KBÜ Lisansüstü Eğitim Enstitüsü’nde 948 mezun diplomasını aldı - Karabük Haber Postası
kbu lisansustu egitim enstitusunde 948 mezun diplomasini aldi E9lCyRrx
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
30 Haziran, 2025 20:07 tarihinde yayınlandı
0
0

KBÜ Lisansüstü Eğitim Enstitüsü’nde 948 mezun diplomasını aldı

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2024-2025 Akademik Yılı mezunlarını merasimle uğurladı.

Karabük Üniversitesi 2024-2025 Akademik Yılı mezuniyet merasimleri çerçevesinde Lisansüstü Eğitim Enstitüsü mezuniyet programı, 15 Temmuz Şehitler Konferans Salonu’nda ağır iştirakle gerçekleştirildi. Toplam 948 öğrenci, ailelerinin de iştirakiyle mezuniyet coşkusunu yaşadı.

Törene; Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İsmail Rakıp Karaş, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mustafa İnce, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Zeynep Özcan, dekanlar, akademik-idari işçi ve çok sayıda davetli katıldı.

Törene görüntü kaydıyla katılan Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, yüksek lisans ve doktora süreçlerinin değerine vurgu yaparak, “Yüksek lisans ve doktora eğitimi, akademik mesleğin en kıymetli basamaklarıdır. Bu süreçler başlangıçta zorlayıcı olabilir ancak vakitle bilimsel araştırmanın manasını kavrayacaksınız ve bu işe aşkla bağlanacaksınız. Akademisyenlik; heyecan, sevda ve tutku gerektirir. Ülkemize katkı sunacak çalışmalarınızda üstün muvaffakiyetler diliyorum. Yolunuz ve bahtınız açık olsun” tabirlerini kullandı.

Törende konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İsmail Rakıp Karaş, Karabük Üniversitesinin akademik başarısına dikkat çekerek, “Eğer bugün kimi kısımlarımız Türkiye’de birinci beş içinde yer alıyorsa, bilim insanları listelerinde 13 hocamız bulunuyorsa ve dünya birinciliği kazanan akademisyenlerimiz varsa, bu muvaffakiyet bu salonun eseridir” dedi.

Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Zeynep Özcan, yaptığı konuşmada, Enstitü’nün vizyonunu ve son bir yılda elde ettiği gelişmeleri paylaştı.

Özcan enstitüdeki programlarla ilgili olarak, “64 anabilim kısmında, 109 programla 4 bin 279 öğrenciye eğitim veriyoruz. Bu programların 36’sı doktora, 64’ü tezli yüksek lisans. 948 öğrencimizi mezun etmenin gururunu yaşıyoruz” dedi.

Dijitalleşme sürecine dair yürütülen çalışmalar hakkında da bilgi veren Özcan, “Basılı tez teslimi yerine dijital ortamı tercih ettik. LEOS sistemiyle eğitim süreçlerini daha şeffaf ve standart hale getirdik. %95’in üzerinde memnuniyet aldık” sözlerini kullandı.

Törende, doktora ve yüksek lisans programlarında en çok mezun veren öğretim üyelerine, en fazla yayın yapan öğrencilere ve Sağlıkfest’te dereceye giren öğrencilere mükafatları takdim edildi.

Ödül merasimi sonrası gerçekleştirilen müzik konseri gerçekleşti.

Bizi sosyal medyadan takip edin
1
Peri Dilbaz Avatarı
Peri Dilbaz
23 Nisan, 2026 09:46 tarihinde yayınlandı
0
0

Enerji ve Psikoloji: Görünmeyeni Anlamak

İnsan, sadece etten ve kemikten ibaret değildir. Duyguları, düşünceleri ve fark edilmesi daha zor olan bir yönüyle enerjisiyle var olur. Peki sıkça duyduğumuz bu “enerji” kavramı nedir? Gerçekten var mıdır, yoksa yalnızca soyut bir anlatım biçimi midir?  Bilimsel açıdan baktığımızda enerji var olan her şeyin temel yapı taşıdır. Bedenimiz biyolojik bir sistem olarak elektriksel ve kimyasal sinyallerle çalışır. Kalbimizin ritmi, beynimizin dalgaları, sinir sistemimizin iletimleri… Tüm bunlar aslında birer enerji akışıdır. Ancak mesele yalnızca fiziksel enerjiyle sınırlı değildir. Psikolojik açıdan enerji, çoğu zaman kişinin duygu durumu, zihinsel yükü ve içsel dengesiyle kendini gösterir. “Bugün enerjim yok” dediğimizde aslında tükenen şey kas gücümüz değil ruhsal kapasitemizdir. Ya da birinin yanındayken kendimizi iyi hissedip, bir diğerinin yanında daralmamız… Bu da kişiler arası psikolojik enerji alışverişinin bir yansımasıdır. İnsan bedeni, yalnızca biyolojik değil aynı zamanda anlam üreten bir sistemdir. Bu sistemin kendine ait bir zekası vardır. Beden, zihnin fark etmediğini hisseder. Bazen açıklayamadığımız bir huzursuzluk, bazen sebepsiz bir rahatlama… Bunlar beden enerjisinin verdiği sinyallerdir. Örneğin, uzun süre bastırılmış duygular bedende gerginlik olarak birikir. Omuz ağrıları, mide sorunları ya da kronik yorgunluk çoğu zaman sadece fiziksel değildir; duygusal yüklerin bedendeki izleridir. Bu noktada “beden zekâsı” kavramı önem kazanır. Beden zekası, insanın kendini dinleyebilme kapasitesidir. Aç mı, yorgun mu, üzgün mü, güvende mi.  Bunları fark edebilmek, aslında enerjiyi doğru yönetebilmenin ilk adımıdır. Çünkü enerji, yönlendirilmediğinde dağılır  fark edildiğinde ise dönüşür.

Modern yaşamın en büyük sorunlarından biri, insanın kendi enerjisiyle bağını koparmasıdır. Sürekli dış uyaranlara maruz kalmak, hız, stres ve beklentiler… Tüm bunlar kişinin içsel dengesini zayıflatır. Bu yüzden bugün birçok insan “neden bu kadar yorgunum?” sorusunu sormaktadır. Oysa cevap çoğu zaman dışarıda değil, içeridedir.

Enerji yönetimi, aslında psikolojik dayanıklılığın bir parçasıdır. Kişi sınır koyabildiğinde, duygularını bastırmak yerine ifade edebildiğinde ve kendine temas edebildiğinde enerjisini korur. Aksi halde tükenmişlik kaçınılmaz hale gelir.

Sonuç olarak; enerji mistik bir kavramdan ziyade, insanın hem biyolojik hem de psikolojik varoluşunun bir bütünüdür. Onu anlamak için uzaklara bakmaya gerek yok. Bedenin verdiği sinyallere kulak vermek, duyguları inkâr etmemek ve kendine alan açmak… Belki de en gerçek enerji çalışması budur.

Çünkü insan, en çok kendisiyle temas ettiğinde dengelenir.