Karabük Postası tarafından
05 Ocak, 2016 09:51 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum: 0

Kastamonu Üniversitesi, 3. Patentini Aldı

KASTAMONU Üniversitesi'nin (KÜ), 3. patenti için müracaatta bulunduğu “Balıklarda Bağışıklık Güçlendirici ve Ortam Dezanfektanı” adlı projesi onaylandı. KÜ, bu patentle birlikte üç tane patent almış oldu. Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Seyit Aydın, patentin onaylanmasının ardından Mevlüt Beyribey Konukevi'nde basın toplantısı düzenledi. Toplantıda, patenti alınan “Balıklarda Bağışıklık Güçlendirici ve Ortam Dezanfektanı” ile ilgili bilgilendirmede bulunan Rektör Aydın, “Dünyada su ürünleri üretimi giderek artmaktadır. Ülkemizde de 2000 yılında 79 bin ton olan kültür üretimi, 2014 yılında 235 bin tona ulaşmıştır. Bununla birlikte su ürünleri üretiminde en önemli kısıtlayıcı faktör balık hastalıkları olarak göze çarpmaktadır. Hastalıkların tedavisinde antibiyotik ve birtakım kimyasallar kullanılmaktadır. Bakteriler tarafından antibiyotiklere karşı oluşturulan direnç, kimyasalların çevreye olan olumsuz etkileri gibi sebeplerle bu yöntemlere alternatif uygulamalar araştırılmaktadır. Aşı en uygun yöntem olarak göze çarpmakla birlikte, kullanılan türe özgü olması, uygulama zorluğu gibi nedenlerle başka alternatiflere yönelinmesine sebep olmuştur. Bu durumda en önemli çözüm aracı olarak immunostimulantlar (Bağışıklık uyarıcılar) ortaya çıkmıştır. Bugüne kadar bakteriyel türevler, polisakkaritler, hayvansal ve bitkisel içerikler, besinsel faktörler ve hormonlar bu maksatla denenmiştir” dedi. Patente konu olan bitkinin özelliklerinden bahseden Rektör Aydın, “Patente konu olan, bilimsel adıyla Cotinus coggygria yerli adıyla Tetra, Peruka Çalısı, Duman Ağacı, ülkemizde alt Akdeniz iklimi olan bölgelerde ve özellikle Karadeniz’in batı sahil kıyılarında bol olarak yetişmektedir. Sadece ülkemizde değil Balkanlar’da da ilaç olarak kullanılan Tetra, özellikle yara iyileştirici olarak kullanılmaktadır. Patent kapsamında bu bitki ile ilgili olarak yaptığımız çalışmalarda, bitkinin kurutularak toz haline getirilip belli oranlarda balık yemine katılması sonucu alabalıkların bağışıklık sistemini önemli derecede uyardığı ve hastalıklara karşı direnci arttırdığı tespit edilmiş ve bu kullanım yöntemi koruma altına alınmıştır. Bu bitkinin diğer önemli özelliği sulu özütünün çıkarıldıktan sonra yine balık havuzlarında dezenfekten olarak kullanılabilmesidir. Bu sayede kimyasal kullanılmadan yetiştiricilik ortamının dezenfeksiyonu sağlanabilecektir. Her iki unsur patent kapsamında koruma altına alınmıştır” diye konuştu. Kastamonu Üniversitesi olarak bundan sonraki amaçlarının bitkinin sanayi ürünü haline gelmesi yönde olacağını söyleyen Rektör Aydın, şöyle konuştu: “Üniversite olarak amacımız, patenti alınmış olunan bu bitkinin, sanayi ürünü haline getirilmesi için gereken işlemlerin tamamlanması ve ülkemiz su ürünleri sektörüne kazandırılarak, antibiyotik kullanımının en aza indirilmesi, balık kayıplarının azaltılması ve ülkemize yurtdışından ithal edilen bağışıklık uyarıcı ürünlerin yerini almasıdır.” Patenti alınan ürünün tamamen tabii ve organik bir madde olduğunu belirten Rektör Aydın, amaçlarının bu bitkinin üretimini sağlamak ve bunun için gerekli girişimleri yapmak istediklerini ifade ederek, şunları kaydetti: “Balık zayiatlarının önüne geçilmesi noktasında çok önemli bir buluştur. Benim kendi talebem olan patent sahibi hocamızı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum. Ayrıca bu patentin Kastamonu Üniversitesi'ne, Kastamonu’ya ve ülkemize çok faydalı olmasını temenni ediyor, bizi bu mutlu günümüzde yalnız bırakmadığınız için siz basın mensuplarına teşekkür ediyorum.” Balık konusunda en büyük sorunlardan birinin balık hastalıkları olduğunu aktaran Kastamonu Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Soner Bilen ise, şunları söyledi: “Biz bunu nasıl ortadan kaldırırız diye düşündük. Bu yüzden balıklarda bağışıklığı kuvvetlendirme yoluna gittik. Amacımız balıkların hastalanmayacağı bir çözüm bulmaktı. Yerli adıyla Tetra bitkisi en yoğun antibiyotikle aynı tesiri gösteren, üstelik antibiyotik gibi zarar vermeden tesir eden bir bitki. Kullanım olarak kolay bir uygulama, yemlere karıştırılarak veriliyor ancak miktarını iyi ayarlamak gerekiyor. Ayrıca dezenfekte özelliği var, suyun içinde denediğimizde ortamı dezenfekte ettiğini gördük. Amacımız bu ürünün su ürünleri sektöründe bir değer bulması. Böyle çalışmaların artarak devam etmesi gerektiği kanaatindeyim. Bu tarz ürünlerin patentinin alınması ve kendi ülkemizde üretilmeye başlanmasıyla yurt dışına olan bağımlılığımızın da azalacağını düşünüyorum.” Toplantıya, Rektör Aydın, Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mahmut Elp, Su Ürünleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Adem Yavuz Sönmez, Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Soner Bilen, Rektör Danışmanı Yrd. Doç. Dr. S. Tunay Kamer ile ulusal ve yerel basın temsilcileri katıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
30 Ocak, 2026 00:37 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Bolu’da yılkı atları D-100’e indi: Orta refüjde otladılar

Bolu’da doğal yaşam alanlarından inen yılkı atları, uluslararası geçiş güzergahı olan D-100 kara yolunda görüntülendi. Paşaköy Mahallesi mevkiinde yolun orta refüjüne çıkan atlar, akan trafiğe aldırış etmeden otladı.
Olay, öğle saatlerinde D-100 kara yolunun Paşaköy Mahallesi kesiminde meydana geldi. Şehir merkezine yaklaşık 15 kilometre uzaklıktaki At Yaylası bölgesinde yaşayan yılkı atları, kente kadar indi. Araç trafiğinin yoğun olduğu D-100 kara yoluna çıkan atlar, sürücülerin ilginç bakışları arasında yolun ortasındaki refüje geçti.
Refüjdeki çimleri yiyerek karınlarını doyuran atlar, zaman zaman yola yaklaşarak trafikte tehlike oluşturdu. Güzergahı kullanan sürücüler, atlara çarpmamak için hızlarını düşürerek kontrollü şekilde ilerledi. Bir süre orta refüjde otlayan atlar, daha sonra bölgeden uzaklaşarak gözden kayboldu.

Bizi sosyal medyadan takip edin