Karabük Postası tarafından
30 Eylül, 2015 09:08 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Kastamonu’da Patates Tarla Günü Düzenlendi

KASTAMONU Gıda, Tarım ve Hayvancılık Devrekani İlçe Müdürlüğü tarafından Kastamonu’da Patates Tarla Günü düzenlendi. Kastamonu’nun Devrekani ilçesinde gerçekleştirilen Patates Tarla Gününe katılan Vali Şehmus Günaydın, burada yaptığı konuşmada, 2008 yıllarında Devrekani’de 80 ton civarında patates üretimi yapılırken şu anda bu üretimin 3 bin ton civarına kadar çıktığının sevindirici olduğunu söyledi. Kastamonu’da patates üretiminin çok ciddi noktalara geldiğini söyleyen Vali Günaydın, “Hem üretimi artırmak hem de değerinden satmak için yapılacak çalışmaların olduğunu gördüm. Biz de valilik olarak bu çalışmalara katkı yapacağımızı ifade etmek istiyorum. Soğuk hava deposu olduğu zaman bunun 3’te 1’ini depoladığımızda çok yüksek fiyattan satacağımızı da düşünüyoruz. Soğuk hava deposunun bir an önce yapılması gerekiyor. Biz birçok kurumdan hibeler veriyoruz, destekler veriyoruz” dedi. Kooperatif veya bir birlik çatısı altında patates üretimi yapanların bir araya gelmesi tavsiyesinde bulunan Vali Günaydın, şöyle konuştu: “Taşköprü ilçemizde sarımsak üretiminde önemli bir noktaya geldik. Devrekani’yi patates üretiminde Niğde’yle mukayese ettiğimiz zaman elbette Niğde’de yılların deneyimi var. Biz Devrekani olarak baya gerilerdeyiz ancak bunu kısa sürede kapatacağımızı düşünüyorum. Kulaksız barajındaki sulama kanallarının devreye girmesiyle patates üretimine yönelecek üretici sayımızda da önemli artışlar olacağını tahmin ediyorum. Patates konusunda arkadaşlarımızın oturup yeni bir yol haritası çizmelerinin önemli olduğunu düşünüyorum.” Bu yıl 3’üncüsü düzenlenen Patates Tarla Günü etkinliklerin hem Kastamonu’ya hem de Devrekani’ye büyük katkı sağladığını ifade eden AK Parti Kastamonu Milletvekili Metin Çelik de, şunları söyledi: “Son dönemde patates fiyatlarında ciddi bir artış oldu. Kastamonu buğdaydan para kazanmak için uygun bir yer değil. Bize para kazandırmıyor. Bugün ciddi bir kazançtır. En değerli ürünümüz olan sarımsakla yarışır durma gelmiştir. Bu yüzden bu üretimi daha da artırmamız gerekiyor. Son yıllarda Niğde’de ciddi bir hastalık sorunu var. Bu yüzden hem ilimizi hem de toprağımızı korumalıyız. Üretim miktarımızı artırmalıyız. Başkanımızın bu konuya ilgisine kaymakamımızın bu konuya ilgisine teşekkür ediyorum. Soğuk depo konusunda elimizden geleni yapacağız.” Devrekani’de 2008 yılında 80 ton civarında patates üretimi yapıldığını aktaran Devrekani Kaymakamı Ekrem Çeçen ise, şu anda Devrekani’de 2 bin 800 dekar alanda 3 bin ton civarında patates üretildiğini kaydetti. Patates üretimi yapan çiftçi Zeynel Cabbaroğlu da, yıllardır tarlasında patates üretimi yaptığını belirterek, “Devrekani patatesinin daha iyi, daha güzel bir şekilde dış piyasaya ve buradaki insanlara tanıtmak için elimizden gelen çabayı gösteriyoruz. Biz, bu işi yapıyoruz ama ilçemizde, son 3-5 yıldır yavaş yavaş patates ekimi çoğalmaya başladı. Ama daha önceki yıllarda patates ekimi daha düşüktü. Şu anda bizim patatesimiz, kalitesiyle ve lezzetiyle piyasadaki patateslere göre, daha üstün, daha güzel ve daha lezzetlidir. Çünkü bizim topraklarımız daha genç ve daha önceden de buralarda patates ekimi yapılmadığı için verim daha yüksek oluyor” şeklinde konuştu. Yılda 20-25 dönüm patates ektiğini söyleyen Çiftçi Cabbaroğlu, şunları söyledi: “Daha önceden üretim bazında verimimiz düşüktü dönüm başına 1,5-2 ton patates alırken, fakat son yıllarda üretimimiz arttı ve dönüm başına 5,5-6 ton civarında patates alıyoruz.” Konuşmaların ardından Vali Günaydın ve beraberindekiler, patates ekimi yapılan tarlada hasatla ilgili incelemelerde bulundu. Ardından davetlilere patatesten yapılan patates ekmeği ikram edildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
İlyas Erbay tarafından
29 Ocak, 2026 14:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

TÜRKİYE’NİN AFRİKA AÇILIMINDA KARABÜK ÜNİVERSİTESİNİN ÖZEL MİSYONU

Afrikanın uranyum, altın, elmas, petrol, demir, kömür, doğalgaz, fosfat gibi değerli madenleri tüm emperyal güçlerin ilgisini çekiyor. Sahadaki aktörler; ABD, Çin, Rusya, İngiltere, Fransa gibi ülkeler.

Türkiye'nin Afrikadaki konumu ise çok daha farklı!
Türkiye kendi tarihi tecrübesini, siyasal ve kültürel birikimini, sahip olduğu olanak ve kaynakları karşılıklı güven ve yarar temelinde bu ülkelerle paylaşıyor.
Ülkemize olan güven bu nedenle hergeçen gün daha da artıyor. Afrikalı liderlerin sık sık ülkemizi ziyaret ettiklerine tanık oluyoruz.

Geçtiğimiz Salı günü Nijerya Cumhurbaşkanı Bola Ahmed Tinubu ülkemize resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. İki ülke arasında tam 9 anlaşma imzalandı. Tinubu ülkemize duyduğu güveni ve minnet duygularını sık sık samimiyetle ifade etti. Batının sömürüsü ve zulmü altında ezilen bu mazlum devletler için en güvendikleri ülke Türkiye

Dünyanın en zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika ülkeleri bu madenleri kendileri işleyemiyor. Zaten sömürü de burada başlıyor.
Zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika 19. yüzyılın sonlarında, Fransa, İngiltere, Hollanda gibi Avrupa. ülkeleri tarafından sömürülmeye başladı.

Fransa, her yıl Afrika’dan yaklaşık 500 milyar dolar temin ettiği bu sömürge sistemi olmadan ayakta durmaya henüz hazır değil. Afrika'daki bu değişim en çok Fransayı rahatsız ediyor.
Nihayet, Afrikalı liderler, sömürgeci ülkelere isyan bayrağını açtı.
"Elinizi gırtlağımızdan çekin! Yeter artık" demeye başladılar.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Kongo ziyaretinde, Devlet Başkanı Felix Tshisekedi tarafından azarlanmıştı.

Afrikanın yetişmiş, eğitimli insan gücü yok. Bunu gören ve iyi değerlendiren Türkiye işte bu yüzden üniversitelerinin kapılarını Afrikalı öğrencilere sonuna kadar açtı.
Sanayi şehri Karabük'te 2007 yılında kurulan Karabük Üniversitesinde (KBÜ) bugün 52 bin öğrenci eğitim görüyor. Üniversitedeki 12 bin yabancı öğrencinin yarısı Afrikadan. 19 yılda onbinlerce Afrikalı öğrenci mezun olup ülkelerine döndü. Sayı her geçen yıl artıyor. Bu öğrencilerin en çok ilgi duydukları alan mühendislik.
Yeri gelmişken KBÜ Kurucu Rektörü Prof.Dr. Burhanettin Uysal'ı rahmetle anıyorum. Ruhu şâd olsun. Emekleri unutulmaz. Burhanettin hocayı bugünlerde çok arıyoruz! Tüm Karabüklülerin ve bölge halkının sevgisini kazanmış, gönüllerde taht kurmuş değerli bir bilim insanı idi. Önemli ve kıymetli olan da budur. Zordur bazı makamların hakkını vermek!

Karabük Üniversitesi başta olmak üzere, ülkemizdeki tüm üniversitelerden mezun olan Afrikalı genç mühendislere ülkelerine döndüklerinde çok iş düşecek.
Afrika Açılımı politikamızda Karabük Üniversitesinin rolü çok büyük. 2023 yılında bu konuya dikkat çeken bir makale yazmıştım. Bugün geldiğimiz noktada bu politikamızın ne kadar isabetli ve başarılı olduğunu görmek beni mutlu ediyor.
Anadili gibi, mükemmel derecede Türkçe konuşan bu gençler ülkelerine döndüklerinde devlette çok önemli görevlere geliyorlar. Bakan olanlar bile var. Üniversiteyi Türkiye’de okuyan Somali Adalet Bakanı son kabine değişikliği ile Savunma Bakanı olmuştu.

Kıta ülkeleriyle ilişkilerimiz son yıllarda büyük ivme kazandı. Afrika açılımı ile Türkiye'nin kıtayla ticaret hacmini 50 milyar doların üzerine çıktı. Türk Hava Yolları, Afrikada 40 in üzerinde ülkeye uçuyor. Kara kıtanın bu mazlum insanlarını dünya ile buluşturuyoruz. Her geçen, gün kültür ve dostluk bağlarımız daha da kuvvetleniyor.

Ülkemizde eğitim gören Afrikalı öğrenci sayısı hızla artıyor. Afrika açılımının bana göre en önemli ayağı budur. En genç üniversitelerimizden olan Karabük Üniversitesi bu konuda başı çekiyor. Zaman zaman karşılaştığım bu sıcak kanlı gençlerle sohbet ediyorum. Ülkemize duydukları güven ve minnet gözlerinden okunuyor. Ülkemizde eğitim gören her Afrikalı ögrenci bizim kıtadaki gönüllü kültür elçilerimiz.

Türkiye Afrika'daki sömürü düzenine çomak sokmuştur. Ülkemizin Afrika açılımı politikası meyvelerini vermeye başladı diyebiliriz. Bu derin politika, kesinlikle stratejik bir başarıdır, kararlılıkla sürdürülmelidir.

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.