Zonguldak’ın Karadeniz Ereğli ilçesinde, Mayın Karşı Tedbirleri Karadeniz (MCM Black Sea) Görev Grubunun ikinci aktivasyon periyoduna dair tören düzenlendi.
Mayın Karşı Tedbirleri Karadeniz (MCM Black Sea) Görev Grubu, Rusya Federasyonu’nun Ukrayna’ya karşı başlattığı savaşın ardından Karadeniz’de ortaya çıkan deniz mayınları tehdidine karşı deniz trafiğinin emniyetini sağlamak amacıyla Türkiye’nin öncülüğünde Romanya ve Bulgaristan ile başlatılan “Üçlü Girişim” kapsamında kuruldu.
Üçlü Girişim kapsamında Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu kurulmasına ilişkin mutabakat muhtırası 11 Ocak 2024 tarihinde İstanbul’da imzalandı. Hayata geçirilen MCM Black Sea görev grubu, Karadeniz’de deniz mayınları tehdidine karşı keşif ve gözetleme harekâtlarını yürütecek. 20-29 Eylül 2024 tarihleri arasında gerçekleşen ikinci aktivasyon periyodunda ise Batı Karadeniz’deki harekat sahası dahilinde akıntı paternine göre belirlenen sahalarda sürüklenen mayın keşif ve gözetleme faaliyeti gerçekleştirildi. Sürüklenen mayınlar; tespit edilmesi durumunda mayın harbi dalgıçları ve EOD timleri vasıtasıyla imha edildi.
Tatbikat kapsamında Karadeniz Ereğli Bölge Komutanlığı’nda tören düzenlendi. Törene Kuzey Deniz Saha Komutanı Koramiral Mustafa Kaya, MCM Görev Grubu ve İstanbul Boğaz Komutanı Tuğamiral Selçuk Akarı’nın yanı sıra Türkiye, Bulgaristan ve Romanya’dan katılım sağlandı.
Üç ülkenin marşlarının okunduğu törende MCM Black Sea Görev Birliği Komutanı Deniz Albay Yusuf Karagülle tatbikata ilişkin bilgiler aktardı. Törende konuşan MCM Görev Grubu Komutanı Tuğamiral Selçuk Akarı, “Karadeniz güvenliğinin en üst seviyede sağlanmasına yönelik olarak ortaya konulan irade doğrultusunda onaylanan ve yürürlüğe giren mutabakat muhtırası çerçevesinde mayın karşı tedbirleri görev grubu Karadeniz görev grubu komutanlığı teşkil edilmiştir. Tevdi edilen görev kapsamında görev grubunu oluşturan tüm unsurlarca büyük bir hassasiyet ve yüksek görev bilinci doğrultusunda faaliyetlerin taktik seviyesindeki icrasına yönelik çalışmalara hızla başlanmış ve ilk aktivasyon başarıyla tamamlanmıştır. Görev grubumuz 20 Eylül 2024 tarihinde ikinci aktivasyon faaliyetlerine yüksek bir motivasyonla başlamıştır. Personelin profesyonelliği ve deneyimi, birlikte çalışabilirliği sayesinde ilkinde olduğu gibi ikinci aktivasyonun başarıyla icra edildiğini yakinen müşahade etmekteyiz. Bugüne kadar yapılan planlamalar, hazırlıklar, icrasına devam edilen eğitim ve faaliyetler, deniz mayınları tehdidine karşı deniz trafiğinin emniyetinin sağlanmasıyla Karadeniz’de barış ve güvenliğin korunması konusunda kararlılığımızı ve motivasyonumuzu ortaya koymaktadır. Dönem içerisinde katılımcı ülkeler ve unsurlar arasında taktik ve operasyonel seviyede birçok toplantı gerçekleştirilmiş, bölgesel ve müşterek çalışabilirlik en üst seviye çıkartılmıştır” ifadelerine yer verdi.
Kuzey Deniz Saha Komutanı Koramiral Mustafa Kaya ise, “Bugün Romanya, Bulgaristan ve Türkiye Deniz Kuvvetleri arasındaki tarihi bir iş birliği olan Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu’nun ikinci aktivasyonunu kutlamak için bir araya gelmiş bulunuyoruz. Ocak ayında imzalanan mutabakat muhtırasından buyana sürdürdüğümüz Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu projesinin hayata geçirilmesine yönelik çabalarımızın bu gün ikinci aktivasyon faaliyetleriyle devam ettiğini görmekten büyük mutluluk ve gurur duyuyorum. Bugün burada bulunmamız Karadeniz Bölgesinin güvenliğini ve istikrarını sağlama konusundaki ortak kararlığımızın gücünü simgelemektedir. Son zamanlarda sürüklenen mayınların ortaya çıkması Karadeniz’de deniz güvenliği ve ekonomik istikrarın devamlılığı için önemli bir tehdit oluşturmuştur. Bu tehdidin aciliyetini anlayarak üç ülke olarak deniz alanlarımızı koruma konusundaki ortak kararlılığımızı temsil eden bu özel görev grubunu kurmak için bir araya gelmiş, bu önemli görevi ikinci kez aktive etmiş bulunmaktayız. Karadeniz yalnızca uluslararası ticaret için önemli bir koridor değil aynı zamanda muazzam stratejik öneme sahip önemli bir bölgedir. Bu suların güvenliği ve emniyeti uluslarımızın ve hatta tüm dünyanın refah ve barışı için çok önemlidir. Kaynaklarımızı uzmanlığımızı ve kararlılığımızı bir araya getirerek sürüklenen mayınların ve diğer su altı tehlikelerinin oluşturduğu tehditleri azaltmak için attığımız kararlı adımlara yüksek bir motivasyonla devam etmekteyiz. Buradan Romanya ve Bulgaristan’daki ortaklarımıza en derin şükranlarımı sunmak istiyorum. Sarsılmaz desteğiniz ve iş birliğiniz bu girişimi gerçeğe dönüştürmede etkili oldu. Şimdi sağlam bir çerçevede ikinci kez gayretlerimizi ortaya koyuyoruz. Görev grubunun oluşturulması ve icrasında emeği geçen tüm personeli tebrik ediyor müteakip dönem aktivasyon faaliyetlerinde başarılar diliyorum” şeklinde konuştu.
Konuşmaların ardından MCM Görev Grubu Komutanı Tuğamiral Selçuk Akarı tarafından Mustafa Kaya’ya plaket takdim edildi. Hatıra fotoğrafı çektirilmesinin ardından tören sona erdi.


Karadeniz’deki mayın tehdidine Türkiye, Bulgaristan ve Romanya’dan üçlü iş birliği
İDDİA EDİYORUM, TOPLAYIN BİR SALONDA, ÖNLERİNE KAĞIT KALEM KOYUN…
Ön seçim demokrasinin gereği iken, CHP ısrarla ve yıllarca, Millet Vekili ve Belediye Başkanı adaylarını Genel Merkezde (PM de) belirledi. Çoğunlukla da genel başkan bu isimlere, biraz da etki altında kalarak tek başına karar verdi.
Halkın tepkisine rağmen, CHP seçmeninde karşılığı olmayan isimler aday gösterildi.
2015 yılına kadar bazı illerde kısmen de olsa bir ön seçim yapılıyordu. 2015 tarihinden itibaren ön seçimi tamamen kaldıran Kılıçdaroğludur. Millet vekili ve belediye başkanlarını atama usulü ile aday gösteren ve seçtiren de bu zat’ı muhteremdir. O dönemlerde attığı tohumların buğün meyvesini verdiğini görmekten kimbilir nasıl da mutludur şimdi.
Mersin’de 5. Sıradan CHP den milletvekili olan, sonra AKP ye geçen tipi hatırlayın. TV lerde günlerce ben yörüğüm, şöyle yiğidim böyle yiğidim diye ortalığı inletiyordu. Bu yiğidi(!) , Topuklayan Efe Özlem Çerçioğlunu, Burcu Köksalı ve CHP ye ihanet eden daha bir çok ismi vekil yapan, belediye başkanı seçtiren Kılıçdaroğludur. Gerçek Kemalistleri, CHP nin öz evlatlarını partiden ihraç eden de bu beyefendidir.
31 Mart 2024 yerel seçimlerinden bu yana biri büyükşehir, biri il, 12’si ilçe, ikisi belde olmak üzere CHP’li 16 belediye başkanı AKP’ye geçti.
Yıllarca, belediye başkanı ve milletvekili adayları parti genel merkezinde değil, bölgelerinde ön seçimle belirlersin diye yırtındık. Önseçimler sadece delegelerin değil o ildeki bütün parti üyelerinin katılımıyla yapılmalıdır. CHP önseçim yapmadan bu tür atamalar yaparsa daha böyle çok ihanet yaşar.
CHP yönetimi yaşananlardan ders çıkartarak, gerekli tüzük değişikliğini ilk kurultayda yapmak zorunda.
Sırf partiye bağış yaptığı için ne idüğü belirsiz isimlerin garanti yerlerden aday gösterilmesi yanlışından da dönülmeli.
Bu uygulama CHP de yeni değil.
Önder Sav’ın partide hakim olduğu yıllarda da vardı.
Değerli dostum, yarım asırlık CHP li, emekli askeri hakim Mustafa Necati Nalıncı ne güzel hatırlatmış; “Genel seçimlerde ECEVİT liderliğindeki CHP’nin birinci parti olduğu iki seçim 1973 ve 1977 genel seçimleridir. Bunların ilkinde CHP, yüzde 33.3 oy ve 185 vekil, ikincisinde ise yüzde 41.4 oy ve 213 vekil çıkarmasına rağmen tek başına iktidar olamamış ve ikincisi AP’ den istifa eden 13 vekile bakanlık verilmesiyle oluşan kısa süreli iki kez koalisyon hükümeti kurmuştur.
1973 ve 1977 seçimlerinde CHP’den seçilen 398 vekil önseçimden gelmişti. Bunlardan biri bile maddi onca teklife rağmen başka bir partiye geçmedi. Oysa bu süreçte AP’den seçilen başta Hilmi İŞGÜZAR, Mete TAN ve Tuncay MATARACI olmak üzere 14-15 vekil partilerinden istifa etmişler ve bakan olup ECEVİT hükümetine destek vermişlerdi.
Önseçimden gelen bir vekilin parti değiştirmesi çok zordur. İstese de kolay kolay bunu yapamaz. Ona oy veren binlerce delegeden çekinir. Bunların oyuyla vekil olan biri partisinden ayrılıp hele tam karşıt bir partiye geçerse sokakta bile yürüyemez. Adamın yüzüne tükürürler. Dünyayı ona zindan ederler. Yani böyle seçilen birinin hem aidiyet duygusu çok yüksektır, hem de hesap vermek zorunda olduğu binlerce kişinin manevi baskısı vardır.
Ayrıca, ön seçim demokrasinin gereğidir.” diyor.
Bundan sonraki mahalli ve genel seçimlerde adaylar şimdiki gibi belirlenecekse, daha böyle çok ihanetler yaşanır. Özellikle kararsız seçmenin CHP’ ye güven konusunda ciddi tereddütleri olur. Bu şekilde de iktidar olunamaz. 31 Mart 2024 seçimlerinde alınan yüzde 37.7 oy şu an 30′ lar seviyesine bu yüzden inmiştir.
Siyaset mühendisliktir. Her detay ince ince hesaplanmak zorundadır. Siyasette hataya yer yoktur.
CHP’nin kurucu değerleri, Mustafa Kemal Atatürk tarafından belirlenen ve Altı Ok (Altı İlke) olarak ifade edilen Kemalizm ideolojisinin temel sütunlarına dayanır. Bu değerler; cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık, devletçilik, laiklik ve inkılapçılık (reformizm) olarak sıralanır.
Bu değerler, Milli Mücadele’den Cumhuriyet’e uzanan tarihsel mirasın ve çağdaşlaşma vizyonunun temel yapı taşları olarak kabul edilir.
İDDİA EDİYORUM !
CHP nin Milletvekillerini, Belediye Başkanlarını, hatta parti yönetimindekileri toplayın bir salonda. Girişte cep telefonlarını alın ellerinden. Önlerine kağıt kalem koyun. CHP nin kuruluş değerleri olan bu 6 ilkeyi yazmalarını isteyin.
Yarıdan çoğu doğru düzgün yazamaz.
CHP ülkenin kurucu partisidir tam 103 yıl önce Atatürk ve arkadaşları tarafından “Halk Fırkası” ismiyle kurulmuş, 1935 yılında “Cumhuriyet Halk Partisi” ismini almıştır.
1927 Kongresinde Cumhuriyetçilik, Halkçılık, Laiklik ve Milliyetçilik ilkeleri kabul edildi.
1931 Kongresinde Devletçilik ve İnkılapçılık ilkelerinin eklenmesiyle ilkeler “altı ilke” halini aldı.
5 Şubat 1937 tarihinde yapılan değişiklikle bu 6 ilke resmî olarak Anayasa’ya girdi.
Partinin yol haritası, kılavuzu bu temel ilkelerde belirlenmiştir. CHP kurucu değerlerine sıkı sıkı sarılmak zorundadır, Kuvai milliye ruhunun partide tekrar hakim kılınması zorunludur. Bu partide bu ruhu taşımayan insanlara yer yoktur.
Benden söylemesi, menfaat arsızları temizlenmeden, parti özüne dönmeden iktidar mümkün değil!
İlyas Erbay


