Kastamonu Üniversitesi tarafından 2024-2025 eğitim-öğretim yılı itibariyle öğrencilerin toplumsal, kültürel ve bilimsel etkinliklerdeki kazanımlarını kayıt altına almak maksadıyla toplumsal transkript uygulaması başlatıldı.
Kastamonu Üniversitesi, öğrencilerin akademik muvaffakiyetlerinin yanı sıra toplumsal, kültürel ve bilimsel etkinliklerdeki kazanımlarını da kayıt altına almak emeliyle toplumsal transkript uygulamasını hayata geçirdi. 2024-2025 eğitim-öğretim yılı prestijiyle uygulanmaya başlanan sistemde, öğrencilerin üniversite ömrü boyunca gerçekleştirdiği bilimsel, toplumsal, kültürel ve gönüllülük faaliyetlerini belgeleyerek şahsî ve mesleksel gelişimlerine katkı sağlayacak.
Kastamonu Üniversitesi Toplumsal Transkript Yönergesi çerçevesinde, oluşturulan sistem, öğrencilerin toplumsal hassaslık kazanmasını, irtibat, takım çalışması, analitik düşünme ve liderlik üzere marifetlerini geliştirmesini hedefliyor. Birebir vakitte yerli ve ulusal paha yargıları ile kozmik ve insani kıymetlere sahip bireyler yetiştirmeyi amaçlayan uygulama, öğrencilerin toplumsal ve kültürel faaliyetlerini sistemli bir halde kayıt altına alacak.
Sosyal transkript uygulaması çerçevesinde öğrencilerin katıldığı etkinlikler çeşitli kategorilere ayrılarak pahalandırılacak. Bunlar ortasında toplumsal teşebbüs, bilimsel etkinlikler, kültürel faaliyetler, gönüllülük çalışmaları, sportif etkinlikler, proje ve mükafatlar üzere alanlar bulunuyor. Öğrenciler, Kastamonu Üniversitesi bünyesinde yahut kamu kurumları ile iş birliği içinde gerçekleştirilen etkinliklerdeki kazanımlarını belgelendirerek bu sisteme dahil olabilecek.
Öğrenciler, katıldıkları faaliyetleri Üniversite Bilgi İdare Sistemi (ÜBYS) üzerinden yükleyerek toplumsal transkriptlerine ekleyebilecek. Müracaatların kıymetlendirilmesi sürecinde öğrencilerin sertifika, iştirak evrakı, teşekkür evrakı, ödül üzere dokümanları sisteme yüklemesi gerekecek. Akademik danışmanlar tarafından incelenip onaylanan evraklar, öğrencinin transkriptine işlenecek ve mezuniyet sonrası özgeçmişinde referans olarak kullanılabilecek.
Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, mevzuyla ilgili yaptığı açıklamada, öğrencilerin sırf akademik muvaffakiyetlerinin değil, toplumsal ve kültürel gelişimlerinin de önemsendiğini vurguladı. Rektör Topal, Toplumsal Transkript Uygulaması’nın, öğrencilerin üniversite hayatları boyunca kazandıkları toplumsal maharetleri belgeleyerek mezuniyet sonrası mesleklerine kıymetli bir katkı sunacağını belirterek, böylelikle öğrencilerin hem yurt içinde hem de yurt dışında iş müracaatlarında kendilerini daha güçlü bir biçimde söz edebileceklerini tabir etti.


Kastamonu Üniversitesi’nde sosyal transkript uygulaması başlatıldı
MİLLİ İRADE, SİYASETE UZAK…
DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ
Fevzi Aydın
Türk siyaseti son çeyrek yılda milli irade politikasına sahne oldu…
21. asırla birlikte başlayan milli iradenin siyaset üzerindeki etkisi, her geçen gün azalan bir seyir izledi…
Her alanda Milli İradeyi ağzından düşürmeyen iktidar, son dönemde, kendini iktidara getiren milli iradeyi de görmemeye başladı…
Sosyo-ekonominin tüm verilerini işleyen, değerlendiren ve yayımlayan İstatistik Kurumu’nun verileri, ulusal ve uluslararası sistem tarafından dünya sosyo-ekonomisine entegre edilmekte…
Bu verilerin güvenirliği konusunda, ulusal ve uluslararası sosyo-ekonomi çevresinde tam mutabakat konusunda farklı görüşler ortaya çıkmakta…
Türkiye ekonomisinin rakamsal olarak büyümesi sağlayan İstatistik Kurumunun bu rakamları, gerçekleşen ve çeşitli kuruluşlarca açıklanan ve halka yansıyan rakamsal değerler karşısında, üretici-tüketici ve toplum ekonomisini yansıtmaktan oldukça uzak…
Geçmişten günümüze, ülke siyasetinde her dönem ülkeye ve topluma farklı sistemler dayatılmış, siyasetin bu uygulama ve düzenlemeleri, halka yeterli fayda sağlayamamış…
Yine geçmişten günümüze, milli iradenin iktidara getirdiği siyasi sistemler, politikalarını ülkenin ve toplumun refah ve huzur içerisinden yaşamasını sağlamak yerine, önceliği siyasi hükümetlerinin icraatlarını, iktidar sürelerini uzatmak yönünde kullandıkları görülmekte…
Küresel sistemin, faize dayalı finansal sisteminden, Türkiye ekonomisin uzak tutmaya çalışan iktidar ve ekonomi yönetimi, uluslararası ekonomik ve finansal baskıyla, sosyo-ekonomik krizlerin çözümü olarak, uluslararası finansal sistemlerden destek almak zorunda kaldı…
Uluslararası ekonomik sistem ve faiz lobisi, finans sistemlerine ekonomiyi teslim eden iktidar ve ekonomi yönetimi, finansal sorunu çözerken, sistemin acı reçeteleri, iktidara nefes alma imkânı verdi…
Uluslararası finans sisteminin sağladığı finansın, ekonomiye entegresiyle piyasalar, enflasyon ve faiz sarmalıyla sınırları aşarak, üretici-tüketici ve toplumun gelir dağılımından aldığı pay küçülmeye başladı…
Seçim dönemlerinde, ekonomiyi çıkmaza sokacak kararlarla canı yanan toplumun, ekonomiden aldığı refah payı her geçen gün düşüş eğilimi izlemeye davam ediyor…
Cumhuriyet tarihinde, milli iradenin büyük teveccühüyle iktidara getirdiği siyaset ve politikalar, aynı teveccühle milli iradeye, halka, topluma ve ekonomiye, ülkeye maalesef hizmet olarak dönemedi…
Dünya’da, sınırlar ve komşu ülkelerde yaşanan savaşların, kırılgan ekonomiyle bu savaşlara karşı sınırları korumanın zorluğu ortada…
Halka yönelik politikalar yerine, uluslararası finans sistemlerine faiz desteğiyle katkıda bulunan iktidarlardan umudunu kesen milli irade, politika ve siyaseten her geçen gün uzaklaşmakta…
Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…


