Reklam
Reklam
kastamonu universitesinin ev sahipligi yaptigi projenin son aktivitesi tamamlandi fhNMQ1kP jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
18 Eylül, 2024 16:07 tarihinde yayınlandı
0

Kastamonu Üniversitesi’nin ev sahipliği yaptığı projenin son aktivitesi tamamlandı

Kastamonu Üniversitesi’nin ev sahipliğinde, 2 farklı ülkeden gelen temsilcilerin katılımı ile gerçekleştirilen “ECOPRINT in Nature” projesinin dördüncü aktivitesi tamamlandı.

Erasmus+ Programı Yetişkin Eğitiminde Küçük Ortaklıklar (KA210-ADU) çerçevesinde, Avrupa Birliği Başkanlığı ve Türkiye Ulusal Ajansı tarafından desteklenen ve Kastamonu Üniversitesi’nin koordinatörlüğünde yürütülen “ECOPRINT in Nature” projesinin dördüncü aktivitesi, gerçekleştirilen çeşitli etkinliklerle başarıyla tamamlandı. Proje çerçevesinde düzenlenen etkinlikler, 13 Eylül tarihinde Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi’nde, proje yürütücüsü Doç. Dr. Önder Tor’un moderatörlüğünde yapılan sergi ve uygulamalı eğitimlerle başladı. Açılış konuşmalarında, çevre dostu sanat tekniklerinin önemi vurgulandı ve projeye katılan tüm kurum ve kişilere teşekkür edildi. Varşova Yaşam Bilimleri Üniversitesi (SGGW), Youth on Board (YOB) ve Sarı Konak Kadın Girişimleri Üretim ve İşletme Kooperatifi (KSSK) temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda davetli etkinlikte hazır bulundu.

Açılışın ardından, Doç. Dr. F. Müjde Gökbel Yavuzoğlu tarafından katılımcılara yönelik, seramik yüzeylerde Ecoprint tekniklerine dair bir sunum yapıldı. Katılımcılar, sunum sırasında Kastamonu’da yetişen çeşitli bitkilerin kullanımına dair detaylı bilgi edinirken, uygulamalı olarak bitki yaprakları ve çiçekler kullanılarak seramik üzerine baskı tekniklerini deneme fırsatı buldular. Ecoprint tekniğinin doğal malzemelerle sürdürülebilir üretim süreçlerine nasıl katkı sağladığına yönelik bilimsel bilgiler ve teknik ipuçları da bu etkinlikte katılımcılarla paylaşıldı.

Etkinliğin ikinci günü, Kastamonu Üniversitesi Mevlüt Beyribey Konukevi’nde gerçekleştirilen Ecoprint atölyesi ile devam etti. Bu atölyede, mordanlanan (doğal boyama öncesi işlem gören) çeşitli kumaşlar üzerine Ecoprint teknikleri uygulandı. Doğa ile sanatı birleştiren bu uygulamada, özellikle ipek kumaşlar üzerinde çalışmalar yapıldı. Katılımcılar, kestane, ceviz, akçağaç, servi, ıhlamur, akasya, salkım söğüt, erik gibi ağaçların yapraklarının yanı sıra çeşitli renkte çiçekler kullanarak kumaşlarda doğal ve kalıcı desenler oluşturmayı öğrendiler. Bu süreçte, doğal malzemelerin nasıl işlenip baskı tekniğine dönüştürüldüğü uygulamalı olarak gösterildi ve katılımcılar, doğadaki bitkilerin renk, doku ve desen zenginliğini sanat eserlerine nasıl aktarabileceklerini keşfettiler.

Projenin kültürel etkileşim hedefi doğrultusunda, 15 Eylül tarihinde katılımcılara Kastamonu’nun doğal, tarihi ve kültürel mekanlarını keşfetme imkanı sunuldu. Gezi programında şehrin tarihi yapıları ve doğal ve kültürel zenginlikleri ziyaret edildi. Etkinliğin son günü olan 16 Eylül’de ise Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Sergi Salonu’nda düzenlenen sergiyle “ECOPRINT in Nature” projesinin bu aşaması başarıyla tamamlandı.

Serginin açılışına akademik ve idari personel ile projede yer alan katılımcılar ve davetliler katıldı. Sergide, ilk gün gerçekleştirilen seramik çalışmaları ve kumaş üzerine yapılan Ecoprint uygulamaları sergilendi. Katılımcılar, doğadan ilham alan bu eserleri yakından inceleme fırsatı buldu. Sergi sonunda katılımcılara katılım belgeleri takdim edildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin