Kastamonu Üniversitesi, TÜBİTAK 3501 projesi ile diyabet ve kanser tedavisinde silimarinin yan etkilerini araştıracak.
Kastamonu Üniversitesi Veteriner Fakültesi Klinik Öncesi Bilimler Bölümü Veterinerlik Patoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Funda Terzi’nin yürütücü olduğu “Silimarinin Ferroptozisi İnhibe Edici Etkisini, Diyabet ve Sorafenibin neden olduğu Karaciğer ve Böbrek Hasarının Patogenezinde Araştırılması” projesi, TÜBİTAK 3501-Kariyer Geliştirme Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Veteriner Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Özgür Kaynar, proje danışmanı olarak Veteriner Fakültesi Biyokimya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hüseyin Serkan Erol, Veteriner Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Öğretim Üyesi Beste Demirci, Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Öğretim Üyesi Celal Demir ve Veteriner Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi İlayda Yıldırım’da araştırmacı olarak projeye destek verecek.
Proje çerçevesinde, diyabet komplikasyonları ve kanser tedavisinde yaygın olarak kullanılan sorafenibin toksik yan etkilerini azaltmada veya önlemede, silimarinin etkisinin araştırılması amaçlanıyor. Bu amaç doğrultusunda silimarinin, diyabetin komplikasyonları ve kanser hastalarında kullanılmasına yönelik yapılacak çalışmalara katkı sağlaması hedefleniyor.
Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, proje çalışmalarından dolayı akademisyenleri tebrik ederek, kaliteli ve nitelikli çalışmalara destekleri için Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’a ve YÖK üyelerine şükranlarını sundu. Ayrıca Rektör Topal, proje çalışmalarında kurumlarını teşvik eden yaklaşımlarından dolayı TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal’a da teşekkür etti. Başta Doç. Dr. Funda Terzi olmak üzere projede yer alan Kastamonu Üniversitesi öğretim üyelerini tebrik eden Rektör Topal, çalışmalarında kolaylıklar diledi.
Kastamonu Üniversitesi, diyabet ve kanser tedavisinde silimarinin etkisi araştıracak
Trabzon’da ölüm getiren yamaç için bilimsel müdahale
Trabzon’un Ortahisar ilçesindeki Kaymaklı Mahallesi’nde uzun yıllardır devam eden kaya düşmesi riski için yürütülen bilimsel çalışmalar tamamlanma aşamasına geldi. Daha önce can kayıplarına neden olan bölgede, kalıcı çözüm hedefiyle hazırlanan proje kısa süre içinde hayata geçirilecek.
Kaymaklı mahallesinde 2009 yılında meydana gelen ve Turan Kurt ile eşi Ayşe Kurt’un hayatını kaybettiği kaya düşmesi olayı, bölgedeki tehlikeyi gözler önüne sermişti. Sonraki yıllarda da benzer olayların yaşandığı mahalle, 2013 yılında “afet bölgesi” ilan edilirken, çok sayıda yapı tahliye edilmişti. 2016’da yaşanan bir başka olayda ise 1 kişi yaralanmış, 2 ev hasar görmüştü. Aradan geçen yıllara rağmen riskin sürdüğü mahallede, kalıcı çözüm için Karadeniz Teknik Üniversitesi Heyelan Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Trabzon Büyükşehir Belediyesi ortak çalışma yürüttü. Arazi incelemeleri, teknik analizler ve mühendislik değerlendirmeleriyle kapsamlı bir proje hazırlandı, süreçte son aşamaya gelindi.
Çalışmalar kapsamında yüksek teknolojili yöntemlerle veri toplandı, üç boyutlu modellemeler oluşturuldu. Yamaçlardaki riskli alanlar detaylı biçimde analiz edildi, kaya düşmesini önlemeye yönelik en uygun ıslah yöntemi belirlendi.
Projede, daha önce kaya riski nedeniyle boşaltılan yapıların kontrollü şekilde kaldırılması da yer alırken, bu yapıların tamamı afet riski nedeniyle kullanılmayan binalardan oluştu. Afet sınırı dışında kalan yapılara müdahale edilmeden, çevreye zarar vermeyecek bir uygulama planlandı.
Ersoy: “Projede son aşamaya geldik”
Kaymaklı mahallesinde yapılacak çalışmalarla ilgili bilgiler veren Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Heyelan Uygulama Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hakan Ersoy, projede son aşamaya gelindiğini belirterek, “Kaymaklı Mahallesi, Trabzon’un neredeyse 15-20 yıldır kanayan yarası. Bizde bu anlamda Karadeniz Teknik Üniversitesi Heyelan Uygulama Araştırma Merkezi ile Büyükşehir Belediyesi ortak bir çalışma yaparak Kaymaklı Mahallesi’nde günümüze kadar olan kaya düşme ile ilgili risklerin minimize edecek bir proje hazırlıklarına başladık. Hatta son aşamaya da geldik. Büyükşehir Belediyesi’ndeki ekiplerle birlikte arazi çalışmaları ve bunun sonucunda projeler hazırlandı. Şu anda son aşamaya geldik. Önümüzdeki birkaç hafta içinde de projesini belediyeye teslim etmiş olacağız” dedi.
“Yıkılacak evlerin tamamı zaten kaya düşmesi vesilesiyle boşaltılmış evler”
Projenin uygulanacağı bölgede yıkılacak binalarında olduğunu kaydeden Ersoy, “Orada yaşanan ölümlü olaydan sonra böyle bir karar verildi ve oradaki bir çok evde boşaltılmak durumunda kaldı. Bölgede bundan sonra meydana gelebilecek kütle hareketlerinde insanımızı etkilemeyecek seviyede projelendirmek amacıyla çalışıyoruz. Trabzon Büyükşehir Belediyesi ile bizim özellikle Trabzon’daki kaya düşme vakalarının ıslahına yönelik bir protokol hazırlıkları içindeyiz. Protokol hazırlandı görüşüldü şuanda imza aşamasında. Bundan sonra Büyükşehir Belediyemiz ve Heyelan Uygulama Merkezi Trabzon’daki tüm kaya düşme vakalarında riskli olan yerleri belirleme ve ıslah projelerini hazırlayacak. Projeyi uygulayacağımız bölgede yıkılacak binalar var. Zaten onlar boşaltılan binalardı. Yıkılacak evlerin tamamı zaten kaya düşmesi vesilesiyle boşaltılmış evler. Afete maruz bölge dışında kalan yapılara dokunmadan önceden karar alınan binaları yerinde kaldıracağız ve diğer binalara zarar gelmeyecek bir proje olacak” ifadelerini kullandı.

