Kastamonu Üniversitesi bünyesinde kurulan Kastamonu Teknokent, 2025 yılı itibarıyla bölgesel ölçekte bir teknoloji ve Ar-Ge ekosistemine dönüştürdü.
Bakanlar Kurulu’nun 2018 tarihli kararıyla kurulan ve 2019 yılı sonunda şirketleşerek faaliyete geçen Kastamonu Teknokent, 2020 yılı Mayıs ayında ilk firmalarını bünyesine kattı. Takip eden süreçte özellikle altyapı yatırımlarıyla büyümesini sürdüren Kastamonu Teknokent, Ocak 2022’de faaliyete geçen 5 bin 834 metrekarelik idare binası ve kuluçka merkezi ile kurumsal kapasitesini önemli ölçüde arttırdı. 2021 yılında yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararı ile teknoloji geliştirme bölgesi alanının yaklaşık 110 bin metrekareye çıkarılması ise uzun vadeli büyüme hedeflerinin önünü açtı. Genişleme alanına ilişkin imar çalışmaları 2022 yılında tamamlanırken, 2023’te yapı kullanma izni alındı.
2025 yılı itibarıyla Kastamonu Teknokent’te faaliyet gösteren firma sayısı 43’e ulaştı. Firmaların sektörel dağılımında yazılım ve bilişim alanı yüzde 42,5’lik oranla öne çıkarken, orman ürünleri, imalat, mühendislik, mimarlık ve bilgisayar teknolojileri gibi alanlar da bölgenin üretim ve araştırma potansiyelini yansıtan başlıklar arasında yer aldı. Teknokent bünyesinde 25 akademisyen girişimci ile 153 Ar-Ge personeli görev yaparken, toplam 186 kişilik nitelikli insan kaynağı istihdam ediliyor.
Ar-Ge çalışmalarının ticarileşmesi konusunda da çıktılar üreten Kastamonu Teknokent firmaları 2020-2025 yılları arasında, fikri sınai mülkiyet hakları alanında 1 endüstriyel tasarım, 12 marka tescili ve 3 yazılım tescili gerçekleştirdi. Teknokent bünyesinde faaliyet gösteren firmaların fikri ve sınai mülkiyet hakları alanındaki çalışmalarını desteklemek amacıyla da 2025 yılında bir uygulama hayata geçirildi. Bu kapsamda firmalara ücretsiz danışmanlık ve başvuru hizmeti sunulmaya başlanırken, yürütülen desteklerle firmaların yatırımcılarla buluşturulmasına da katkı sağlandı.
Girişimcilik ekosisteminin geliştirilmesi amacıyla faaliyet gösteren Fikir ve İş Geliştirme Destek Ofisi (FİDE) ise ön kuluçka ve kuluçka programlarıyla genç girişimcilere destek sağladı. 2021-2025 döneminde yürütülen eğitim, mentorluk ve söyleşi programlarıyla yüzlerce katılımcıya ulaşıldı. Bu süreçte 10 farklı ürün ticarileşme aşamasına geçerken, Teknokent bünyesindeki girişimler TEKNOFEST ve çeşitli ulusal yarışmalarda dereceler ve şampiyonluklar elde etti.
Teknolojik üretimi toplumsal faydayla buluşturmayı hedefleyen Sosyal Sorumluluk Projeleri Ofisi de Teknokent ve Teknoloji Transfer Ofisi iş birliğiyle hayata geçirildi. Sosyal Ofis kapsamında alınan 187 proje başvurusu arasından kabul edilen 160 çalışma, 96 akademisyen ve 64 öğrencinin katkısıyla yürütülerek teknoloji temelli sosyal etki projelerine zemin hazırladı. 2025 yılı itibarıyla 43 Ar-Ge ofisi, 11 kuluçka ofisi ve aktif sosyal alanlarıyla faaliyetlerini sürdüren Kastamonu Teknokent, üniversite ile sanayi arasında kurduğu iş birliği modeliyle bölgesel kalkınmaya katkı sunmaya devam ediyor.


Kastamonu Teknokent, bölgesel Ar-Ge ve girişimcilik ekosistemine dönüştü
Türkiye ile İran arasındaki ticarette Trabzon Limanı’nın önemi artacak
İran’ın Ankara Büyükelçisi Mohammad Hassan Habibollah Zadeh, Trabzon Limanı’nın İran’a en yakın limanlardan bir tanesi olduğuna dikkat çekerek “Trabzon Limanı’ndan İran sınırına kadar 500 kilometre. İthal ettiğimiz ürünleri, Bender Abbas Limanı’na getirmek yerine Trabzon üzerinden taşımaya çalışacağız” dedi.
İran’ın Ankara Büyükelçisi Mohammad Hassan Habibollah Zadeh, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’i ziyaret etti. Ziyarette İran’ın Trabzon Başkonsolosu Naser Mohebati, Büyükelçilik Ekonomi Uzmanı Asghar Omidi ile Başkonsolosluk Ekonomi ve Kültür Uzmanı Rahim Rasoulinia da yer alırken, görüşmede İran ve Trabzon arasındaki ticari, turistik ve kültürel ilişkilerin geliştirilmesine yönelik önemli mesajlar verildi.
Büyükelçi Mohammad Hassan Habibollah Zadeh, Türkiye ile ilişkilere büyük önem verdiklerini ve Trabzon’un da İran için önemli bir şehir olduğunu vurgulayarak “Trabzon yıllardır bizim transit taşımacılık yolumuz. Yaklaşık 1980’den 1990’a kadar deniz taşımacılığı için en önemli liman olarak biliniyordu. Daha sonra bu hareketlilik biraz zayıflayıp Mersin ve İskenderun limanlarına taşındı. Bugün Trabzon Limanı’na ziyarette bulunduk. Sayın Vali Tahir Şahin’e de bir ziyaretimiz oldu. Türkiye ve İran’ın ticaret hacmi çok büyüktür. Geçen yıl yaklaşık 20 milyar dolar ticaret hacmimiz vardı. Bu sene yüzde 10-15 düşüş yaşıyoruz. İran ve Türkiye arasında 3 gümrük güzergahı bulunmakta ve biz bunu 4’e, 5’e yükseltmek istiyoruz. İran ve Türkiye arasında haftada yaklaşık 260 uçuş bulunmaktadır; biz bunu 300’e yükseltmek istiyoruz. Bizim deniz ticareti konusunda ilişkilerimiz daha önce çok iyiydi. Şimdi de geliştirilmesi için bir değişiklik yapmak istiyoruz. Bu sabah çok iyi müzakerelerde bulunduk. Trabzon Limanı, İran’a en yakın limanlardan bir tanesi. Trabzon Limanı’ndan İran sınırına kadar 500 kilometre. İthal ettiğimiz ürünleri, Bender Abbas Limanı’na getirmek yerine Trabzon üzerinden taşımaya çalışacağız” diye konuştu.
“Trabzon ile İran arasında direk uçuşun olmaması büyük eksiklik”
Trabzon ve İran arasında direkt uçuşun olmamasının büyük bir eksiklik olduğunu belirten Büyükelçi Zadeh “Trabzon Valimiz, en azından haftada bir Trabzon- İran direkt uçuşu olması için Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile görüşeceklerini söyledi. Geçen yıl yaklaşık 4 milyon turist İran ve Türkiye arasında gitti geldi. 700-800 bin kişi Türkiye’den İran’a gitti, 3 milyon kişi de İran’dan Türkiye’ye geldi. Bu çok büyük bir rakam. Şu anda İranlı turistler buraya karayolu ile geliyorlar. Bunu biz acenteler ve uçuş yoluyla daha çok geliştirebiliriz” şeklinde konuştu.
“Trabzon Limanı için düşünceleriniz çok kıymetli”
Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ise savaşın resmi olarak noktalanmasının imza altına alınmasını kıymetli bulduğunu ifade ederek Büyükelçi Zadeh’in Trabzon Limanı için düşüncelerini çok kıymetli bulduğunu belirtti. Başkan Genç, “O yoğun ticareti çocukluğumdan çok iyi hatırlıyorum. Benim ilçem olan Maçka’dan geçiyordu trafik. İnşallah yeniden canlanması bizim de arzumuzdur. Biz bu konuda belediye olarak valimizle, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız ile beraber çalışıyoruz. Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Sayın Abdulkadir Uraloğlu da Trabzonludur. Beraber en hızlı kararları alabiliriz” dedi.
Turizmi çok önemsediklerini de vurgulayan Başkan Genç, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“2 ülkenin turizm konusunda da iş birliği yapmasını önemsiyoruz. Bu konuyu da başkonsolosumuzla paylaştık. Biz İran’a bir ziyaret yapmak istiyoruz. İranlı kardeşlerimiz, daha çok Van olmak üzere sınır şehirlerimize geliyor ama özellikle Mart ve Nisan ayında Nevruz döneminde ciddi manada Trabzon’a geliyorlar. Sayıları artıralım, bizim vatandaşlarımız gitsin, İranlı kardeşlerimiz gelsin; ilişkiyi güçlendirelim istiyoruz. Tebriz ile kardeş şehir olma noktasında mutabakatımız var. Onu meclis kararı alıp resmileştirebiliriz. Tebriz’e bir program yapıp gidebiliriz. Başkanımızı davet edelim. Biz bu ay kendi meclisimizden kararımızı çıkarabiliriz.”

