak, tüm konuşmacılara teşekkür belgelerini takdim etti. Karabük Üniversitesinin ev sahipliğinde gerçekleşen sempozyum, alanında uzman akademisyenlerle öğrencileri bir araya getirerek din psikolojisine yönelik bilimsel tartışmaları derinleştirdi. Sempozyum, genç araştırmacılar için hem akademik deneyim hem de fikir alışverişi açısından verimli bir zemin sundu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
tokatta asiri yagis kirazi vurdu NZpP27LT
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
05 Haziran, 2026 00:15 tarihinde yayınlandı
0 0

Tokat’ta aşırı yağış kirazı vurdu

Tokat’ta son günlerde etkili olan yağışlar tarım arazilerinde büyük zarara yol açtı. Sular altında kalan bahçelerde özellikle erkenci kiraz çeşitlerinde çatlama ve dökülmeler yaşandı.

Tokat Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Emin Yılar, bazı bölgelerde kirazda hasarın yüzde 100’e ulaştığını belirtti.

Geçtiğimiz yıl yaşanan don felaketinin etkilerinin henüz atlatılamadığını belirten Yılar, “Geçen yıl devletimiz çiftçiye dönüm başına destek vererek önemli bir katkı sağladı. Bu destek üreticiyi ayakta tuttu. Ancak bu yıl da özellikle Tokat’ta kiraz üreticileri çok ciddi bir afetle karşı karşıya kaldı. Bazı bölgelerde erkenci ve orta sezon çeşitlerde hasar yüzde 80 ila yüzde 100 arasında değişiyor. Ürünler tamamen çatladı ve pazarlanamaz hale geldi” dedi.

İhracata yönelik geç sezon kiraz çeşitlerinde ise umutların sürdüğünü ifade eden Yılar, yağışların sona ermesi halinde kalan ürünlerin ayıklanarak ihracata gönderilebileceğini belirtti. Ege Bölgesi’nde kiraz ihracatının başladığını hatırlatan Yılar, ürünlerin kilogram fiyatının 180-200 lira seviyelerinde olduğunu söyledi.

Kiraz üretimindeki kaybın binlerce tonu bulduğunu belirten Yılar, “Erkenci ve orta sezon çeşitlerde yaklaşık 2 bin tonluk zarar olduğunu düşünüyoruz. Eğer yağışlar durursa geç sezon ihracatlık çeşitlerden 3-4 bin ton ürün alınabilir. Ancak genel toplamda bu yıl Tokat’ta kirazda 8 ila 10 bin ton arasında ürün kaybı bekliyoruz” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin