KASTAMONU Yenilenen protokol neticesinde Kastamonu Ticaret ve Sanayi Odası (KATSO), K türü yetki belgeleri ile ilgili tüm işlemleri yapmaya yeniden yetkili oldu. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) arasında yenilenen protokol neticesinde Kastamonu Ticaret ve Sanayi Odası, K türü yetki belgeleri ile ilgili tüm işlemleri yapmaya yeniden yetkili oldu. K türü yetki belgelerinin yeniden KATSO’dan verilmeye başlandığını belirten Kastamonu Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreteri Mustafa Elmas, bu konudaki girişimlerinin olumlu sonuç verdiğini ifade ederek, “Kastamonu’da hafif ve tam ticari araçlar ile taşımacılık sektöründeki araçlara verilen ve zorunlu olan K türü yetki belgeleri için üyelerimiz, odamız ilgili biriminden gerekli işlemleri yaptırabilirler” dedi. Elmas, “K türü yetki belgelerinin yeniden odamızdan verilecek olması üyelerimiz ve tüm Kastamonulular adına memnuniyet verici ve müjde niteliği taşıyan önemli bir gelişmedir. Oda olarak üyelerimizin iş yaşamında karşılaştıkları zorluklar ve engelleri aşmak adına her türlü gayreti gösteriyoruz ve bundan sonraki süreçte de aynı içtenlikle çalışmalarımıza devam edeceğiz. Bu güzel gelişme üyelerimize hayırlı olsun” diye konuştu. Daha önce Kastamonu’nun Bolu’ya bağlı olduğunu ve K türü yetki belgesi almak için şoförlerin büyük zorluklar çektiğine işaret eden Elmas, “Bolu’ya Kastamonu’nun dışında Karabük, Zonguldak, Bartın, Sakarya ve Düzce’de bağlıydı. Şoförlerimiz, Bolu’ya gittiklerinde hemen işlemlerini gerçekleştiremiyorlardı. Şimdi bu sorun ortadan kalmış oldu. 2009 yılında K türü yetki belgesi vermeye başladık ve 4 yıl sonra Anayasa Mahkemesi tarafından protokolün iptal edilmesi sonrası bu yetki bizlerden alınmıştı. Fakat yapılan yeni protokol çerçevesinde 9 Mayıs tarihinden itibaren yeniden K türü yetki belgesi vermeye başladık” şeklinde konuştu. Ayrıca Elmas, şu anda odalarına başvuruda bulunan 3 bin aktif dosyanın olduğunu sözlerine ekledi.


KATSO, K Belgesi Vermeye Başladı
Kar ve yağmur sularıyla coşan Bazgiret Şelalesi ziyaretçilerin uğrak noktası oldu
Artvin’de kış mevsiminde etkili olan kar yağışları ve ilkbaharda devam eden yağmurlar, kent genelindeki şelaleleri yeniden canlandırdı. Artan su debisiyle en coşkun dönemini yaşayan şelaleler arasında yer alan Şavşat Maden köyünde bulunan Bazgiret Şelalesi, ziyaretçilerin uğrak noktası haline geldi.
Artvin’in “Sakin Şehir” ünvanlı Şavşat ilçesinde Karçal Dağları’nın eteklerinde bulunan Bazgiret Şelalesi, karların erimesiyle birlikte gürül gürül akmaya başladı. Bozulmamış doğası, ahşap mimarisi ve kültürel dokusuyla öne çıkan 1800 rakımlı Maden köyü sınırlarında yer alan şelale, doğa tutkunlarına eşsiz manzaralar sunuyor. Yerli ve yabancı turistler, yeşillikler arasındaki patika yollardan yaklaşık 40 dakikalık yürüyüşün ardından şelaleye ulaşıyor. Yaklaşık 2000 rakımda bulunan ve kayalıklar arasından üç kademe halinde dereye dökülen şelale, özellikle bu yıl artan su miktarıyla ziyaretçilerini etkiliyor. Yürüyüş güzergâhındaki doğal göletler ve yemyeşil doğa da bölgeye ayrı bir güzellik katıyor.
Bu yıl kış mevsiminde etkili olan yoğun kar yağışları ve ilkbaharda devam eden yağmurlar nedeniyle şelalenin su debisi önemli ölçüde arttı. Bazgiret Şelalesi, son yılların en hareketli dönemlerinden birini yaşarken, ortaya çıkan manzara fotoğraf tutkunları ve doğaseverlerin ilgisini çekiyor. Özellikle hafta sonları bölgeye gelen ziyaretçiler, hem doğa yürüyüşü yapıyor hem de şelalenin oluşturduğu eşsiz görüntüyü izleme fırsatı buluyor.
Trabzon Dağcılık ve Doğa Sporları İhtisas Kulübü üyesi Asiye Saygılı, kulüp olarak her yıl Bazgiret’e geldiklerini belirterek, “Bugün 34 kişilik ekibimizle kamp ve trekking etkinliği için buradayız. Yaklaşık 30 yıllık bir kulübüz ve Bazgiret’e yılda en az iki kez geliyoruz. Doğasını, insanını ve kültürünü çok seviyoruz. Bu yıl kar oldukça fazla yağdı. Şelaleyi dördüncü kez görüyorum ancak ilk kez bu kadar coşkulu akarken gördüm” dedi.
Şelaleyi ilk kez ziyaret ettiğini söyleyen Fatih Şeker ise, “Gerçekten muhteşem bir manzarası var. Buraya ulaşmak için biraz emek harcamak gerekiyor ancak gördüğünüz manzara tüm yorgunluğunuza değiyor. Doğayla iç içe olmak isteyen herkesin görmesi gereken bir yer” diye konuştu.


