Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
01 Mart, 2018 14:10 tarihinde yayınlandı
0

KBÜ’’de “Filistin’in Dünü Bugünü” konulu konferansı

Karabük Üniversitesi İlahiyat Kulübü’nün düzenlediği “Filistin’in Dünü Bugünü” konulu konferansta konuşan Filistin Milletvekili Sayyid Abo Musameh, “Türkiye’deki toplumların hepsi Kudüs davasına sahip çıkıyor. Avrupa birliğine benzer bir birliğin lokomotifi de Türkiye olacaktır. Siz hangi konuyu tartışsanız Türkiye’nin bu konuda ehil olduğunu görürsünüz ve Türkiye gerçek barışın ümididir” dedi.

Filistin Milletvekili Sayyid Abo Musameh, Karabük Üniversitesi 15 Temmuz Şehitler Konferans Salonu’nda düzenlenen “Filistin’in Dünü Bugünü” konulu konferansta konuşmacı olarak yer aldı. Konferansta Filistin’de yaşanan olayları değerlendiren Musameh’in konuşması İlahiyat Fakültesi Öğretim Elemanı Okt. Muhammet Ali Can tarafından Türkçeye çevrildi.

Konuşmasında gençlik olmadan geleceğin hiçbir anlamı olmadığını belirten Sayyid Abo Musameh “Filistin’in dünü, bugünü ve geleceği hakkında konuşacağız. Asıl olan gelecektir. Siz gençler geleceğin yöneticilerisiniz. Bu duygusal bir durum değil, bu tarihsel bir gerçektir. Sizler hem ümitsiniz hem de geleceksiniz. Bütün alanlarda biz Türk gençliğinden çok şeyler öğreniyoruz. Gençler, sizler büyük bir medeniyetin çocuklarısınız.” dedi.

“İSLAM MEDENİYETİ TÜM İNSANLARA BARIŞI GETİRMEYE ÇALIŞIRKEN BATI MEDENİYETİ İSE SADECE KENDİSİNE BARIŞ GETİRMEYE ÇALIŞIR”

İslam medeniyetinin anayasa önünde Yahudi, Hristiyan ve Müslüman olan herkese eşit biçimde haklarını verdiğini aktaran Musameh şöyle konuştu: “Müslüman medeniyeti ile Batı medeniyeti arasındaki fark bir cevherde gizlidir. İslam medeniyeti tüm insanlara barışı getirmeye çalışır. Batı medeniyeti ise sadece kendisine barış getirmeye çalışır. Arasındaki fark nedir? Hem kendisine hem de başkasına barış getirenlerse diğer tüm insanlara barış getirirler. Sadece kendi vatandaşlarına barış getirmek isteyenler ise dışarı çıktıklarında sömürgecilik ve ölüm dışında başka bir şey getirmiyor. Sizler geleceğin ümidi ve geleceğin ta kendisisiniz. İslam medeniyeti anayasa konusunda ilktir. Hem kendi vatandaşları için hem de diğer insanların haklarını koruyan ilk anayasasına koyan medeniyettir. İslam medeniyeti anayasa önünde Yahudi olsun, Hristiyan olsun, Müslüman olsun herkese eşit biçimde haklarını vermiştir.”

“BİZ YAHUDİLERE KESİNLİKLE KARŞI DEĞİLİZ, BİZ İŞGALE KARŞIYIZ”

İslam ümmetinin, müslim ve gayrimüslim ayrımı yapmadığını vurgulayan Musameh, Protestan ve Katoliklerin Avrupa’ya girdiklerinde herkesi öldürdüğünü ve bunlara muhalif olan hiç kimseyi yaşatmamak için uğraş verdiklerini belirtti. İslam devletinde ise kendi dini dışındakilere de yaşam hakkı tanındığını ifade eden Musameh “Dünkü Filistin davası da budur. Avrupa’da Yahudiler her yerde öldürülmekteydi. Filistin’e geldiklerinde biz onları Filistin’de ağırladık ve onları koruma altına aldık. Yahudilerin burada işgal amaçlı geldikleri anlaşılınca ayaklanmalar başladı. O günden beri bu dava devam etmektedir. Eskiden Filistin’de çok geniş bir medeniyet, kültür vardı. Biz Yahudilere kesinlikle karşı değiliz, biz işgale karşıyız. Bizim dinimizde gayrimüslimlere adalet ve güzel davranmak vardır.” dedi.

“TÜRKİYE, KUDÜS DAVASINA SAHİP ÇIKIYOR”

Filistin’in tarihte görülen en korkunç işgali yaşadığının altını çizen Musameh şöyle devam etti: “Bu işgal organize olarak Amerika, Avrupa ve özellikle Fransa ve Almanya tarafından da düzenlenmektedir. Bizim hürriyet, bağımsızlık ve bağımsız bir yönetim için birleşmemiz gerekiyor. Onlar, yine aynı ekip Türkiye’ye de tuzak kurmaktadır. Biz izzetli bir ümmetiz ve herhangi bir boyundur altına girmek istemeyiz. Biz biliyoruz ki Kudüs davası bütün ümmetin davası. Türkiye’de ki siyasi parti olan Adalet ve Kalkınma Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi hepsi Kudüs davasını önemsiyorlar. Türkiye’de ki toplumların hepsi Kudüs davasına sahip çıkıyor. Geçmişte, bugün ve gelecekte İstanbul ve Kudüs arasında bir şey var. Avrupa birliğine benzer bir birliğin lokomotifi de Türkiye olacaktır. Burada bizim hareket edeceğimiz nokta da tarih, ilim ve şimdiki medeniyettir. Siz hangi konuyu tartışsanız Türkiye’nin bu konuda ehil olduğunu görürsünüz ve Türkiye gerçek barışın ümidi olacaktır.”

“ALLAH BİZE TÜRK ORDUSUNU VE ERTUĞRUL ORDUSUNU VERDİ”

TRT 1’de yayımlanan “Diriliş Ertuğrul” dizisinin geçmişte yaşananları tekrar hatırlatmasından dolayı büyük bir öneminin olduğunu belirten Musameh, “Diriliş Ertuğrul dizisi benim için çok değerlidir. Tarihimiz bize hep yanlış olarak gösterildi. Tarihimizi yok edip kendi istedikleri şekilde yanlış bilgiler bize vermeye çalıştılar.” diye konuştu.

Musameh konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Yavuz Sultan Selim ilk defa ümmetin birliğini getirerek o zaman ki Portekiz, İspanya sömürgeciliğine karşı durmuştur. Allah bize Türk ordusunu ve Ertuğrul ordusunu verdi. Kanuni Sultan Süleyman, Fatih Sultan Mehmet’i verdi, Sultan Abdülhamid’i de bize aynı şekilde verdi. Sultan Abdülhamid kendisine gelen para teklifini reddedip, bu sömürgeciliğe karşı direnmiştir. Müslüman yöneticilerinden ve halifelerinden en büyüklerinden bir tanesiydi.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
iranin trabzon baskonsolosu mohebati dunya iranlilarin dimdik dayanmasina cok sasirdi RFF6bp13
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
06 Mayıs, 2026 16:52 tarihinde yayınlandı
0
0

İran’ın Trabzon Başkonsolosu Mohebati: “Dünya, İranlıların dimdik dayanmasına çok şaşırdı”

İran İslam Cumhuriyeti’nin Trabzon Başkonsolosu Naser Mohebati, dünyanın İranlıların saldırılara dimdik dayanmasına çok şaşırdığını belirterek, “Ülkemiz bir iki günlük kültüre sahip değil. Tarih boyu kültürümüz ve medeniyetimiz var. Bu kolaylıkla yıkılmaz, yakılmaz” dedi.

İran İslam Cumhuriyeti’nin Trabzon Başkonsolosu Naser Mohebati, Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nde bölgedeki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. İran’ın kültürel yapısına vurgu yapan Mohebati, savaş ve müzakere süreçlerine dair mesajlar verdi. İran’ın tarih boyu kültürü ve medeniyeti olduğunu kaydeden Mohebati, “Bizim rehberimiz şehit oldu. Kendisi de bunu istiyordu. Liderimiz bununla çok iftihar ediyordu. Şehit olmayı arzu ettiğini çok tekrar etmişti. Çok insanlar vardı hak yolunda çalışanlar, gazilerimiz. Tarih boyunca kültürümüzde olanlar şehadeti arzu etmişlerdi, şehit oldular. Çocuklarımızın şehit olmasına çok üzüldük. Dünya, İranlıların dimdik dayanmasına çok şaşırdı. Nasıl olur da bir ülkeyi bombalarsın da memleketin lideri, insanları şehit olur ama o ülke dağılmaz ve yıkılmaz? Bizim kültürümüzde bu var. Ülkemiz bir iki günlük kültüre sahip değil. Tarih boyu kültürümüz ve medeniyetimiz var. Bu kolaylıkla yıkılmaz, yakılmaz. Ekonomimizin, insanlarımızın, binalarımızın yıkılması mümkün müydü? Ülke dimdik dayandı, istikrarını kaybetmedi. İran bunu gösterdi. İran’ın halkı önemliydi” diye konuştu.

“Müzakere olurken yeni savaş başlattılar”

Müzakere sürecine de değinen Mohebati, “Geçen sene savaştan 12 gün önce İran, ABD ve Avrupa ülkeleriyle konuşurken onlar bize saldırı yaptılar. Son savaştan 1 gün önce İran müzakeredeydi, karar verilmişti. Müzakere olurken yeni savaş başlattılar. Bu gösterir ki; onların hedefleri hiçbir zaman müzakere değildi. Müzakereden zaman kazanırlar, silahlanırlar ve büyük bir savaşa yeniden başlarlar. İran şimdi diyor ki, ‘savaşları bitirin, müzakere yapalım, konuşalım’. Bu mühim bir mesajdı” şeklinde konuştu.

“Türkiye’nin tüm telaşı bu savaşı bitirmekti”

Türkiye ile İran’ın ilişkilerine de değinen Mohebati, “İran dedi ki, ‘Ben Türkiye toprağına hiçbir zaman füze göndermedim’ ve göndermez. Türkiye ile İran’ın kardeşliği çok istikrarlıdır. Tarih boyu böyledir ve çok önemlidir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan iyi mesajlar gönderdi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan çok iyi mesajlar verdiler. Bu konuda Türkiye’yi kendimize kardeş biliriz. Türkiye’nin tüm telaşı bu savaşı bitirmekti” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin