Kastamonu Üniversitesi’nde darbeler ve demokrasi konuşuldu - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Temmuz, 2024 20:07 tarihinde yayınlandı
0
0

Kastamonu Üniversitesi’nde darbeler ve demokrasi konuşuldu

Kastamonu Üniversitesi’nde çevrimiçi olarak düzenlenen “Darbeler ve Demokrasi” konferansında Türkiye ve Osmanlı dönemindeki darbe girişimleri ele alındı.

Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü tarafından “Darbeler ve Demokrasi” başlıklı konferans düzenlendi. Konferans, Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şerif Demir’in sunumuyla çevrimiçi olarak gerçekleştirildi. Prof. Dr. Şerif Demir, 15 Temmuz’da Türkiye’nin büyük bir felaketten kurtulduğunu ve demokrasiyi geriye götürecek bir vesayetin kıyısından dönüldüğünü ifade etti. Darbe ve darbeciliğin bu topraklardan tamamen sökülmesi gerektiğini belirten Demir, Osmanlı Cihan Devleti’nde 1446 Buçuk Tepe İsyanı ile başlayan darbecilik geleneğinin 1913 Babıali Baskını ile 12 padişahı, onlarca veziriazamı ve yüzlerce paşayı yerinden ettiğini vurguladı. Bu padişahların birçoğunun hayatını kaybettiğini belirten Demir, böyle bir geçmişi olan geleneğin ortadan kaldırılması için herkesin mücadele etmesi gerektiğini söyledi.

Cumhuriyetle birlikte, karizmatik bir lider olan Mustafa Kemal Atatürk’ün siyaset ile askerliği birbirinden ayırdığını belirten Prof. Dr. Demir, bu iki unsurun birbirine karışmasının ülkeye verdiği zararları Balkan Savaşları’nda bizzat gördüğünü ifade etti. Bu sebeple Atatürk’ün askerlerin siyasetle uğraşmasını istemediğini ve ülkenin ardı ardına reformlar yaparken askerin kendi sınırlarında kaldığını dile getiren Demir, ancak Atatürk’ün vefatıyla birlikte askeri vesayetin kendisini göstermeye başladığını ve Cumhurbaşkanı İnönü’nün seçiminde ordunun da görüşünün alındığını anlattı.

Demir, 27 Mayıs darbesinin ülkeyi demokrasi noktasında geriye götürdüğünü ve halkın serbest oylarıyla seçilmiş olan üç cana kıyıldığını ifade etti. Darbecilerin, 1961 Anayasası ile askeri vesayeti anayasal bir koruma altına aldıklarını belirten Demir, 1961 Anayasası’nın büyük bir hayal kırıklığı olduğunu ve demokrasinin yok edildiğini kaydetti. Demir, 12 Eylül 1980 darbesi ile birlikte ülkenin yarı açık bir cezaevine döndüğünü belirterek, 1982 Anayasası ile askeri vesayetin farklı kurumlar üzerinden devam ettiğini ifade etti.

Cumhuriyet döneminde başarılı ve başarısız 9 darbe gerçekleştiğini belirten Prof. Dr. Demir, bu darbelerin ülkeyi bir adım ileriye götürmediğini ve demokrasinin gelişimine hizmet etmediğini söyledi. Ülkenin bir daha bu travmaları yaşamaması için ortak bilinç ve milli bir ruhla darbelere direnmek gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Şerif Demir, 15 Temmuz darbe girişiminin başarısız olmasının en önemli sebebinin halkın daha önce yaşananlardan ders alarak bu darbeye direnmesi olduğunu ifade etti.

Gelecek kuşaklara daha yaşanılası bir ülke bırakmak için demokrasiyi geliştirmek ve daha ileriye taşımak gerektiğini belirten Prof. Dr. Demir, demokrasilerde darbe olmayacağını, darbe tehdidinin hissedilmeyeceğini ve kurumların anayasal çerçeve içinde belirlenen sınırlara bağlı kalarak sadece görevlerini yapmaları gerektiğini söyledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
vali hacibektasoglundan 23 nisan mesaji hY6SklSl
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
23 Nisan, 2026 12:30 tarihinde yayınlandı
0
0

Vali Hacıbektaşoğlu’ndan 23 Nisan mesajı

Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 106. yıl dönümü dolayısıyla mesaj yayımladı.

Vali Osman Hacıbektaşoğlu, mesajında 23 Nisan’ın sadece bir bayram değil, aynı zamanda millet egemenliğinin ilan edildiği tarihi bir dönüm noktası olduğunu ifade etti.

Mesajda çocukların milli ve manevi değerlere bağlı, özgüvenli ve çağın gereklerine uygun bireyler olarak yetişmesinin önemine değinen Vali Hacıbektaşoğlu şu ifadelere yer verdi:

“23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 106. yıl dönümünü, milletçe büyük bir gurur ve derin bir anlamla idrak ediyoruz.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışıyla egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunun ilan edildiği bu müstesna gün, Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından çocuklarımıza armağan edilerek, dünyada çocuklara bayram hediye eden ve bu bayramı tüm insanlıkla paylaşan ilk ve tek ülke olmamızı sağlamıştır. Bu yönüyle 23 Nisan, yalnızca milli iradenin tecelligâhı değil; aynı zamanda barışın, kardeşliğin ve ortak bir gelecek idealinin de en anlamlı ifadesidir.

Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın; milli ve manevi değerlerine bağlı, özgüveni yüksek, çağın gerekleriyle donanmış bireyler olarak yetişmesi en temel sorumluluğumuzdur. Bu anlayışla, onların güvenli, huzurlu ve nitelikli ortamlarda büyümeleri için tüm imkânlarımızı seferber etmeye; eğitimden sosyal hayata kadar her alanda yanlarında olmaya kararlılıkla devam ediyoruz.

Bu duygu ve düşüncelerle, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, milli egemenliğimizin tüm kahramanlarını rahmet ve minnetle anıyor; yarınlarımızın umudu olan tüm çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum.

Sevgiyle büyüyen, umutla geleceğe yürüyen tüm çocuklarımıza sağlık, mutluluk ve başarı dolu bir hayat diliyorum.”

Bizi sosyal medyadan takip edin