Kastamonu’da DEAŞ’a darbe: 17 sanığa ceza yağdı - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
27 Ocak, 2024 00:48 tarihinde yayınlandı
0
0

Kastamonu’da DEAŞ’a darbe: 17 sanığa ceza yağdı

Kastamonu’da, DEAŞ silahlı terör örgütü adına yurtdışında faaliyetlerde bulunan ve komuta kademesindeki şahısların da aralarında yer aldığı 21 yabancı uyruklu terör örgütü üyesi hakkında açılan davada karar çıktı. Mahkeme heyeti 17 sanığa 2 yıl 3 ay 15 gün ila 10 yıl 6 ay arasında hapis cezası verdi.

Edinilen bilgiye göre, Kastamonu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2020 yılında DEAŞ silahlı terör örgütünün faaliyetlerine yönelik başlatılan soruşturma çerçevesinde, örgüt adına yurtdışında faaliyetlerde bulundukları belirlenen 21 şahsın, yasadışı yollarla Türkiye’ye girdiği ve Kastamonu’ya yerleştiği tespit edildi. Olayla ilgili başlatılan soruşturma çerçevesinde, aralarında örgütteki komuta kademesinde yer aldığı belirlenen şahısların da olduğu belirlenen 21 yabancı uyruklu şahıs hakkında yakalama kararı çıkartıldı. Emniyet güçleri tarafından düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan yabancı uyruklu 21 şahıs hakkında, Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde ‘terör örgütüne üye olmak’ suçundan dava açıldı.

Sanıklar hakkında karar çıktı

Bir süre tutuklu kaldıktan son tahliye edilen şahısların yargılandığı davada karar çıktı. Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesindeki karar duruşmasına tutuksuz sanıklardan Abbas Fadhıl Muhammed Al-Fallajı, Saja Sarı Dalağ_Hısmayi, Yasin Halef, Rahman Taha Musle_Tamamı, Ibrahım Jasın_Hashım Salman, Muhammed Adnan Abbas Abbas, Nuri Haşim Latif_Mucammai, Nuri Haşim Latif_Mucammai, Saddam Mahdı Saleh_Habbmawı, Hashım Lateef Jasım Jasım, , Saddam Hamed Maied_Haıshı, Ahmmed Mohammed Yasen Hash, Mustafa Lafı Ismaıl Ismaıl, Qaysae Fayat Musleh Hashmawi, Faydh Musleh Husseın-Hashmawi, Bılal Khamees Salıh_Hıshmawi, Deyaan Fayadh Musl Hashmawi, Alad Fayadh Musl Al Hashmawi, Harıth Rahman Taha_Hıshmawi ve avukatları hazır bulundu.

11 sanık karar duruşmasında tutuklandı

Son sözlerinin dinlenmesinin ardından mahkeme heyeti sanıklar hakkındaki kararını açıkladı. Mahkeme heyeti sanıklardan Abbas Fadhıl Muhammed Al-Fallajı’nın 9 yıl hapis cezasına çarptırarak hükmen tutuklanmasına, Yasin Halef’in 9 yıl hapis cezasına çarptırılarak hükmen tutuklanmasına, Hashım Lateef Jasım Jasım’ın 9 yıl hapis cezasına çarptırılarak hükmen tutuklanmasına, Ahmmed Mohammed Yasen Hash’ın 9 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılarak hükmen tutuklanmasına, Qaysae Fayat Musleh Hashmawi’nin 9 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılarak hükmen tutuklanmasına, Faydh Musleh Husseın-Hashmawi’nin 10 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılarak hükmen tutuklanmasına, Bılal Khamees Salıh_Hıshmawi’nin 9 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılarak hükmen tutuklanmasına, Deyaan Fayadh Musl Hashmawi’nin 9 yıl hapis cezasına çarptırılarak hükmen tutuklanmasına, Alad Fayadh Musl Al Hashmawi’nin 9 yıl hapis cezasına çarptırılarak tutuklanmasına ve Harıth’ın 9 yıl hapis cezasına çarptırılarak tutuklanmasına karar verdi.

Davanın firari sanığı hakkındaki yakalama kararı devam ediyor

Sanıklardan farklı bir suçtan hükmlü olan MustafaLafı Ismaıl Ismaıl etkin pişmanlık hükümleri çerçevesinde 2 yıl 3 ay 15 gün hapis cezasına, Ibrahım Jasın Hashım_Salman, Muhammed Adnan Abbas Abbas ve Saddam Mahdı Saleh_Hashmawı hakkında da 7’şer yıl 6 ay hapis cezası verilerek tutuklu bulundukları süre de göz önünde tutularak tutuklanmadı. Yasin Halef, Rahman Taha Musle_Tamamı ve Nuri Haşim Latif_Mucammai isimli sanıkların beraatına karar verilirken, duruşmaya katılmayan sanıklardan S.M.S.H. 9 yıl hapis cezasına, Q.F.M.H. 10 yıl 6 ay hapis cezasına, Z.S.A.M ise 7 yıl 5 ay hapis cezasına çarptırılarak haklarında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkartılmasına karar verildi. Davada firari sanık olarak bulunan M.M.I.I’nın da hakkındaki yakalama kararının devamına hükmedildi.

Mahkeme heyetinin kararı açıklanmasının ardından, sanıklardan Abbas Fadhıl Muhammed Al-Falljı, Yasin Halef, Hashım Lateef Jasım Jasım, Ahmmed Mohammed Yasen Hash, Qaysae Fayat Musleh Hashmawi, Faydh Musleh Husseın-Hashmawi, Bılal Khamees Salıh_Hıshmawi, Deyaan Fayadh Musl Hashmawi, Alad Fayadh Musl Al Hashmawi ve Harıth Rahman Taha_Hıshmawi tutuklanarak Ceza İnfaz Kurumu’na teslim edildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay