Karadeniz’deki yeni tehlike: Rhizostoma türü denizanası - Karabük Haber Postası
karadenizdeki yeni tehlike rhizostoma turu denizanasi snwktKSp jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
01 Eylül, 2024 00:15 tarihinde yayınlandı
0
0

Karadeniz’deki yeni tehlike: Rhizostoma türü denizanası

Karadeniz’de son 5 yılda denizanası popülasyonunda büyük artış gözlenirken, bunun iklimsel değişim ve kirlilikten kaynaklandığı bildirildi. Doç. Dr. Zekiye Birinci Özdemir, “Karadeniz’de son 5 yıldır ‘rhizostoma’ türü denizanasında yüksek artış görülmüştür. Denizanaları, avlanan balığın kalitesini azaltıyor ve av araçlarına zarar vererek ekonomik kayıplara yol açıyor” dedi.

Samsun ve Sinop sahillerinde denizanası popülasyonu gözle görülür derecede artış gösterdi. Sinop Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Su Ürünleri Temel Bilimleri Bölümü Deniz Biyolojisi Anabilim Dalı Öğr. Üyesi Doç. Dr. Zekiye Birinci Özdemir, denizanalarının balık popülasyonundan, avcılık faaliyetlerine kadar birçok alanı olumsuz etkilediğini ifade ederek açıklamalarda bulundu.

“Denizanaları balık yumurtalarını tüketmekte, ekosistemdeki bu denge bozulmaya başlamaktadır”

Doç. Dr. Zekiye Birinci Özdemir artan denizanası popülasyonu ile ilgili şunları söyledi:

“Karadeniz’de 5 farklı denizanası türü bulunmaktadır. Bunlardan kol olarak adlandırabileceğimiz, uzantıları bulunan, üst kısmı şemsiye şeklinde olan ‘rhizostoma’ türü, insanlara temas ettiğinde yanma, uyuşma, kızarıklık gibi belirtilere neden olabilir. Kayıtlarda bazen ciddi yanıklara sebep olduğu bildirilmiştir. Diğer türler insan sağlığı açısından tehlikeli olmamakla birlikte dokunduğumuzda elimizle göze temastan mümkün olduğunca kaçınmalıyız. Temas olduğu takdirde bol su ile yüzümüzü yıkamalıyız. İklimsel değişimlerle birlikte kirlilik faktörleri de eklendiğinde dünya denizlerinde ve Karadeniz özelinde denizanası popülasyonunda artış gözükmektedir. Yaklaşık son 5 yıldır ‘rhizostoma’ türünde yüksek artış görüldüğü tespit edilmiştir. Deniz ekosistemleri bir denge içerisindedir. Denizlerdeki besin piramidinin en alt basamağında bulunan fito-zooplankton grupları balıkların ana besini oluşturmaktır. Denizanalarının ana besinini ise zooplankton oluşturmaktadır. Denizanaların aşırı çoğalmasıyla balıkların ana besini denizanaları tarafından tüketilmekte ve rekabet içerisine girmektedirler. Denizanaları balık yumurtalarını besin olarak tüketmekte ekosistemdeki bu denge bozulmaya başlamaktadır. Denizanalarının yoğun olarak arttığı zamanlarda balıkçılar içinde zor bir avcılık operasyonu beraberinde gelmektedir. Ağa giren denizanaları av araçlarının ağ gözlerini tıkayarak av oranını, avlanan balığın kalitesini azaltmakta, av araçlarına zarar vererek ekonomik kayıplara neden olmaktadırlar. Sinop ve Samsun sahilleri balıkçılığın yoğun yapıldığı av sahalarına sahiptir. Giderek artan insan kaynaklı kirlenme denizanalarının artışını desteklemektedir. Bu nedenle denize yapılan deşarjların mutlaka biyolojik arıtma ile yapılması, kirlilik kontrolünün sağlanması açısından önemli bir noktadır” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
ssssss
Berkay Doğan Avatarı
Berkay Doğan tarafından
02 Nisan, 2026 09:30 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 01.04.2026 18:13
0
0

Karabük Fabrika Ayarlarına Geri Dönecek mi?

SESSİZ BİR 3 NİSAN

Karabük’ün kentleşme tarihinin dönüm noktası olarak kabul edilen 3 Nisan, bu yıl 89. yaşına ulaştı. 3 Nisan 1937’de Karabük Demir Çelik Fabrikasının temellerinin atılmasıyla başlayan şehirleşme süreci, geçmişte büyük coşkuyla kutlanırken, son yıllarda sessizleşiyor.

Geçen yıl üç gün üç gece süren etkinliklerle adeta bir şenlik havasına bürünen Karabük, bu yıl neredeyse fark edilmeyecek kadar sade bir programla kutlanacak. Programda çelenk sunumu, mevlit okutulması ve KARDEMİR’e ziyaret yer alıyor.

3 Nisan: Türkiye Sanayisinin Doğum Günü

3 Nisan, sadece Karabük’ün değil, Türkiye sanayisinin de doğum günü olarak anılıyor. Türkiye Cumhuriyeti’nde ağır sanayinin temellerinin atıldığı bu gün, yerli ve milli sanayinin başlangıcı olarak kabul ediliyor. 11 Nisan 2022’de dönemin milletvekili, 3 Nisan’ın “Türkiye Sanayi Günü” ilan edilmesi ve 3-7 Nisan tarihleri arasında Karabük’te “Uluslararası Sanayi ve Fuar Haftası” etkinliklerinin düzenlenmesi için TBMM’ye kanun teklifi sunmuştu. Ancak bugüne kadar somut bir sonuç alınamadı.

Kentin Ruhu Kayboluyor

Karabüklüler, 3 Nisan’ın sadece bir tarih olmadığını, aynı zamanda kentin ruhunu ve demir çelik fabrikalarıyla başlayan modernleşme sürecini temsil ettiğini vurguluyor. Ancak 3 Nisan Komitesi’nin bu yıl toplanmaması ve belediye ile sivil toplum kuruluşlarının ilgisizliği, kent sakinleri arasında tepkilere yol açtı.

Vatandaşlar, “Eskiden bu gün, şehir adeta bayram havasına bürünürdü. Şimdi sadece birkaç resmi ziyaretle geçiştiriliyor. Karabük’ün ruhu, fabrikaların kuruluş gününden uzaklaşıyor” diyerek serzenişte bulundu.

Etkinlikler Neden Azaldı?

Özellikle KARDEMİR’in son 10 yıldır etkinlik çıtasını düşürdüğü görülüyor. Önceki yıllarda festival havasında kutlanan 3 Nisan, konser ve spor etkinlikleriyle coşkulu geçerken, günümüzde sadece sembolik törenlerle sınırlı kalıyor. Vatandaşlar, bu durumun genç kuşakların tarih bilincini zayıflattığını belirtiyor.

“3 Nisan, sadece fabrikaların kuruluş günü değil, Karabük’ün hafızasıdır. Bu hafızayı kaybetmek, şehrin geleceğine de zarar verecektir,” diyor vatandaşlar.

Gelecek Kaygısı

Karabük’te 3 Nisan’ın yıldönümü, artık yalnızca resmi bir tarih olarak kalma riski taşıyor. Kent sakinleri, KARDEMİR’i, belediyeyi ve sivil toplum kuruluşlarını sorumluluk almaya çağırıyor. 89 yıl önce Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatlarıyla kurulan demir çelik fabrikaları, kentleşme sürecini nasıl şekillendirmiş ise bugün halkın çağrısı büyük önem taşıyor.

Geçtiğimiz yıl günlerce süren etkinliklerin bu yıl göz ardı edilmesi ve yalnızca sembolik törenlerle geçiştirilmesi, 3 Nisan’ı unutulmaya yüz tutmuş bir gün haline getiriyor. Karabük’ün ruhunu oluşturan bu tarih, halkın gözünde artık “fabrika ayarlarına dönülmesi gerektiğini” ortaya koyuyor.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin