KBÜ TEKNOKENT’te enerji verimliliği üzerine yenilikçi proje - Karabük Haber Postası
kbu teknokentte enerji verimliligi uzerine yenilikci proje ZZTfJKwq jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
27 Ağustos, 2024 20:45 tarihinde yayınlandı
0
0

KBÜ TEKNOKENT’te enerji verimliliği üzerine yenilikçi proje

Karabük Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi (TEKNOKENT) bünyesinde faaliyet gösteren Elya Mekatronik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. firması, “Endüstri 4.0 Temelli Sıcak Su Denetimi ve Kontrolü” adlı proje ile TÜBİTAK tarafından destek almaya hak kazandı.

Karabük Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Mühendisliği Bölümünden Doç. Dr. Hatice Evlen’in yürütücülüğünü üstlendiği proje, sıcak su sistemlerinin verimli bir şekilde yönetilmesini sağlayarak enerji tasarrufu ve maliyet düşüşü gibi avantajlar sunacak.

TÜBİTAK 1507 KOBİ Ar-Ge Başlangıç Destek Programı çerçevesinde ‘Endüstri 4.0 Temelli Sıcak Su Denetimi ve Kontrolü’ projesi için destek almaya hak kazanan firma, bu proje ile sıcak su denetim ve kontrol sistemlerinde yenilikçi çözümler sunmayı hedefliyor.

Proje yürütücüsü Evlen, “Karabük Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesinde bulunan Elya Mekatronik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olarak bu sene TÜBİTAK 1507 AR-GE projeleri çerçevesinde bir yılda ikinci projemize destek almaya hak kazandık” dedi.

“Güneş enerjisi ve doğalgaz kombi sistemleri bir araya getirilerek daha verimli kullanılabilmesini hedeflemekteyiz”

Evlerde ve iş yerlerinde kullanılan doğalgaz ve güneş enerjisi sistemlerini birbirleriyle entegre ederek enerji verimliliğini artırmayı amaçladıklarını söyleyen Evlen, “Bu projemizde, Endüstri 4.0 temelli sıcak su denetimi ve kontrolü yapmak üzere bir proje hazırladık. Projemizde evlerde ve iş yerlerinde kullanılan doğalgaz ve güneş enerjisi sistemlerinin birbiriyle kombineli olarak çalışarak enerji verimliliği sağlaması üzerine bir çalışma gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Bu sistemle, güneş enerjisi ve doğalgaz kombi sistemleri bir araya getirilerek daha verimli kullanılabilmesini hedeflemekteyiz. Böylelikle, güneş enerjisi sistemi ihtiyaç duyulduğunda doğalgaz sistemiyle bütünleşik bir şekilde kullanılabilecektir” diye konuştu.

Projede, kullanıcıların bu süreci planlamalarına ve yönlendirmelerine yardımcı olacak bir mobil uygulama da geliştirdiklerini ifade eden Evlen, “Kullanıcılar bu sistemle evde olmadıkları zaman hazırladığımız mobil uygulama ile bilgisayarlarından ya da telefonlarından evlerinin ısıtılmasını ve sıcak su denetimini rahatlıkla yapabileceklerdir. Bu sistem, aynı zamanda sanayi şirketleri ve fabrikalar için de uygulanabilir. Güneş kolektörlerindeki biriktirilen suyun verimsiz kullanımı ve kontrolsüz olması durumunda doğalgaza geçiş yapılmak zorunda kalınmasından kaynaklanan enerji açığını ortadan kaldırmayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda, kolektörlerdeki sıcak su ile doğalgazı eş zamanlı ve verimli bir şekilde kullanabileceğimizi planlamaktayız. Ayrıca, kullanıcılara bu süreci planlama ve yönlendirme konusunda yardımcı olmak için bir mobil uygulama hazırlayarak onlara destek olmayı amaçlamaktayız” şeklinde konuştu.

“Verimliliğin doğal gaz faturalarına uygun meblağalar olarak yansıdığını görmüş bulunmaktayız”

Yapılan simülasyonlarda sistemin uygulanması halinde en az yüzde 20-25 oranında enerji verimliliği sağlandığını vurgulayan Evlen, “Projemizin hazırlık aşamasında bir simülasyon programı kullanılarak verim analizi gerçekleştirilmiştir. Bu verim analizine göre, bu sistem uygulandığında yaklaşık olarak yüzde 20-25 oranında enerji verimliliği sağlandığı ve bu verimliliğin doğalgaz faturalarına uygun meblağalar olarak yansıdığını görmüş bulunmaktayız. Aynı zamanda, proje kapsamında hazırladığımız yapay zekâ destekli mobil uygulamayla kullanıcılara mevcut sıcak su birikiminin nerede değerlendirilebileceği hakkında destek ve yönlendirmelerde bulunacaktır. Telefonunuza indirdiğiniz bu uygulamayla, ne kadar sıcak suyunuzun bulunduğu, sıcak suyun ne kadarının kullanılabileceğinizi, kaçak su oranını tespit edebilme özelliklerine sahiptir” ifadelerine yer verdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
1
Peri Dilbaz Avatarı
Peri Dilbaz
23 Nisan, 2026 09:46 tarihinde yayınlandı
0
0

Enerji ve Psikoloji: Görünmeyeni Anlamak

İnsan, sadece etten ve kemikten ibaret değildir. Duyguları, düşünceleri ve fark edilmesi daha zor olan bir yönüyle enerjisiyle var olur. Peki sıkça duyduğumuz bu “enerji” kavramı nedir? Gerçekten var mıdır, yoksa yalnızca soyut bir anlatım biçimi midir?  Bilimsel açıdan baktığımızda enerji var olan her şeyin temel yapı taşıdır. Bedenimiz biyolojik bir sistem olarak elektriksel ve kimyasal sinyallerle çalışır. Kalbimizin ritmi, beynimizin dalgaları, sinir sistemimizin iletimleri… Tüm bunlar aslında birer enerji akışıdır. Ancak mesele yalnızca fiziksel enerjiyle sınırlı değildir. Psikolojik açıdan enerji, çoğu zaman kişinin duygu durumu, zihinsel yükü ve içsel dengesiyle kendini gösterir. “Bugün enerjim yok” dediğimizde aslında tükenen şey kas gücümüz değil ruhsal kapasitemizdir. Ya da birinin yanındayken kendimizi iyi hissedip, bir diğerinin yanında daralmamız… Bu da kişiler arası psikolojik enerji alışverişinin bir yansımasıdır. İnsan bedeni, yalnızca biyolojik değil aynı zamanda anlam üreten bir sistemdir. Bu sistemin kendine ait bir zekası vardır. Beden, zihnin fark etmediğini hisseder. Bazen açıklayamadığımız bir huzursuzluk, bazen sebepsiz bir rahatlama… Bunlar beden enerjisinin verdiği sinyallerdir. Örneğin, uzun süre bastırılmış duygular bedende gerginlik olarak birikir. Omuz ağrıları, mide sorunları ya da kronik yorgunluk çoğu zaman sadece fiziksel değildir; duygusal yüklerin bedendeki izleridir. Bu noktada “beden zekâsı” kavramı önem kazanır. Beden zekası, insanın kendini dinleyebilme kapasitesidir. Aç mı, yorgun mu, üzgün mü, güvende mi.  Bunları fark edebilmek, aslında enerjiyi doğru yönetebilmenin ilk adımıdır. Çünkü enerji, yönlendirilmediğinde dağılır  fark edildiğinde ise dönüşür.

Modern yaşamın en büyük sorunlarından biri, insanın kendi enerjisiyle bağını koparmasıdır. Sürekli dış uyaranlara maruz kalmak, hız, stres ve beklentiler… Tüm bunlar kişinin içsel dengesini zayıflatır. Bu yüzden bugün birçok insan “neden bu kadar yorgunum?” sorusunu sormaktadır. Oysa cevap çoğu zaman dışarıda değil, içeridedir.

Enerji yönetimi, aslında psikolojik dayanıklılığın bir parçasıdır. Kişi sınır koyabildiğinde, duygularını bastırmak yerine ifade edebildiğinde ve kendine temas edebildiğinde enerjisini korur. Aksi halde tükenmişlik kaçınılmaz hale gelir.

Sonuç olarak; enerji mistik bir kavramdan ziyade, insanın hem biyolojik hem de psikolojik varoluşunun bir bütünüdür. Onu anlamak için uzaklara bakmaya gerek yok. Bedenin verdiği sinyallere kulak vermek, duyguları inkâr etmemek ve kendine alan açmak… Belki de en gerçek enerji çalışması budur.

Çünkü insan, en çok kendisiyle temas ettiğinde dengelenir.