Kastamonu Üniversitesi’nden ‘kapı ihalesi’ açıklaması - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
02 Temmuz, 2024 16:00 tarihinde yayınlandı
0
0

Kastamonu Üniversitesi’nden ‘kapı ihalesi’ açıklaması

Kastamonu Üniversitesi tarafından, “Rektör bey 11 milyona saray kapısı yaptırıyor” başlığıyla yayımlanan haberle ilgili yapılan yazılı açıklamada, “Haberin başlığında yer verilen kapı yapılma işi sadece kapıyı değil, yağmur suyu drenaj ve altyapısını, çevre ihata duvarlarını, giriş-çıkış turnike sistemini, güvenlik altyapısını, güvenlik personelinin oda ve ihtiyaçlarını, elektrik ve merkezi bağlantı sistemini, kamera güvenlik bağlantılarını, aydınlatma, peyzaj ve görsel unsurları barındırmaktadır” ifadelerine yer verildi.

Kastamonu Üniversitesi tarafından inşa edilen kampüs kapısı ile ilgili ulusal medyada yayımlanan haberle ilgili açıklama yapıldı. “Rektör bey 11 milyona saray kapısı yaptırıyor” başlığı ile yayımlanan haberle ilgili yapılan yazılı açıklamada, yapılan ihalenin sadece kapının değil, yağmur suyu drenaj ve altyapısını, çevre ihata duvarlarını, giriş-çıkış turnike sistemini, güvenlik altyapısını, güvenlik personelinin oda ve ihtiyaçlarını, elektrik ve merkezi bağlantı sistemini, kamera güvenlik bağlantılarını, aydınlatma, peyzaj ve görsel unsurları barındıran bir ihale olduğu ifade edildi.

Açıklamada, üniversitenin artan öğrenci sayısı sebebiyle mevcut kapının ihtiyacı karşılayamaz hale geldiği belirtilerek, Sözcü Gazetesinin 29 Haziran 2024 tarihli basılı nüshasında ve internet sitesinde verilen ‘Rektör Bey 11 Milyona Saray Kapısı Yaptırıyor’ başlıklı habere ilişkin olarak Rektörlüğümüzce yapılan açıklama, aynı gazetenin 2 Temmuz 2024 tarihli nüshasında yayımlanarak tashih edilmiştir. Bu haksız haberle ilgili olarak, Sözcü Gazetesine gönderdiğimiz ve bir bölümü yayınlanan açıklamamızın tam metnini doğru bilgilendirme adına kamuoyunun bilgisine sunuyoruz. 2006 yılında kurulmuş olan Üniversitemizin öğrenci, akademik ve idari personel sayısı yıllara yayılı bir şekilde hızla artarak 30.000 rakamını aşmıştır. Ayrıca Üniversitemiz ÖSYM ve diğer merkezi sınavlara da ev sahipliği yapmaktadır. Gerek günlük kullanımda gerekse bahse konu sınavlarda araç trafiği ve giriş-çıkış güvenliğinin sağlanmasında ciddi sıkıntılar yaşanmış olup mevcut kapı ve eklentiler ihtiyacı karşılayamaz bir hale gelmiştir” denildi.

Üniversitenin yağmur suları sebebiyle bina altyapısının etkilenmesini önlemek amacıyla habere konu olan ihale doğrultusunda çalışma yapıldığının kaydedildiği açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Öte yandan 2021 yılında gerçekleşen ve üniversitemizi de etkileyen taşkın afeti örneğinde görüldüğü üzere, kampüsün eğimli yapısı ve ana giriş kapısına bağlanan şehir içi yolun yetersiz drenaj altyapısı nedeniyle gelen yağmur suları kampüs giriş hattını ve devamında yer alan binalarımızın altyapısını olumsuz yönde etkilemektedir. Bu sebeple binaların temel kısımları ve altyapılarının korunması kapsamında kampüs bir bütün olarak ele alınmış ve planlamaya tabi tutulmuştur. İlgili kurumlar ile tüm proje ve maliyetler paylaşılarak, risk arz eden yapıların temel drenajları, çatı iyileştirmeleri ve peyzaj düzenlemeleri gerçekleştirilmiş olup çalışmalar söz konusu planlama doğrultusunda devam etmektedir. Planlama kapsamında; kampüsün üst kesiminde bulunan, yüksek yoğunluklu yerleşim alanı kaynaklı yağmur sularının yüzey akışı yoluyla kampüs girişine gelmesinin altyapı ve bina güvenliği açısından ciddi bir tehdit olduğu değerlendirilmiş, giriş-çıkış kısmının altyapı ve drenaj probleminin çözülmesi gerektiği kararına varılmıştır. Buna ilaveten kampüsün giriş-çıkış güvenliğinin sağlanması, turnike ve misafir giriş-çıkış sisteminin kurulması, kamera altyapısının kurularak merkezi bilgi sistemine bağlanması, girişte yaşanan yığılmaların önüne geçilmesi, çevre ihata duvarlarının yapılması, güvenlik altyapısının kurulması, güvenlik personelinin oda ve diğer ihtiyaçlarının karşılanması, peyzaj işleri, elektrik ve su altyapısının tamamlanması ve girişin kullanışlı bir hale getirilmesi amacıyla 2023 yılında bir proje hazırlanmış olup bu çalışma ‘2024 yılı proje ve planlama çalışmalarına dahil edilerek iş programına alınmıştır. Çalışmanın mimari-statik-mekanik ve elektrik projelerinin tamamlanmasını müteakip, 9 Mayıs 2024 tarihinde EKAP sistemine giriş yapılarak 4 Haziran 2024 günü için ihale tarihi alınmış ve söz konusu tarihte ihale gerçekleştirilmiştir. Yayımlanan haberde, ihale bedeli üzerinden bir algı oluşturularak yapılacak olan kapı ve eklentilere ihtiyaç olup olmadığı, ihale içeriğinde yer alan diğer iş kalemlerinden bahsedilmediği, toplam rakam verilerek diğer iş kalemleri dikkate alınmaksızın sadece bir kapının yapıldığı ifade edilerek ihtiyaç doğrultusunda yapılan meşru bir işlem toplum nezdinde şüpheli ve keyfi bir iş şeklinde yansıtılmak suretiyle Üniversitemizin itibarının zedelenmeye çalışıldığı görülmektedir. Halbuki haberin başlığında yer verilen kapı yapılma işi sadece kapıyı değil, yağmur suyu drenaj ve alt yapısını, çevre ihata duvarlarını, giriş-çıkış turnike sistemini, güvenlik altyapısını, güvenlik personelinin oda ve ihtiyaçlarını, elektrik ve merkezi bağlantı sistemini, kamera güvenlik bağlantılarını, aydınlatma, peyzaj ve görsel unsurları barındırmaktadır. Haber başlığında verildiği gibi salt kapı ihale bedeli şeklinde ifade edilen miktarın, sayılan teknik-mekanik ve altyapı unsurlarını da içerdiği dikkate alındığında başlık ve içeriği itibarıyla söz konusu haberin eksik ve spekülatif bilgi vererek kurum hakkında olumsuz bir kanaat oluşturmaya ve yıpratmaya yönelik olduğu görülmektedir. Üniversitemizden herhangi bir bilgi alınmadan, gerçeği yansıtmayan asılsız iddialarla maksatlı ve kasıtlı özel olarak hazırlanan söz konusu haber kurumumuzun toplum nezdindeki itibarını zedelemekte, Üniversitemizin ve yöneticilerimizin kişilik haklarına saldırı niteliği taşımaktadır. Kamuoyunun doğru bir şekilde bilgilendirilmesi adına bu açıklama yapılmıştır.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay