Reklam
Reklam
geger
Mustafa Akgün Avatarı
Mustafa Akgün tarafından
07 Aralık, 2025 12:53 tarihinde yayınlandı
0

KBÜ’de Acil Sağlık Hizmetleri Haftası Etkinliği Düzenlendi

Karabük Üniversitesi, Acil Sağlık Hizmetleri Haftası kapsamında düzenlediği etkinlikte acil sağlık çalışanlarının sahadaki kritik rolünü ve yaşadıkları deneyimleri ele aldı.

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu tarafından, 1–7 Aralık Acil Sağlık Hizmetleri Haftası dolayısıyla “Her An Her Yerde İyi ki Varsınız” temalı bir program düzenlendi. Etkinlikte acil sağlık hizmetlerinin kritik rolü ve sahada görev yapan sağlık çalışanlarının deneyimleri ele alındı.

ACİL SAĞLIK HİZMETLERİNİN HAYATİ ROLÜNE DİKKAT ÇEKİLDİ

KBÜ Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programa; Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İsmail Rakıp Karaş, Rektör Danışmanı Doç. Dr. Nihat Yılmaz, Sağlık Hizmetleri MYO Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Durdane Yılmaz Güven, Karabük İl Sağlık Müdürlüğü Sağlık Hizmetleri Başkanı Uzman Dr. Bekir Poçan ile akademisyenler, sağlık çalışanları ve öğrenciler katıldı.

“KBÜ, PROJE KÜLTÜRÜYLE ÖNE ÇIKAN ÜNİVERSİTELER ARASINDA”

Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İsmail Rakıp Karaş, konuşmasında Karabük Üniversitesinin proje üretme kültüründe Türkiye’de öne çıkan üniversiteler arasında yer aldığını ifade etti. Karaş, proje programlarının gençlere önemli bir deneyim fırsatı sunduğunu, öğrencilerin üniversite hayatları boyunca bu tür çalışmalara katılmalarının mezuniyet sonrasında ciddi bir referans oluşturduğunu dile getirdi. Ayrıca Acil Sağlık Hizmetleri alanının sağlık, sosyal etkileşim ve teknolojinin birlikte yürütüldüğü kritik bir disiplin olduğuna işaret etti.

“1-7 ARALIK GÜNÜ ACİL SAĞLIK PROFESYONELLERİNE DUYULAN MİNNETİN İFADESİ”

Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Durdane Yılmaz Güven ise Acil Sağlık Hizmetleri Haftası’nın yalnızca bir takvim hatırlatması olmadığını, en kritik anlarda görev yapan acil sağlık profesyonellerine duyulan minnetin ifadesi olduğunu belirtti. Acil sağlık hizmetlerinin yüksek sorumluluk gerektiren ve her koşulda sahada olmayı zorunlu kılan bir alan olduğunu vurgulayan Güven, MYO olarak öğrencileri mesleki bilginin yanı sıra etik değerler, insan yaşamının önemi, teknolojiyi etkin kullanma, hızlı karar verebilme ve ekip uyumu gibi yetkinliklerle donatmayı hedeflediklerini kaydetti.

“AMBULANSLARA YOL VERMEK HAYATİ BİR SORUMLULUK”

Karabük İl Sağlık Müdürlüğü Sağlık Hizmetleri Başkanı Uzman Dr. Bekir Poçan da acil sağlık personelinin gece gündüz özveriyle görev yaptığını ifade etti. Poçan, saniyelerle yarışan sağlık çalışanlarının gerçek birer hayat kurtarıcı olduğunu belirterek ambulansların hastaya ulaşma sürecinin yalnızca ekiplerin hızına değil, trafikteki vatandaşların bilinç düzeyine de bağlı olduğuna dikkat çekti. Özellikle “fermuar sistemi” ile yol verilmesinin önemini vurgulayan Poçan, toplumun bu konuda duyarlı olmasının hayati değer taşıdığını söyledi.

DENEYİMLER ÖĞRENCİLERLE PAYLAŞILDI

Etkinlik kapsamında Ambulans ve Acil Bakım Teknikeri Tülin Özata Gündoğan ile Doç. Dr. Bora Çekmen, acil durum yönetimi ve saha deneyimleri üzerine bir söyleşi gerçekleştirdi.

Gündoğan, acil sağlık hizmetlerinin zamanla yarışılan kritik bir alan olduğunu vurgulayarak hastane öncesi acil bakımın sağlık sistemiyle ilk temas noktası olması nedeniyle taşıdığı hayati öneme dikkat çekti. Ambulans ekiplerinin olay yerine ulaştıkları andan itibaren güncel algoritmalar doğrultusunda hızlı, doğru ve etkili müdahalelerde bulunduğunu ifade etti. Doç. Dr. Çekmen ise ambulans ekiplerinin sahada yaptığı ilk müdahalelerin acil servis süreçlerine doğrudan olumlu yansıdığını belirtti. Doğru ve zamanında yapılan uygulamaların hastanın yatış süresini kısalttığını, yoğun bakım ihtiyacını azalttığını ve tedavi maliyetlerini düşürdüğünü kaydetti. Acil sağlık hizmetlerinin bir zincir olduğunu, zincirin herhangi bir halkasındaki aksamanın hastanın klinik seyrini olumsuz etkileyebileceğini ifade ederek özellikle damar yolu açılması, hava yolu yönetimi ve solunum desteğinin kritik rol oynadığını dile getirdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
yas cay sezonuna sayili gunler kala ureticiler hazirliklarini surduruyor YtPQfHxf
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Mayıs, 2026 16:22 tarihinde yayınlandı
0
0

Yaş çay sezonuna sayılı günler kala üreticiler hazırlıklarını sürdürüyor

Rize, Artvin, Trabzon, Giresun ve Ordu’nun geçim kaynağı olan çayda yeni sezonun başlamasına sayılı günler kaldı.

2026 yılı yaş çay sezonuna hazırlanan üreticiler, çay bahçelerinin 10’da 1’ini budayarak kurallara uygun hale getirdi. Bahçe temizliklerini de yapan üreticilerin bir kısmı gübreyi çay sezonundan önce verirken, kalanını ise 1. sürgünün hemen ardından verecek. Özel sektör temsilcileri ve Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nün alımlara başlamasıyla çay bahçelerine bu kez çay toplamak için girecek olan üreticiler, gözlerini bugünlerde açıklanacak çay taban fiyatına çevirdi.

“Kademeli bir çay geçişi olacağa benziyor”

Bu yıl iklim şartları nedeniyle soğuktan etkilenen çay bahçeleri olduğuna dikkat çeken Türkiye Ziraatçılar Derneği Rize Şube Başkanı Müfit Akman, çayın kademeli olarak geldiğini dile getirerek, “Kampanyanın açılışına çok az bir zaman kaldı. Çay bahçeleri soğuklardan etkilense de gelen (olgunlaşan) yerler var. Bir miktar soğuğun etkilediği yerler var. Bu nedenle kademeli bir çay geçişi olacağa benziyor” dedi.

“Bizim kuru çayda da kaliteyi yakalamamız lazım”

Çay tarımının sürdürülebilirliği için müstahsillerin dikkatli olması gerektiğine vurgu yapan Akman, “Çayın sürdürülebilirliği için bazı tedbirlerin alınması ve yapılması lazım. Burada hem üreticilere hem işletmelere çok yük düşüyor. Bunlar önem arz ediyor. Öncelikle şu anda gübreleme sezonu bitti gibi. Bazı üreticilerimiz de çay patlattığı için, işte havalar yağışlı, birinci sürgünü toplayıp hemen akabinde atmak için bekliyor. Bu da doğru bir uygulama. Çay bitkisi üzerine Doğu Karadeniz’de özellikle kar yağan bir bitki olduğu için bir avantajımız var. Bu avantajı iyi değerlendirip, bizim kuru çayda da kaliteyi yakalamamız lazım. Üreticilerimiz gübre atarken maalesef ısrarla diyoruz set aralarına atın. Çay ocağının içerisine atmayın, değnekle vurmayın gibi uyarılarımız olmasına rağmen sahada yeni işte bugün de 5-6 bahçede ıslak olan çay bahçesine serpme şeklinde atılmış belli. Çay tamamen patlatmış, sürgünler yanmış. Bu da verim düşüklüğünü, kalitesizliği arttırıyor” ifadelerini kullandı.

“Kampanyanın 10 Mayıs veya 15 Mayıs gibi açılabileceği gözüküyor”

Budamalarını yapan üreticilerin bu hafta içerisinde ÇAYKUR’a bildirimde bulunması gerektiğini hatırlatan Akman, “Yerden yüksekliği 20 santimetreyi geçmeyecek şekilde her üreticinin kayıtlı olan çay bahçesinden 1/10 budama yapması gerekir. Eğer budama yapıp fabrikalarına, bağlı oldukları fabrikalarına tespit ettirirlerse ÇAYKUR’a o yıl için çay satabilir konuma geliyor. Yoksa diğer türlü budama yapmazsa özel sektöre satıyor, bunda bir kayıp yok. Budamasını yapmış olan üreticiler veya eksiği olup tamamlamış üreticiler hafta içerisinde mutlaka bunları tamamlayıp bitirmeleri lazım. Çünkü kampanyanın 10 Mayıs veya 15 Mayıs gibi açılabileceği gözüküyor havalar bu şekilde giderse. Bu nedenle hazır bir şekilde bahçelerde ot temizliği yaparak, kampanyaya hazır girmelerini önemli buluyoruz” şeklinde konuştu.

“Bu efsunlu ürüne gerçekten biraz özen gösterelim”

Üreticileri gübreleme konusunda da uyaran Akman, “Tarım kireci atın diyoruz. Bizim topraklarımız sürekli kimyasal kullanıldığından, 90 yılından bugüne kimyasal kullanmanın verdiği zararla pH değerleri hızla düştü, 3.7, 4.5 gibi. Bizim bunu yukarı çıkarmamız lazım. Kimyasal gübrede de bu amonyum sülfatlı gübreler toprak yapısını bozuyor. Bir an için belki çabuk eriyor, bitki gelişimi sağlıyor ama biz 25-5-10 dediğimiz granül gübrenin set aralarına 60-80 kilogram arasında verilmesini öneriyoruz. Buna uysunlar. Üretici çok gübre atarak çok ürün alamıyor. Bitki de bir canlı, toprakta da bir sürü canlılar var. Bu nedenle bağlıyor birbirini, onun için fazla gübre atmalarına gerek yok. Dönüme 60-80 kilogram, hatta bunu verebiliyorlarsa yüzde 50-60’ını birinci sürgün öncesi, mart ayı sonu, nisan ayının başlangıcı, kalan yüzde 40’ını da birinci sürgünü topladıktan sonra. Biz işin kolayına kaçıyoruz. Böyle bir ürün var, ekmesi yok, dikmesi yok, Mevla vermiş. 80-90 yıldır bu bölgeye gelir getiriyor. Bu efsunlu ürüne gerçekten biraz özen gösterelim” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin