Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
12 Şubat, 2024 20:24 tarihinde yayınlandı
0

Karadeniz’deki esrarengiz sesin sırrı 36 saattir çözülemedi

Karadeniz’in kıyı şeridindeki kentlerde duyulan ve sosyal medyanın gündemine oturan esrarengiz sesin kaynağı 36 saattir çözülemedi. Amasra Kaymakamı Kadir Perçi, “Sesin, savaş uçaklarının yol açtığı sonik patlamalardan olabileceği ihtimali görülüyor” dedi.

Karadeniz’deki Bartın, Zonguldak, Sakarya, Düzce Kastamonu, Sinop, Samsun gibi Karadeniz’in kıyı şeridinde bulunan şehirlerde cuma akşamı saat 21.00 sıralarında art arda patlamayı andıran sesler duyuldu. Sarsıntı ile birlikte hissedilen ses nedeniyle bazı evlerin kapı ve pencerelerinde titreme de oluştu. İlk etapta deprem olarak yorumlanan olay, aynı akşam saat 22.30’a kadar belirsiz aralıklarla 4-5 kez daha yaşandı. Deprem olmadığı anlaşılan sesin ardından sahil kentlerinde tedirginlik yaşandı. Sesin duyulduğu bölgelerdeki polis, jandarma ve sahil güvenlik ekiplerine, art arda ihbarlar yağdı. İhbarların üzerine Karadeniz’de geniş çaplı bir arama başlatıldı. Karadeniz’deki limanlarından uluslararası sulara kadar bulunan geniş bir alanda sahil güvenlik botları tarafından arama tarama yapıldı. Karada ise jandarma ve polis ekipleri tarafından sesin kaynağı araştırılmaya başladı.

Boğuk bir patlama sesi olarak tanımlandı

Sosyal medyanın da gündemine oturan patlama sesini, o anlarda evlerinde bulunan bir çok insan duyduğunu ifade etti. Denizden geldiği tahmin edilen sesi tarif etmekte zorlanan görgü tanıkları, uğultu şeklinde duyulan sesin kaynağını ve sebebini öğrenebilmek için sosyal medyada araştırma yaptı. Sesi işitenler, “boğuk bir patlama”, “gök gürültüsü ile patlama sesi arasında bir ses” diyerek tarif edebildi. Bazı sosyal medya kullanıcıları ise sesi duydukları anlarda evlerinin kapı ve pencerelerinde küçük çaplı “titreme” olarak tabir ettikleri bir sarsıntı da hissettiklerini ifade etti.

Sahil Güvenlik alarma geçti

Sesin duyulduğu kıyı şehirlerinden Bartın’ın Amasra ve Kurucaşile ilçelerinde de sahil, güvenlik, polis ve jandarma ekipleri alarma geçti. Sahil güvenlik ekipleri tarafından liman ve kıyı şeridindeki alanda uluslararası sulara kadar olan bölgeye kadar deniz üstünde ve altında detaylı arama ve tarama çalışmaları yapıldı. Polis ekipleri ise liman ve sahil kenarlarında arama yaparak, sesin kaynağını bulmaya çalıştı. Jandarma ekipleri de gelen ihbarların ardından sorumluluk bölgelerindeki, ormanlık ve kayalık alanlarda araştırma başlattı.

Ne radarlar ne de sensörlere yansımadı

Amasra Kaymakamı Kadir Perçi, bizzat HELİPED Helikopter sahasındaki kuleye giderek yürütülen arama, tarama çalışmaları yakından takip etti. Sesin kaynağını tespit edilmesi amacıyla Türkiye Taşkömürü Kurumu, Elektrik Dağıtım Şirketi gibi kurum ve kuruluşlara, planlı ya da plansız patlatma olup olmadığını soruldu. Olumsuz cevap üzerine TTK’nin yanı sıra AFAD ve Kandilli Rasathanesi gibi ilgili tüm kurum ve kuruluşlara sismik ve gaz hareketliliğini takip eden sensörlerin de olağanüstü bir durumu kaydedip kaydetmediği araştırıldı. Buradaki girişimlerde de sesin kaynağına ulaşılamazken, bu kez hava, deniz ve kara radarlarına yansıyan bir durumun olup olmadığı araştırıldı. Yapılan incelemelerde, sesin kaynağı olacak bir durum tespit edilemedi. Çevre il, ilçe ve belde mülki amirleri ile de irtibata geçen Kaymakam Perçi, sesin kaynağı olarak açıklanabilecek olan tek bir veriye ulaştıklarını ifade etti. Perçi, patlama sesinin duyulduğu o anlarda Kastamonu semalarında savaş uçaklarının planlı bir eğitim uçuşu gerçekleştirdiği ve sesin ise uçakların yol açtığı sonik patlamadan kaynaklı olabileceğini ifade etti.

Kaymakam Perçi, “Sesin kaynağı için akla gelebilecek, Türkiye Taşkömürü Kurumu, Elektrik dağıtım Şirketi, deniz hava, kara kuvvetleri, jandarma, polis, rasathane, AFAD gibi tüm kurumlarda ses ile ilgili bilgi taraması yaptık. Herhangi bir planlı, ya da plansız bir şey yok. İlgili kurumlar patlamanın sebebi ile ilgili detaylı bir inceleme ve araştırma başlattı. Hava, deniz, kara radarlarını inceledik. Radarlar ya da sismik hareketlerin ve afetlerin takip edildiği sensörlere de yansıyan herhangi olağanüstü bir tespit yok. Şuana kadar herhangi bir sonuca ulaşamadık. Yalnız Kastamonu’da hava kuvvetlerine ait uçakların eğitim için faaliyetini yürütmek üzere havalandığını ve eğitim uçuşu gerçekleştirdiğini öğrendik. Sesin, savaş uçaklarının yol açtığı sonik patlamalardan olabileceği ihtimali görülüyor. Başka da somut bir tespitimiz olmadı” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
kpyeni 3
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
13 Mayıs, 2026 11:38 tarihinde yayınlandı
0

Silvikültür eğitimleri Yenice’de tamamlandı

Orman İşletme Müdürlüklerinde düzenlenen “Silvikültür Uygulamaları Eğitim Tatbikatları”, Yenice Orman İşletme Müdürlüğü ev sahipliğinde gerçekleştirilen son programla tamamlandı.

Bölge Müdürü Halil Oflu başkanlığında, Bölge Müdür Yardımcısı Osman Araz koordinesinde gerçekleştirilen eğitimlerde; sürdürülebilir ormancılığın temelini oluşturan genç meşcere bakımları, sıklık ve aralama müdahaleleri, doğal gençleştirme teknikleri, meşcere kuruluşlarının biyolojik gelişim süreçleri ile silvikültürel müdahalelerde karar kriterleri sahada uygulamalı olarak değerlendirildi.

Silvikültür Şube Müdürü Hüseyin Albayrak tarafından gerçekleştirilen uygulamalı eğitimlerde, müdahale öncesinde yetişme ortamı analizinin doğru yapılmasının önemine dikkat çekilerek bonitet tespiti, bakı durumu, eğim, yükselti, toprak derinliği, taşlılık, diri örtü yapısı ve yağış rejimi gibi parametrelerin silvikültürel karar alma süreçlerine doğrudan etki ettiği vurgulandı.

Tatbikatta ayrıca meşcere kapalılık durumuna göre uygulanacak bakım müdahaleleri, istikbal ağacı seçimi, fertler arası rekabetin azaltılması, kök-gövde-tepe gelişiminin yönlendirilmesi, kar-rüzgâr ve biyotik zararlılara karşı dayanıklı meşcere kuruluşu, karışık meşcere yapılarında tür devamlılığının korunması ile müdahale zamanı ve dozunun meşcere stabilitesi üzerindeki etkileri uygulamalı örneklerle anlatıldı.

Orman İdaresi ve Planlama Şube Müdürü Handan Sertel tarafından verilen eğitimlerde ise amenajman planları doğrultusunda etanın meşcereden çıkarılması esasları, genç meşcerelerde uygulanacak bakım programları, işletme sınıfı değişiklik süreçleri ile olağanüstü hasılat etası raporlarının hazırlanmasında dikkat edilmesi gereken teknik kriterler değerlendirildi.

Tatbikat sonunda konuşan Bölge Müdürü Halil Oflu, silvikültürün yalnızca ağaç yetiştirmek değil, geleceğin ormanını bugünden planlamak olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Yapılan her bakım müdahalesi; ağacın çap artımına, boy gelişimine, kök stabilitesine, karbon depolama kapasitesine ve ekosistem direncine doğrudan etki etmektedir. Bugün sahada verdiğimiz her teknik kararın sonucu belki 20 yıl, belki 100 yıl sonra ortaya çıkacaktır. Bu nedenle hiçbir müdahale gelişigüzel yapılamaz. Teknik ormancılık; bilgi, planlama, ölçü ve disiplin ister.”

Oflu, bakım çalışmaları sonucunda elde edilen orman ürünlerinin en az değer kaybıyla ekonomiye kazandırılmasının da ormancılığın önemli bir parçası olduğunu vurgulayarak, elde edilen her kaynağın yeniden ormanların korunması, geliştirilmesi ve geleceğe hazırlanması için kullanıldığını ifade etti. Sağlıklı, dirençli ve sürdürülebilir ormanlar kurmanın yolunun; biyolojik çeşitliliği koruyan, yetişme ortamını doğru analiz eden ve silvikültürel esaslardan taviz vermeyen bir anlayıştan geçtiğini söyledi.

Eğitim tatbikatına Yenice Orman İşletme Müdürü Bahri Yücel, işletme müdür yardımcıları, işletme şefleri ve orman muhafaza memurları katıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin