Reklam
Reklam
kastamonu universitesi 12 ulkenin ortak yuruttugu meteor projesinde yer aldi cIh1zNU3
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Şubat, 2025 12:30 tarihinde yayınlandı
0

Kastamonu Üniversitesi, 12 ülkenin ortak yürüttüğü METEOR projesinde yer aldı

Kastamonu Üniversitesi’nin ortakları ortasında yer aldığı ve 12 ülkeden farklı üniversitelerin bulunduğu METEOR Projesi başladı.

Kastamonu Üniversitesi’nin ortakları ortasında yer aldığı ve Ufuk Avrupa (Horizon Europe) programı kapsamında desteklenen Methodologies for Teamworking in Eco-Outwards Research Projesi, (METEOR) Polonya’nın başşehri Varşova’da gerçekleştirilen açılış toplantısıyla başladı.

Polonya’da gerçekleştirilen açılış programına Kastamonu Üniversitesi’ni temsilen proje yürütücüsü Prof. Dr. Selahattin Kaymakçı ve araştırmacı olarak Doç. Dr. Gökhan Kaya katıldı. Toplantıda, projenin kapsamı, uygulanacak metodolojiler ve disiplinler arası iş birliği konuları ele alındı.

Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve doktora eğitimine yeni bir bakış açısı kazandırmayı amaçlayan METEOR, genç araştırmacılara global toplumsal zorlukları ele almak için gerekli hünerleri kazandırmayı hedefliyor. Üç yıl sürecek proje kapsamında doktora adayları ve erken meslek araştırmacıları, takım çalışması, irtibat, kültürlerarası yetkinlik ve girişimcilik üzere temel çapraz maharetlerle donatılacak.

Polonya Toplumsal ve Ekonomik Araştırmalar Merkezi (CASE) uyumunda yürütülen proje, Türkiye’nin yanı sıra Polonya, Norveç, Danimarka, Finlandiya, Birleşik Krallık, İtalya, Kıbrıs, İspanya, Avusturya, Gürcistan ve Brezilya’dan üniversiteler, araştırma enstitüleri ve eğitim sağlayıcılarını bir ortaya getirecek. İştirakçiler, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Maksatları ile uyumlu araştırmalar geliştirerek disiplinler ortası iş birliklerini güçlendirecek.

Proje çerçevesinde, son teknoloji çevrimiçi eğitim kaynakları oluşturulacak, akran mentorluk kümeleri kurulacak ve iki tur yaz okulu düzenlenecek. “Eko-Dışa Dönük” araştırma anlayışını benimseyen METEOR, araştırmaların toplumsal tesirini artırmayı, istihdam edilebilirliği güçlendirmeyi ve araştırmacılar ortasında zihinsel refahı teşvik etmeyi amaçlıyor.

Kastamonu Üniversitesi, METEOR projesi ile sürdürülebilir bilimsel araştırmalara katkı sunmayı, kurumsal ve hükümet siyasetlerine taraf verebilecek çıktılar üretmeyi ve global akademik iş birliklerini güçlendirmeyi hedefliyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa 1
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay tarafından
07 Mayıs, 2026 14:51 tarihinde yayınlandı
0

MÜJDE, ULTRA ZENGİN SAYIMIZ 4208 OLMUŞ !

Türkiye’de gelir dağılımı adaletsizliği, son yıllarda belirgin bir şekilde derinleşmiş durumda. Güncel verilere göre Türkiye, Avrupa’da gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülke konumunda. En yüksek gelire sahip %20’lik grup, toplam gelirin yaklaşık %48’ini alırken; en düşük gelire sahip %20’lik kesim toplam gelirden yalnızca %6,4 pay alabilmekte. En zengin %10’luk kesimin geliri, en yoksul %10’luk kesimin gelirinden yaklaşık 15 kat daha fazla. Gelir dağılımı eşitliğini ölçen Gini katsayısı Türkiye’de 0,461 seviyesinde. Avrupa Birliği ortalaması 0,29

ULTRA ZENGİN SAYIMIZ SON 5 YILDA %93.5 ARTMIŞ

İngiliz gayrimenkul danışmanlık şirketi Knight Frank’ın The Wealth Report 2026 verilerine göre Türkiye’de 30 milyon dolar üzeri servete sahip kişi sayısı son 5 yılda %93.5 artmış.2174 ten 4208’e çıkmış. Milyarder sayımızın aynı dönemde 35 ten 46 ya çıkacağı öngörülüyor.
Milyonlarca insan açlık ve yoksulluk mücadele ederken, milyarderlerimizin sayısı hızla artıyor.

GELİR DAĞILIMI ADALETSİZLİĞİNİ ÖNLEME ÇABALARI YETERSİZ

Dünya Bankası verilerine göre Türkiye, gelir eşitsizliği bakımından 130 ülke arasında 28. sırada yer alarak birçok gelişmekte olan ülkeden daha kötü bir tablo sergiliyor. Bu adaletsizlik, orta sınıfın zayıflamasına ve halkın büyük bir kesiminin ( yaklaşık her 10 kişiden 6’sı ) borçlu bir şekilde yaşamını sürdürmesine neden olan sosyoekonomik bir krizin temel taşlarından biridir.

Gelir dağılımdaki adaletsizliği önlemek için devletler tarafından uygulanan en temel yöntem, maliye politikası araçlarını kullanarak geliri piyasada oluştuğu halinden (birincil dağılım) daha adil bir seviyeye (ikincil dağılım) taşımaktır.
Bu adaletsizliği önlemek için kullanılan başlıca stratejiler şunlardır:

– Yüksek gelir gruplarından daha yüksek oranda vergi alınarak, toplanan kaynağın alt gelir gruplarına aktarılmasıdır.

– Düşük gelirliler üzerindeki vergi yükünü azaltmak amacıyla asgari ücretten vergi alınmaması veya temel gıdada vergi indirimleri yapılmasıdır.

– Gelirin ötesinde, birikmiş servet üzerinden alınan vergilerle servet yoğunlaşmasının önlenmesi hedeflenir.

– Yoksulluk sınırı altındaki ailelere yönelik doğrudan nakdi transferler ve sosyal güvenlik ödemeleridir.

– Sağlık, eğitim ve barınma gibi temel hizmetlerin devlet tarafından ücretsiz veya sübvansiyonlu sunulması, alt gelir gruplarının harcamalarını azaltarak dolaylı gelir artışı sağlar.

– Asgari ücretin yaşam standartlarını karşılayacak düzeyde belirlenmesi, Gini katsayısını (eşitsizlik ölçütü) düşüren doğrudan bir araçtır.

– Eğitim ve mesleki eğitim politikalarıyla düşük nitelikli işgücünün verimliliği artırılarak daha yüksek ücret alabilmeleri sağlanır.

– İşsizliğin azaltılması, hanehalkı gelirlerini doğrudan artırarak eşitsizliği azaltan en kritik faktörlerden biridir.

– Vergi kaçakçılığının önlenmesi ve çalışanların sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınması gelir dağılımını iyileştirir.

– Eğitim ve sağlığa erişimde adaletin sağlanması, bireylerin ekonomik basamakları tırmanma şansını (sosyal mobilite) artırır.

Bu konularda bir takım çalışmalar olsa da gelir dağılımı adaletsizliğini önlemede son derece yeteresiz.

Ne yazık ki, yoksulla zengin arasındaki makas her geçen gün daha da açılıyor.
24 yılın sonunda geldiğimiz durumun özeti budur.

İlyas Erbay

Bizi sosyal medyadan takip edin