Kastamonu’nun Tosya ilçesinde çeltik üreticilerine 52 ton 840 kilogram sertifikalı çeltik dağıtıldı.
Kastamonu’nun Tosya ilçesinde çeltik üretimini güçlendirmek ve tarım yerlerinin faal kullanımını teşvik etmek gayesiyle, Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretimi Geliştirme Projesi çerçevesinde, üreticilere fiyatsız tohum dağıtıldı. Tosya Ortalıcka Köyü Kooperatifi bahçesinde düzenlenen merasimde, 149 üreticiye 52 bin 840 kilogram “Osmancık” ve “Kral” çeşitlerinde sertifikalı çeltik tohum dağıtıldı.
Törende konuşan Kastamonu Tarım ve Orman Vilayet Müdür Yardımcısı Özcan Gazioğlu, tarım topraklarının daha verimli kullanılması için çalışmaların devam ettiğini vurgulayarak, “2025 yılı içinde toplam 17 milyon 156 bin 733 TL kıymetinde ziraî girdi sağlanacak. Bu bütçenin 2 milyon 650 bin TL’si seracılık projeleri için ayrılmıştır” dedi.
Gazioğlu, çeltik üretimine yönelik takviyelerde ise yüzde 70 Bakanlık hibesi ve yüzde 30 çiftçi katkı hissesiyle, toplam 2 milyon 650 bin TL bedelinde sertifikalı tohumluk dağıtıldığını kaydederek, vilayet genelinde 292 üreticiye ulaştırılacak 72 bin 840 kilogram çeltik tohumu ile üretimde önemli bir artış hedeflendiğini vurguladı.
Tohum dağıtım programına, Tarım ve Orman Bakanı Danışmanı Ali Bayraktaroğlu, Tosya Kaymakamı Uğur Ünsal, Tosya Belediye Başkanı Volkan Kavaklıgil, Kastamonu Vilayet Tarım Müdürü Özcan Gazioğlu, Tosya ilçe protokolü, çiftçiler ve davetliler katıldı.


Kastamonu’da çeltik üreticilerine 52 ton tohum dağıtıldı
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

