Reklam
Reklam
kastamonuda ptt calisanlarindan rizedeki saldiriya tepki OqbXgFse
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
10 Ocak, 2025 16:00 tarihinde yayınlandı
0

Kastamonu’da PTT çalışanlarından Rize’deki saldırıya tepki

Kastamonu’da PTT çalışanları, Rize PTT Merkez Müdürlüğü’nde meydana gelen silahlı hücumda hayatını kaybeden iki meslektaşlarına sahip çıkarak olaya reaksiyon gösterdi.

Kastamonu PTT Merkez Müdürlüğü önünde bir ortaya gelen Birlik Haber-Sen Kastamonu Şubesi ve PTT çalışanları, saldırıyı kınayan bir basın açıklaması yaptı. Birlik Haber-Sen Kastamonu Şube Başkanı ve PTT Merkez Müdürü Hale Çapkan, yaptığı açıklamada, kamu çalışanlarına yönelik şiddetin kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Çapkan, “Rize PTT Dağıtım Müdürlüğü’nde yaşanan bu hain atak, kamu çalışanlarının can güvenliğini bir defa daha gündeme getirmiştir. Hayatını kaybeden meslektaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine ve milletimize başsağlığı diliyoruz. Atağın failleri adalet önünde hesap vermelidir” tabirlerini kullandı.

Çapkan, kamu çalışanlarının misyonlarını itimatla yapabilmesi için gerekli yasal ve fiziki düzenlemelerin bir an evvel hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti. “PTT şubelerinde güvenlik vazifelisi bulundurulması, işçi istihdamının artırılması, şiddet olaylarının katalog kabahat kapsamına alınması üzere önlemler uygulanmalıdır. Kamu çalışanlarına yönelik şiddet aksiyonları son bulana kadar uğraşımızı sürdüreceğiz” dedi.

Rize’de yaşanan silahlı hücumda, Rize PTT Müdür Vekili Selim Okumuş ve Paklık Vazifelisi Ömer Beyazıt hayatını kaybetti. Kastamonu’daki çalışanlar, saldırıyı lanetleyerek, kamu çalışanlarına yönelik şiddetin son bulması için davette bulundu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
fevzi aydin
Fevzi Aydın Avatarı
Fevzi Aydın tarafından
02 Haziran, 2026 13:57 tarihinde yayınlandı
0

MİLLİ İRADE, SİYASETE UZAK…

DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ

Fevzi Aydın

Türk siyaseti son çeyrek yılda milli irade politikasına sahne oldu…

21. asırla birlikte başlayan milli iradenin siyaset üzerindeki etkisi, her geçen gün azalan bir seyir izledi…

Her alanda Milli İradeyi ağzından düşürmeyen iktidar, son dönemde, kendini iktidara getiren milli iradeyi de görmemeye başladı…

Sosyo-ekonominin tüm verilerini işleyen, değerlendiren ve yayımlayan İstatistik Kurumu’nun verileri, ulusal ve uluslararası sistem tarafından dünya sosyo-ekonomisine entegre edilmekte…

Bu verilerin güvenirliği konusunda, ulusal ve uluslararası sosyo-ekonomi çevresinde tam mutabakat konusunda farklı görüşler ortaya çıkmakta…

Türkiye ekonomisinin rakamsal olarak büyümesi sağlayan İstatistik Kurumunun bu rakamları, gerçekleşen ve çeşitli kuruluşlarca açıklanan ve halka yansıyan rakamsal değerler karşısında, üretici-tüketici ve toplum ekonomisini yansıtmaktan oldukça uzak…

Geçmişten günümüze, ülke siyasetinde her dönem ülkeye ve topluma farklı sistemler dayatılmış, siyasetin bu uygulama ve düzenlemeleri, halka yeterli fayda sağlayamamış…

Yine geçmişten günümüze, milli iradenin iktidara getirdiği siyasi sistemler, politikalarını ülkenin ve toplumun refah ve huzur içerisinden yaşamasını sağlamak yerine, önceliği siyasi hükümetlerinin icraatlarını, iktidar sürelerini uzatmak yönünde kullandıkları görülmekte…

Küresel sistemin, faize dayalı finansal sisteminden, Türkiye ekonomisin uzak tutmaya çalışan iktidar ve ekonomi yönetimi, uluslararası ekonomik ve finansal baskıyla, sosyo-ekonomik krizlerin çözümü olarak, uluslararası finansal sistemlerden destek almak zorunda kaldı…

Uluslararası ekonomik sistem ve faiz lobisi, finans sistemlerine ekonomiyi teslim eden iktidar ve ekonomi yönetimi, finansal sorunu çözerken, sistemin acı reçeteleri, iktidara nefes alma imkânı verdi…

Uluslararası finans sisteminin sağladığı finansın, ekonomiye entegresiyle piyasalar, enflasyon ve faiz sarmalıyla sınırları aşarak, üretici-tüketici ve toplumun gelir dağılımından aldığı pay küçülmeye başladı…

Seçim dönemlerinde, ekonomiyi çıkmaza sokacak kararlarla canı yanan toplumun, ekonomiden aldığı refah payı her geçen gün düşüş eğilimi izlemeye davam ediyor…

Cumhuriyet tarihinde, milli iradenin büyük teveccühüyle iktidara getirdiği siyaset ve politikalar, aynı teveccühle milli iradeye, halka, topluma ve ekonomiye, ülkeye maalesef hizmet olarak dönemedi…

Dünya’da, sınırlar ve komşu ülkelerde yaşanan savaşların, kırılgan ekonomiyle bu savaşlara karşı sınırları korumanın zorluğu ortada…

Halka yönelik politikalar yerine, uluslararası finans sistemlerine faiz desteğiyle katkıda bulunan iktidarlardan umudunu kesen milli irade, politika ve siyaseten her geçen gün uzaklaşmakta…

Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…

Bizi sosyal medyadan takip edin