Kastamonu Üniversitesi tarafından açılan 6 yeni bölüm, 2024-2025 akademik yılında öğrenci alımı yapacak.
Kastamonu Üniversitesi’nde altı yeni bölümün 2024-2025 akademik yılında açılmasına Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’ndan onay çıktı. Bu çerçevede, Havacılık Yönetimi Tezli Yüksek Lisans, Seramik ve Cam Tezli Yüksek Lisans, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Tezli Yüksek Lisans ve Öğretim Teknolojileri Tezli Yüksek Lisans programları ile Cide Rıfat Ilgaz Meslek Yüksekokulu ve İhsangazi Meslek Yüksekokulu’nda Mahkeme Büro Hizmetleri Programları açıldı.
Yeni açılan programlar hakkında değerlendirmelerde bulunan Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, eğitim-öğretim faaliyetlerinin dengeli, planlı ve istikrarlı bir şekilde gelişmesini önemsediklerini vurguladı. Ayrıca Kastamonu Üniversitesi’nin sadece nicelik değil, aynı zamanda nitelik açısından da ilerlemesine önem verdiklerini belirten Rektör Topal, 15 fakülte, 3 enstitü, 13 meslek yüksekokulu ve 2 yüksekokul ile üniversitenin daha ileri seviyelere taşınması için çalışmaların süreceğini ifade etti.


Kastamonu Üniversitesi yeni açılan bölümlerle büyümeye devam ediyor
MİLLİ İRADE, SİYASETE UZAK…
DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ
Fevzi Aydın
Türk siyaseti son çeyrek yılda milli irade politikasına sahne oldu…
21. asırla birlikte başlayan milli iradenin siyaset üzerindeki etkisi, her geçen gün azalan bir seyir izledi…
Her alanda Milli İradeyi ağzından düşürmeyen iktidar, son dönemde, kendini iktidara getiren milli iradeyi de görmemeye başladı…
Sosyo-ekonominin tüm verilerini işleyen, değerlendiren ve yayımlayan İstatistik Kurumu’nun verileri, ulusal ve uluslararası sistem tarafından dünya sosyo-ekonomisine entegre edilmekte…
Bu verilerin güvenirliği konusunda, ulusal ve uluslararası sosyo-ekonomi çevresinde tam mutabakat konusunda farklı görüşler ortaya çıkmakta…
Türkiye ekonomisinin rakamsal olarak büyümesi sağlayan İstatistik Kurumunun bu rakamları, gerçekleşen ve çeşitli kuruluşlarca açıklanan ve halka yansıyan rakamsal değerler karşısında, üretici-tüketici ve toplum ekonomisini yansıtmaktan oldukça uzak…
Geçmişten günümüze, ülke siyasetinde her dönem ülkeye ve topluma farklı sistemler dayatılmış, siyasetin bu uygulama ve düzenlemeleri, halka yeterli fayda sağlayamamış…
Yine geçmişten günümüze, milli iradenin iktidara getirdiği siyasi sistemler, politikalarını ülkenin ve toplumun refah ve huzur içerisinden yaşamasını sağlamak yerine, önceliği siyasi hükümetlerinin icraatlarını, iktidar sürelerini uzatmak yönünde kullandıkları görülmekte…
Küresel sistemin, faize dayalı finansal sisteminden, Türkiye ekonomisin uzak tutmaya çalışan iktidar ve ekonomi yönetimi, uluslararası ekonomik ve finansal baskıyla, sosyo-ekonomik krizlerin çözümü olarak, uluslararası finansal sistemlerden destek almak zorunda kaldı…
Uluslararası ekonomik sistem ve faiz lobisi, finans sistemlerine ekonomiyi teslim eden iktidar ve ekonomi yönetimi, finansal sorunu çözerken, sistemin acı reçeteleri, iktidara nefes alma imkânı verdi…
Uluslararası finans sisteminin sağladığı finansın, ekonomiye entegresiyle piyasalar, enflasyon ve faiz sarmalıyla sınırları aşarak, üretici-tüketici ve toplumun gelir dağılımından aldığı pay küçülmeye başladı…
Seçim dönemlerinde, ekonomiyi çıkmaza sokacak kararlarla canı yanan toplumun, ekonomiden aldığı refah payı her geçen gün düşüş eğilimi izlemeye davam ediyor…
Cumhuriyet tarihinde, milli iradenin büyük teveccühüyle iktidara getirdiği siyaset ve politikalar, aynı teveccühle milli iradeye, halka, topluma ve ekonomiye, ülkeye maalesef hizmet olarak dönemedi…
Dünya’da, sınırlar ve komşu ülkelerde yaşanan savaşların, kırılgan ekonomiyle bu savaşlara karşı sınırları korumanın zorluğu ortada…
Halka yönelik politikalar yerine, uluslararası finans sistemlerine faiz desteğiyle katkıda bulunan iktidarlardan umudunu kesen milli irade, politika ve siyaseten her geçen gün uzaklaşmakta…
Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…


