Kastamonu’da sel kontrol projeleri hayata geçirildi - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Ekim, 2023 20:48 tarihinde yayınlandı
0
0

Kastamonu’da sel kontrol projeleri hayata geçirildi

Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğü tarafından sel felaketinin yaşandığı Ezine Çayı üzerinde sel kontrol projeleri hayata geçirilerek, yan derelerde yapılacak enine yapılar vasıtası ile ana derelere taşınan molozların azaltılması ve suyun akış rejimi düzenlenerek selin şiddetinin düşürülmesi planlanıyor.

Çölleşme, erozyon ve iklim değişikliği ile mücadele çerçevesinde Kastamonu’nun Bozkurt ilçesinde yukarı havzasında bulunan ve proje sahası sınırı içinde meydana gelen derelerde yağış akış rejiminin kontrol altına alınması amacıyla Ezine çayı havzası 6 mikro havzaya bölünerek sel kontrol projeleri yaptırıldı.

11 Ağustos 2021 yılında Kastamonu’nun Bozkurt ilçesinde Ezine Çayı üzerinde yaşanan sel felaketinin ardından çalışmalarını sürdüren Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğü, yazılı yaptığı açıklamada, “Çalışma planlanan alan sınırındaki dereler Bozkurt ilçe merkezinden geçen Ezine çayına oradan da Karadeniz’e dökülmektedir. Proje sahası havzası içindeki derelerin tamamı sularını Ezine çayına boşaltmaktadır. Dere yamaçlarında birçok irili ufaklı yamaç kaymaları gözlemlenmiştir. Havza içerisine akan yan derelere yapılacak tesisler ile Ezine çayına akan suyun hızı kırılarak akan rüsubat miktarı azaltılmış olacak. Seller daha ziyade yerleşim yerlerine, tarım alanlarına, yollara tehlike oluşturmakta ve heyelanın sebep olduğu toprak kayıpları ile oluşturduğu rüsubat ilçe merkezinden de geçen Ezine çayına ulaşmakta ve sel ve taşkın yapılara, yollara ve tarım alanlarına zarar vermektedir. Proje havzası içinde meydana gelen sel ve taşkınlar; havza içindeki yan derelerin birçoğunda taban oyulmasının bitmiş olduğu, üzerinde herhangi bir örtünün bulunmayışı, bu sebeple bu yan derelerde biriken suyun şiddetli bir şekilde ana derelerde birikmesi ve şiddetini artırarak yoluna devam etmesi şeklinde sel olayları meydana gelmekte olduğu anlaşılmıştır. Bu yan derelerde yapılacak enine yapılar vasıtası ile ana derelere taşınan molozlar azaltılarak, suyun akış rejimi düzenlenerek selin şiddeti azaltılabilecektir. Bölge müdür yardımcısı başkanlığında Ağaçlandırma Şube Müdürü, Etüd Proje Başmühendisi, Bozkurt işletme Müdürü ve ilgili işletme şeflerinin katılımıyla Kastamonu İli, Bozkurt İlçesi, yukarı havzasında bulunan proje sahalarının tamamı gezilerek öncelikle yapılması gereken tesisler tespit edilmiştir. Proje kapsamında 2022 yılında ihale edilen 5 adet tesis tamamlanmıştır. 2023 yılında 14 adet tesisin yapımı tamamlanmış olup 2 adet tesiste çalışmalar devam etmektedir. 2024 yılında da Bozkurt ilçesi ve Küre ilçesinde çalışmalara devam edilecektir” denildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay